Küresel iklim değişiklikleri ve Türkiye iklimi üzerindeki etkilerinin incelenmesi










































































2.5. Küresel iklim Değişikliğine Küresel Yaklaşım

Küresel İklim Değişikliği konusunda dünya genelinde önemli çalışmalar yapılmıştır. Dünya ülkeleri İlk kez 5 Haziran 1972 yılında Birleşmiş Milletlerin öncülüğü ile İsveçin başkenti Stockholm da bir araya gelmişlerdir. Sonraki zaman periyodunda bir çok defa devlet adamları seviyesinde konferanslar ve toplantılar yapılmasına rağmen, somut çok önemli adımlar atılmamıştır.

Ayrıca bunların dışında 2000 yılından beri her sene düzenli olarak Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı ve Hükümetler arası İklim Değişikliği Panelleri düzenlenmektedir. Bu konferans ve panellerde alınan kararlar bildiri şeklinde tüm dünyaya ilan edilmektedir.

Oluşturulan çizelgede (Çizelge 2.5) bahsi geçen görüşmeler arasında en önemlisini Kyoto Protokolü oluşturmaktadır. Dünyaya bırakılan sera gazı salınımlarının tek başına % 25ini Amerika Birleşik Devletleri (ABD) üretmesine rağmen, anlaşmayı imzalamamıştır. Avrupa Birliği (AB) ile uyum sürecinde bulunan Türkiye şu an için Kyotoya taraf olmamıştır ancak önümüzdeki yıllarda imzalaması beklenmektedir. AB için bir Kyoto sonrası stratejisi oluşturulmasında belli temel konulara açıklık getirilmesine ve özellikle esneklik düzenekleri açısından AB içinde aşamalı ve eşgüdüm içinde bir yöntemin izlenmesi gereğine dikkat çekilmiştir (DPT, 2000).

Dünyada iklim değişikliği konusunda yapılan araştırmalar ile dünyanın birçok yerinde yapılan iklim değişikliği araştırmaları birbirine yakın sayılabilecek tarihlerde başlamıştır (Çizelge 2.5). Ülkemizde iklim değişimi ile ilgili çalışmaların son dönemlerde yoğunlaştığını söyleyebiliriz. Bu konuda bir çok kuruluş araştırma yapmaktadır. Bunlar arasında İTÜ Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü, Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü (DMİ) ve Devlet Planlama Teşkilatını saymak mümkündür. Bu projelerde iklimin hem geçmişte nasıl değiştiği hem de geleceğe yönelik değişimi araştırılmaktadır.

Çizelge 2.5. Önemli iklim değişikliği konferans ve toplantıları (http://www.metu.edu.tr/~wwwcevre/Yazilar/son_kuresel%20isinma.doc).

Organizasyonun Adı BM İnsan ve Çevre Konferansı
Birinci Dünya İklim Konferansı

Tarihi 5 Haziran 1972 Stockholm/İsveç
1979Cenevre/İsviçre

BM Genel Kurulu Toplantısı
BM Bakanlar Konferansı
İkinci Dünya İklim Konferansı
İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (İDÇS).
Kyoto Protokolü

Aralık-1988Wasington/ABD
Kasım 1989Hollanda
29Ekim 7Kasım1990 Cenevre/İsviçre
Haziran 1992Rio/Brezilya
11 Ekim 1197Kyoto/Japonya

