İn vitro embriyo üretim protokolünde yüksek düzeyde başarı sağlamak için gelişim yeteneğine sahip kumulus oosit kompleksleri ile yetersiz gelişim yeteneğine sahip olanları ayırt etmek gerekmektedir. Kısmi ve total kumulus hücre kayıplarının gelişim yeteneğini azalttığı ve çok katlı hücre katmanı bulunan iyi görünümlü KOKnin yüksek düzeyde gelişim kapasitesi gösteremeyebilecekleri bildirilmiştir (Wit ve ark 2000).
Yapılan çalışmalarda kumulus hücrelerinin özellikle çekirdek maturasyonu ve ileriki gelişme kapasitesi için gerekli olduğu görüldü. Kumulusları temizlenen oositlerde IVMnun düşük olması gerekli substansların oosite taşınmasının yeterince sağlanamadığını düşündürmektedir (Cıncık ve ark 2001).
Memeli kumulus hücreleri oosit büyümesi ve maturasyonu sürecinde önemli rol alır. Ovarian folikül içinde ve ovulasyon zamanında kumulus hücrelerinin oositi beslediği bilinmektedir. Kumulus hücresi ile oosit arasındaki yakın ilişkinin varlığı kumulus hücresinin projeksiyonları ve iç bağlantıların dinamik teması şeklinde olduğu düşünülmektedir. Oosit maturasyonundan sonra oosit ile bağlantılar kesilmesine rağmen kumulus hücreleri arası ilişkiler sabit kalır (Suzuki ve ark 2000).
Oositler üzerine olan etkileri tartışılmakla birlikte yüksek hyaluronidaz konsantrasyonları oositlerin partenogenetik aktivasyonunu uyarmaktadır (Van de Velde ve ark 1997).
Dünya genelinde var olan insan embriyonik kok hücre dizilerine yenilerinin eklenmesi, gelecekte hücrelerin potansiyel hücre terapi aracı olarak kullanılmasına yönelik yapılan in vitro ve in vivo araştırmalara hız kazandıracaktır. Ayrıca, terapotik klonlamanın teoride alıcı ile verici arasındaki HLA (Human Leukocyte Antigen) uyumsuzluğuna bir çare olabileceği gösterilse de bu sistemin başarı oranının çok düşük, teknik ve biyolojik doğrulamanın eksikliğiyle birlikte etik konuların da halen tartışılıyor olması yaklaşımın yakın gelecekte bir alternatif olamayacağına işaret etmektedir (Fındıklı ve ark 2006).
Bizde yaptığımız çalışmada OPU (Oocyte Pick-Up) esnasında ayıklanıp atılacak olan kumulus, granülosa hücrelerinde kök hücre varlığını tespit ettik. Kök hücrenin bulunmasının yararı ise ilerde daha iyi yorumlanıp uygulanmasına sebep olabilir. Yapılan bu çalışmanın hastaya hiçbir riski olmamıştır.
34



41. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Sığır oositlerinin in vitro maturasyonuna follikül uyarıcı hormon ve insan menopozal gonadotropini'nin etkisi - Sayfa 31
22 oositin çevresi çok katlı, sıkışık kumulus hücreleriyle tamamiyle kuşatılmış ve sitoplazmasının bir örnek kumlu görünümlü olması gerektiği tespit edilmiştir. Oositin çevresindeki sağlıklı somatik hücre populasyonunun besin geçişinin kolaylaştırılmasında ve oosite gelen uyarımların iletilmesinde zorunlu olduğu kaydedilmiştir (Leibfried ve ark., 1985; Greve ve Madison, 1991; Greve ve ark., 1993;...
Sığır oositlerinin in vitro maturasyonuna follikül uyarıcı hormon ve insan menopozal gonadotropini'nin etkisi - Sayfa 30
21 küçük folliküllerden (0,5-1 mm) alınan oositlerin başarı oranları oldukça düşük bulunmuştur (Yang ve ark., 1998). Diğer taraftan Leibfried ve ark. (1985), 1-3 mm çapındaki ve 3-20 mm çapındaki folliküllerde yaptıkları çalışmada oositlerin maturasyon kabiliyetleri arasında fark bulamamışlardır. Yapılan başka bir çalışmada (Küplülü ve Ün, 2001) ise 3-6 mm ve 6-20 mm çapındaki folliküllerin mat...

41. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

oositler
oositlerin
oosit
kumulus
gelişim
vitro


41. SAYFA ICERIGI

İn vitro embriyo üretim protokolünde yüksek düzeyde başarı sağlamak için gelişim yeteneğine sahip kumulus oosit kompleksleri ile yetersiz gelişim yeteneğine sahip olanları ayırt etmek gerekmektedir. Kısmi ve total kumulus hücre kayıplarının gelişim yeteneğini azalttığı ve çok katlı hücre katmanı bulunan iyi görünümlü KOKnin yüksek düzeyde gelişim kapasitesi gösteremeyebilecekleri bildirilmiştir (Wit ve ark 2000).
Yapılan çalışmalarda kumulus hücrelerinin özellikle çekirdek maturasyonu ve ileriki gelişme kapasitesi için gerekli olduğu görüldü. Kumulusları temizlenen oositlerde IVMnun düşük olması gerekli substansların oosite taşınmasının yeterince sağlanamadığını düşündürmektedir (Cıncık ve ark 2001).
Memeli kumulus hücreleri oosit büyümesi ve maturasyonu sürecinde önemli rol alır. Ovarian folikül içinde ve ovulasyon zamanında kumulus hücrelerinin oositi beslediği bilinmektedir. Kumulus hücresi ile oosit arasındaki yakın ilişkinin varlığı kumulus hücresinin projeksiyonları ve iç bağlantıların dinamik teması şeklinde olduğu düşünülmektedir. Oosit maturasyonundan sonra oosit ile bağlantılar kesilmesine rağmen kumulus hücreleri arası ilişkiler sabit kalır (Suzuki ve ark 2000).
Oositler üzerine olan etkileri tartışılmakla birlikte yüksek hyaluronidaz konsantrasyonları oositlerin partenogenetik aktivasyonunu uyarmaktadır (Van de Velde ve ark 1997).
Dünya genelinde var olan insan embriyonik kok hücre dizilerine yenilerinin eklenmesi, gelecekte hücrelerin potansiyel hücre terapi aracı olarak kullanılmasına yönelik yapılan in vitro ve in vivo araştırmalara hız kazandıracaktır. Ayrıca, terapotik klonlamanın teoride alıcı ile verici arasındaki HLA (Human Leukocyte Antigen) uyumsuzluğuna bir çare olabileceği gösterilse de bu sistemin başarı oranının çok düşük, teknik ve biyolojik doğrulamanın eksikliğiyle birlikte etik konuların da halen tartışılıyor olması yaklaşımın yakın gelecekte bir alternatif olamayacağına işaret etmektedir (Fındıklı ve ark 2006).
Bizde yaptığımız çalışmada OPU (Oocyte Pick-Up) esnasında ayıklanıp atılacak olan kumulus, granülosa hücrelerinde kök hücre varlığını tespit ettik. Kök hücrenin bulunmasının yararı ise ilerde daha iyi yorumlanıp uygulanmasına sebep olabilir. Yapılan bu çalışmanın hastaya hiçbir riski olmamıştır.
34

İlgili Kaynaklar







single.php