Küresel iklim değişiklikleri ve Türkiye iklimi üzerindeki etkilerinin incelenmesi










































































2.3. Sera Etkisi Fosil yakıtların kullanımı sonucu büyük miktarda karbondioksit gazı atmosfere yayılarak,
tabiattaki mevcut metan gazalarıyla birlikte dünyaya güneşten ışınım vasıtası ile gelen enerjiyi ısı olarak hapsetmesi ile sera etkisi meydana gelmektedir (TİKDEK, 2007).
Son yıllarda atmosferdeki CO2 miktarı hava kirlenmesine bağlı olarak hızla artmaktadır. Metan, ozon ve kloroflorokarbon (CFC) gibi sera gazları çeşitli insan faaliyetleri ile atmosfere katılmaktadır. Bu gazların tümünün ısı tutma özelliği vardır.
Şekil 2.4. Yerküre atmosfer sistemi radyasyon durumu (RSHM ve ATİT, 2000). Sera etkisi (Şekil 2.4), tüm insanlığı etkilemekte olan ve hemen hemen hiç telafisi mümkün
olmayan, belki de en ciddi çevre problemidir. Bu problem, güneş radyasyonunun hiç absorblanmadan geçmesini sağlayan atmosfer içindeki iz gazları nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Diğer taraftan yeryüzünden yayılan infrared radyasyonunun büyük bir bölümü de bu gazlar tarafından absorblanmaktadır. Bu radyasyon ısıya dönüşmekte ve bu ısının çoğu, infrared radyasyonu olarak, yeryüzüne yansımaktadır. Stefan Boltzman Kanununa göre; her madde sıcaklığı ile orantılı olarak infrared radyasyonu yaymaktadır. Buna göre; sıcaklık ne kadar yüksek olursa, infrared radyasyonu da o kadar kuvvetli olmaktadır (RSHM ve ATİT, 2000).
Sera gazlarının yeryüzünden yayılan sıcaklığı engelleme ve yeniden yayma özelliği, küresel sıcaklık artışlarına yol açmaktadır. Sera gazları, küresel iklim sistemi açısından çok önemlidir. Doğal
9



24. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Zonguldak bölgesi sera gazı emisyon miktarlarının belirlenmesi - Sayfa 36
2.7 SERA ETKİSİ VE SERA GAZLARI Küresel ısınmanın tam olarak anlaşılabilmesi için öncelikle doğal sera etkisi ve antropojenik sera etkisi kavramları açıklanmalıdır. Yüzey sıcaklığı 6000 °C olan güneşten yayılan radyasyonun dalga boyu 3 µm’nin altında olup elektromanyetik spektrumun “görünen ışık” ve üzeri bölümündedir. Güneşten dünyaya gelen ışınların % 46’sı atmosfer tarafından ve % 23’ü de bulu...
Soğutma sistemlerinde kullanılan R 134A ve R 600A soğutucu akışkanların sistem performansına etkilerinin incelenmesi - Sayfa 30
3.3.3. R 600A Soğutucu Akışkanı Ve Özellikleri Günümüzde soğutucu akışkanlar termodinamik verimliliklerinin beraberinde uzun vadede yaratabilecekleri kalıcı çevresel hasarlar ile değerlendirilmektedir. Özellikle ozon tabakasındaki bozulmaya ve küresel ısınmaya etkileri, soğutucu akışkanların kullanılabilirliğinin önemli ölçütleridir [19]. İlk olarak Molina ve Rowlands, CFC tipi soğutkanların atm...
Ortaöğretim ekoloji konularının öğretimi için öğretmen rehber materyalleri geliştirilmesi - Sayfa 117
5 Gelen ışınlarla ısınan Dünya, tıpkı dev bir radyatör gibi davranmaya başlar. Ancak bu ısıyı Güneş gibi tüm dalgaboylarında yayamaz; yalnızca kızılötesi ışınlar biçiminde yayabilir. Ne var ki Dünya yüzeyinden yayılan bu ışınların yalnızca küçük bir bölümü uzaya gidebilir. Çünkü atmosferdeki su buharı, karbondioksit ve metan molekülleri bu ışınları soğurur; sonra da yüzeye doğru yansıtır. Böyle...

24. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

sera
etkisi
radyasyonu
gazlar
güneş
radyasyon


24. SAYFA ICERIGI

2.3. Sera Etkisi Fosil yakıtların kullanımı sonucu büyük miktarda karbondioksit gazı atmosfere yayılarak,
tabiattaki mevcut metan gazalarıyla birlikte dünyaya güneşten ışınım vasıtası ile gelen enerjiyi ısı olarak hapsetmesi ile sera etkisi meydana gelmektedir (TİKDEK, 2007).
Son yıllarda atmosferdeki CO2 miktarı hava kirlenmesine bağlı olarak hızla artmaktadır. Metan, ozon ve kloroflorokarbon (CFC) gibi sera gazları çeşitli insan faaliyetleri ile atmosfere katılmaktadır. Bu gazların tümünün ısı tutma özelliği vardır.
Şekil 2.4. Yerküre atmosfer sistemi radyasyon durumu (RSHM ve ATİT, 2000). Sera etkisi (Şekil 2.4), tüm insanlığı etkilemekte olan ve hemen hemen hiç telafisi mümkün
olmayan, belki de en ciddi çevre problemidir. Bu problem, güneş radyasyonunun hiç absorblanmadan geçmesini sağlayan atmosfer içindeki iz gazları nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Diğer taraftan yeryüzünden yayılan infrared radyasyonunun büyük bir bölümü de bu gazlar tarafından absorblanmaktadır. Bu radyasyon ısıya dönüşmekte ve bu ısının çoğu, infrared radyasyonu olarak, yeryüzüne yansımaktadır. Stefan Boltzman Kanununa göre; her madde sıcaklığı ile orantılı olarak infrared radyasyonu yaymaktadır. Buna göre; sıcaklık ne kadar yüksek olursa, infrared radyasyonu da o kadar kuvvetli olmaktadır (RSHM ve ATİT, 2000).
Sera gazlarının yeryüzünden yayılan sıcaklığı engelleme ve yeniden yayma özelliği, küresel sıcaklık artışlarına yol açmaktadır. Sera gazları, küresel iklim sistemi açısından çok önemlidir. Doğal
9

İlgili Kaynaklar







single.php