Amacı İnsana, onurlu ve iyi bir yaşam sürmeye olanak vermek, nitelikli bir çevrede, özgürlük, eşitlik ve yeterli yaşam koşulları temel hakkına sahip olunmasını sağlamaktır. Ana enerji kaynağı olarak fosil yakıtların kullanılmasının ve ormansızlaşmanın gelecekte de sürmesi halinde atmosferdeki karbon dioksit miktarının büyük ölçüde artabileceğine dikkat çekilerek bunun sonucu olarak da iklim değişikliklerinin olacağı ve bu değişikliklerin sonuçlarının uzun bir süre etkili olacağı belirtilmiştir.
İnsanoğlunun Bugünkü ve Gelecek Kuşakları için Küresel İklim Korunması konulu kararı kabul edilmiştir. Kararda, küresel iklimin insanoğlunun ortak mirası olduğu ve ortak sorun olduğu belirtilmiştir.
ABD, Japonya ve eski Sovyetler Birliği dışındaki ülkelerin çoğu, karbon dioksit salınımlarının % 20 oranında azaltılmasını destekledikleri halde, azaltmaya ilişkin özel bir hedef yada takvim belirlenememiştir.
İklim değişikliği ve sera gazları temelinde oluşturulan İkinci dünya konferansı Bakanlar Deklarasyonu, aralarında Türkiyenin de bulunduğu 137 ülke tarafında onaylanmıştır.
Atmosferde tehlikeli bir boyuta varan insan kaynaklı sera gazı konsantrasyonunun iklim sistemi üzerindeki olumsuz etkisini önlemek ve belli bir düzeyde tutulmasını sağlamaktır
İlk sera gazlarını azaltma anlaşması açıklandı. Kyoto anlaşması, gelişmiş ülkelerin 20082012 yılları arasında sera gazı salınımlarını 1990 seviyelerinden % 5.2 oranında azaltmalarını gerektirmektedir.

14



29. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Botryococcus braunii ve Spirulina platensis mikroalglerinden temiz ve yenilenebilir bir enerji çeşidi olan biyodizelin elde edilmesi - Sayfa 26
4 arasında Cenevre’de gerçekleştirilen İkinci Dünya İklim Konferansı’nda atılmıştır. WMO (Dünya Meteoroloji Örgütü) öncülüğünde hazırlanan ve ana konusu iklim değişikliği ve sera gazları olan “İkinci Dünya İklim Konferansı Bakanlar Deklarasyonu” aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 137 ülke tarafından onaylanmıştır. Onaylanan bu bildiri UNCED (BM Çevre ve Kalkınma Konferansı)’de imzaya açılmak üze...
Rusya'nın enerji poitikasının Avrupa Birliği enerji güvenliğine etkisi - Sayfa 33
23 yatırılmış olup iklim değişikliği çerçeve sözleşmesinin hazırlanması için çalışmalar başlamıştır (Greene, 2001: 390–404; Keleş 2002: 207–225). Fakat çevre problemleri hakkında milat sayabileceğimiz tarih 1992 yılıdır. Bu tarihte BM Çevre ve Kalkınma Konferansı toplanmıştır. Konferansta “Rio Üçlüsü” diye adlandırılan üç sözleşme kabul edilmiştir. Tez konusu için önem arz eden sözleşme, İklim D...
Küresel ısınma ve vergi politikaları: Türkiye örneği - Sayfa 44
28 Bu konferansın ana konusu, sera gazı salınımlarının azaltılması olmuştur. Küresel ısınmaya yönelik gerçekleştirilen Bali Konferansında, sera gazı salınımlarından öncelikle gelişmemiş ülkelerin etkileneceği ve bu ülkelerin söz konusu etkilenme durumlarının dikkate alınması gerektiği hususu gündemde olmuştur. Bu yönde sera etkisi yapan gazların salınımının sınırlandırılması için atılacak adımlar...

29. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

konferans
iklim
konferansı
ülke
değişikliği
kyoto


29. SAYFA ICERIGI

2.5. Küresel iklim Değişikliğine Küresel Yaklaşım

Küresel İklim Değişikliği konusunda dünya genelinde önemli çalışmalar yapılmıştır. Dünya ülkeleri İlk kez 5 Haziran 1972 yılında Birleşmiş Milletlerin öncülüğü ile İsveçin başkenti Stockholm da bir araya gelmişlerdir. Sonraki zaman periyodunda bir çok defa devlet adamları seviyesinde konferanslar ve toplantılar yapılmasına rağmen, somut çok önemli adımlar atılmamıştır.

Ayrıca bunların dışında 2000 yılından beri her sene düzenli olarak Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı ve Hükümetler arası İklim Değişikliği Panelleri düzenlenmektedir. Bu konferans ve panellerde alınan kararlar bildiri şeklinde tüm dünyaya ilan edilmektedir.

