Küresel iklim değişiklikleri ve Türkiye iklimi üzerindeki etkilerinin incelenmesi










































































1.GİRİŞ Dünyada olduğu gibi ülkemizde de hava ve iklim meteoroloji kuruluşlarının ana hizmet ve
uygulama alanını oluşturmaktadır; çok doğal olarak odak noktasında da, insan, onun etkinlikleri refahı ve sağlığı bulunmaktadır. Hava ve iklim, insan etkinliklerini, insanın refahını ve sağlığını çok değişik yollardan etkilemektedir. Türkeşe (2001) göre gerçekte iklim, insanoğlunun yaşama gereksinimlerini karşılayan kaynağın kendisidir. İnsanoğlu, yüzyıllar boyunca, barınaklarını, yiyecek ve enerji üretimlerini genel olarak iklim ve çevre koşullarıyla uyumlu bir yaşam tarzı yaratmak için düzenlemiş ve kendisini bu kaynağa uyarlamıştır. Öyle görülüyor ki iklimin değişmesi, 21. yüzyılında yaşanabilecek salgın hastalık koşullarındaki ve hastalık yapıcı oluşumlardaki değişiklikler üzerinde de önemli bir rol oynayacaktır.
Birleşmiş Milletlere bağlı olarak faaliyetlerini sürdüren Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO: World Meteorology Organization), 1999 yılından itibaren Hava, İklim ve Sağlık konularının kendi görev ve sorumlulukları olduğunu duyurmuştur ve insan sağlığını etkileyen iklim ve hava şartlarının iyileştirilmesine yönelmiştir.
Kurulduğu ilk yıllarda tüm dünyada daha çok içinde bulunulan sıcak savaş göz önüne konularak savaş stratejileri geliştirmek amacı güden Meteoroloji Merkezleri günümüzde İklim Değişikliği başta olmak üzere; hava tahminleri yaparak insanların hayatını kolaylaştırmak, canlı sağlığını tehdit eden hava kirliliği probleminin geldiği boyutları ortaya koymak gibi çeşitli amaçlarla çalışmalarını sürdürmektedir.
Dünyanın ikliminin, doğal jeololojik süreçlerin yanısıra, ekolojik, atmosferik, iklimsel süreçlerin denetiminde belirli aralıklarla değişikliklere uğradığı ve sürekli olarak artan bir sıcaklığa maruz kaldığı ilk kez 1896 yılında İsveçli bilim adamlarının araştırmalarıyla ortaya atılmış fakat bilim çevrelerince kabul görmemiştir. 1960lı yıllara gelindiğinde Amerika Birleşik Devletlerinin savaş stratejilerini geliştirmek amacıyla kullandığı uydular ve bilgisayarlar aracılığı ile yapılan araştırmaların sonucunda iklimin değiştiğine dair ilk somut bilgiler elde edilmiştir. Araştırmalar daha da derinleştirildiğinde iklimin sadece doğal süreçlerle değişmediği anlaşılmıştır. Özellikle insan etkinliklerinin sonucu ortaya çıkan sera gazı salınımlarındaki miktarın, fosil yakıt kullanımlarındaki anormal artışın yanı sıra yeşil alanların hızla yok edilmesi gibi nedenler ile arttığı araştırmalar sonucunda kanıtlanmıştır. Sera gazları, Dünyayı sarmalayan bir battaniye gibi enerjinin atmosferden kaçışını engellemektedir. Sera gazı birikiminin atmosferde aşırı miktarlara ulaşması halinde yeryüzünde ısı artışlarının gerçekleşmesine neden olacağı, bunun sonucunda da doğrudan veya dolaylı çevresel, ekonomik ve sosyal sorunlarını tetikleyeceği öngörülmektedir.
1



16. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Ticari açıklık ve iklim değişikliği: Karşılaştırmalı ülke analizi - Sayfa 46
sayıdaki akademik çevrelerinde tartışılan bir konu iken, kısa sürede konunun önemi fark edilmiştir (Karakaya, 2008: 11). Hava ve iklim, insan etkinliklerini, refahını ve sağlığını çok değişik yollardan etkiler. Gerçekte iklim, insanoğlunun yaşam gereksinimlerini karşılayan kaynağın kendisidir. İnsanoğlu, yüzyıllar boyunca, barınaklarını, yiyecek ve enerji üretimlerini genel olarak iklim ve çevre ...
Zeki modeller kullanılarak enerji projeksiyonu ve çevresel (sera) etkilerinin belirlenmesi ve ekonomik göstergelerle ilişkilendirilmesi - Sayfa 15
1 1.GİRİŞ Dünyamızı tehdit eden en büyük çevre sorunlarından birisi küresel ısınma ve bunun sebep olduğu iklim değişikliği olgusudur. İklim değişikliği olgusu; başta fosil yakıt kullanımı, sanayileşme, enerji üretimi, ormansızlaşma ve diğer insan etkinlikleri sonucunda ortaya çıkan, ekonomik büyüme ve nüfus artışı ile süreci hızlanan bir olgudur. İnsanlar bireysel ve toplu olarak daha hareketli ...
Eğitim düzeyleri farklı bireylerin küresel ısınma konusundaki bilgileri ve aile yaşamındaki uygulamaları - Sayfa 18
6 ek olarak, doğrudan ya da dolaylı olarak küresel atmosferin bileşimini bozan insan etkinlikleri sonucunda iklimde oluşan bir değişikliktir” ( Samur, 2008:141-148). Küresel ısınma, Sanayi devriminden beri, özellikle, fosil yakıtların yakılması, ormansızlaşma, tarımsal etkinlikler ve sanayi süreçleri gibi çeşitli insan etkinlikleri ile atmosfere salınan sera gazlarının atmosferdeki birikimlerind...

16. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

önemli
insan
sera
değişik
iklim
doğal


16. SAYFA ICERIGI

1.GİRİŞ Dünyada olduğu gibi ülkemizde de hava ve iklim meteoroloji kuruluşlarının ana hizmet ve
uygulama alanını oluşturmaktadır; çok doğal olarak odak noktasında da, insan, onun etkinlikleri refahı ve sağlığı bulunmaktadır. Hava ve iklim, insan etkinliklerini, insanın refahını ve sağlığını çok değişik yollardan etkilemektedir. Türkeşe (2001) göre gerçekte iklim, insanoğlunun yaşama gereksinimlerini karşılayan kaynağın kendisidir. İnsanoğlu, yüzyıllar boyunca, barınaklarını, yiyecek ve enerji üretimlerini genel olarak iklim ve çevre koşullarıyla uyumlu bir yaşam tarzı yaratmak için düzenlemiş ve kendisini bu kaynağa uyarlamıştır. Öyle görülüyor ki iklimin değişmesi, 21. yüzyılında yaşanabilecek salgın hastalık koşullarındaki ve hastalık yapıcı oluşumlardaki değişiklikler üzerinde de önemli bir rol oynayacaktır.
Birleşmiş Milletlere bağlı olarak faaliyetlerini sürdüren Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO: World Meteorology Organization), 1999 yılından itibaren Hava, İklim ve Sağlık konularının kendi görev ve sorumlulukları olduğunu duyurmuştur ve insan sağlığını etkileyen iklim ve hava şartlarının iyileştirilmesine yönelmiştir.
Kurulduğu ilk yıllarda tüm dünyada daha çok içinde bulunulan sıcak savaş göz önüne konularak savaş stratejileri geliştirmek amacı güden Meteoroloji Merkezleri günümüzde İklim Değişikliği başta olmak üzere; hava tahminleri yaparak insanların hayatını kolaylaştırmak, canlı sağlığını tehdit eden hava kirliliği probleminin geldiği boyutları ortaya koymak gibi çeşitli amaçlarla çalışmalarını sürdürmektedir.
Dünyanın ikliminin, doğal jeololojik süreçlerin yanısıra, ekolojik, atmosferik, iklimsel süreçlerin denetiminde belirli aralıklarla değişikliklere uğradığı ve sürekli olarak artan bir sıcaklığa maruz kaldığı ilk kez 1896 yılında İsveçli bilim adamlarının araştırmalarıyla ortaya atılmış fakat bilim çevrelerince kabul görmemiştir. 1960lı yıllara gelindiğinde Amerika Birleşik Devletlerinin savaş stratejilerini geliştirmek amacıyla kullandığı uydular ve bilgisayarlar aracılığı ile yapılan araştırmaların sonucunda iklimin değiştiğine dair ilk somut bilgiler elde edilmiştir. Araştırmalar daha da derinleştirildiğinde iklimin sadece doğal süreçlerle değişmediği anlaşılmıştır. Özellikle insan etkinliklerinin sonucu ortaya çıkan sera gazı salınımlarındaki miktarın, fosil yakıt kullanımlarındaki anormal artışın yanı sıra yeşil alanların hızla yok edilmesi gibi nedenler ile arttığı araştırmalar sonucunda kanıtlanmıştır. Sera gazları, Dünyayı sarmalayan bir battaniye gibi enerjinin atmosferden kaçışını engellemektedir. Sera gazı birikiminin atmosferde aşırı miktarlara ulaşması halinde yeryüzünde ısı artışlarının gerçekleşmesine neden olacağı, bunun sonucunda da doğrudan veya dolaylı çevresel, ekonomik ve sosyal sorunlarını tetikleyeceği öngörülmektedir.
1

İlgili Kaynaklar







single.php