Oluşturulan çizelgede (Çizelge 2.5) bahsi geçen görüşmeler arasında en önemlisini Kyoto Protokolü oluşturmaktadır. Dünyaya bırakılan sera gazı salınımlarının tek başına % 25ini Amerika Birleşik Devletleri (ABD) üretmesine rağmen, anlaşmayı imzalamamıştır. Avrupa Birliği (AB) ile uyum sürecinde bulunan Türkiye şu an için Kyotoya taraf olmamıştır ancak önümüzdeki yıllarda imzalaması beklenmektedir. AB için bir Kyoto sonrası stratejisi oluşturulmasında belli temel konulara açıklık getirilmesine ve özellikle esneklik düzenekleri açısından AB içinde aşamalı ve eşgüdüm içinde bir yöntemin izlenmesi gereğine dikkat çekilmiştir (DPT, 2000).

Dünyada iklim değişikliği konusunda yapılan araştırmalar ile dünyanın birçok yerinde yapılan iklim değişikliği araştırmaları birbirine yakın sayılabilecek tarihlerde başlamıştır (Çizelge 2.5). Ülkemizde iklim değişimi ile ilgili çalışmaların son dönemlerde yoğunlaştığını söyleyebiliriz. Bu konuda bir çok kuruluş araştırma yapmaktadır. Bunlar arasında İTÜ Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü, Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü (DMİ) ve Devlet Planlama Teşkilatını saymak mümkündür. Bu projelerde iklimin hem geçmişte nasıl değiştiği hem de geleceğe yönelik değişimi araştırılmaktadır.

Çizelge 2.5. Önemli iklim değişikliği konferans ve toplantıları (http://www.metu.edu.tr/~wwwcevre/Yazilar/son_kuresel%20isinma.doc).

Organizasyonun Adı BM İnsan ve Çevre Konferansı
Birinci Dünya İklim Konferansı

Tarihi 5 Haziran 1972 Stockholm/İsveç
1979Cenevre/İsviçre

BM Genel Kurulu Toplantısı
BM Bakanlar Konferansı
İkinci Dünya İklim Konferansı
İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (İDÇS).
Kyoto Protokolü

Aralık-1988Wasington/ABD
Kasım 1989Hollanda
29Ekim 7Kasım1990 Cenevre/İsviçre
Haziran 1992Rio/Brezilya
11 Ekim 1197Kyoto/Japonya

Amacı İnsana, onurlu ve iyi bir yaşam sürmeye olanak vermek, nitelikli bir çevrede, özgürlük, eşitlik ve yeterli yaşam koşulları temel hakkına sahip olunmasını sağlamaktır. Ana enerji kaynağı olarak fosil yakıtların kullanılmasının ve ormansızlaşmanın gelecekte de sürmesi halinde atmosferdeki karbon dioksit miktarının büyük ölçüde artabileceğine dikkat çekilerek bunun sonucu olarak da iklim değişikliklerinin olacağı ve bu değişikliklerin sonuçlarının uzun bir süre etkili olacağı belirtilmiştir.
İnsanoğlunun Bugünkü ve Gelecek Kuşakları için Küresel İklim Korunması konulu kararı kabul edilmiştir. Kararda, küresel iklimin insanoğlunun ortak mirası olduğu ve ortak sorun olduğu belirtilmiştir.
ABD, Japonya ve eski Sovyetler Birliği dışındaki ülkelerin çoğu, karbon dioksit salınımlarının % 20 oranında azaltılmasını destekledikleri halde, azaltmaya ilişkin özel bir hedef yada takvim belirlenememiştir.
İklim değişikliği ve sera gazları temelinde oluşturulan İkinci dünya konferansı Bakanlar Deklarasyonu, aralarında Türkiyenin de bulunduğu 137 ülke tarafında onaylanmıştır.
Atmosferde tehlikeli bir boyuta varan insan kaynaklı sera gazı konsantrasyonunun iklim sistemi üzerindeki olumsuz etkisini önlemek ve belli bir düzeyde tutulmasını sağlamaktır
İlk sera gazlarını azaltma anlaşması açıklandı. Kyoto anlaşması, gelişmiş ülkelerin 20082012 yılları arasında sera gazı salınımlarını 1990 seviyelerinden % 5.2 oranında azaltmalarını gerektirmektedir.

14

İlgili Kaynaklar







single.php