Küresel iklim değişiklikleri ve Türkiye iklimi üzerindeki etkilerinin incelenmesi










































































Genel olarak düşünüldüğünde küresel ısınmanın bir sonucu olan iklim değişikliklerinde; hava sıcaklıklarında artışların olması, yağış miktarlarında düşüş görülmesi, atmosfer basıncında düşüş ve nem oranlarında artış gözlenmesi gerekmektedir. Türkiyenin çeşitli bölgelerinin iklim analizlerinin yapıldığı bu çalışmada, iklimdeki değişimin sonucu ortaya çıkması gereken durumların tersi ile de karşılaşılmıştır. Bunda en önemli etken bölgelerin ikliminin, yakınındaki bölgelerin iklimini öteleyerek farklı iklim tiplerinin görülmesine neden olacak faktörleri ortaya çıkarmasıdır. Bu ötelemede iklimdeki değişimi başka bir boyuttan açıklanması olarak tarif edilebilir.
Genel olarak sıcaklığın, küresel ısınmanın sonucu olan iklim değişikliğinin etkisiyle her bölgede artması gerekmektedir. Ancak Türkiye de yapılan analizlerde, sıcaklık eğilimlerinin tamamında artış değil; bazı bölgelerde düşüş eğilimi olduğunu ortaya çıkarmıştır ki bu küresel ısınma olayının açıklanmasında bazı zorluklar ortaya çıkarmaktadır. Ancak hava olayları birbirini etkileyen zincirleme olaylar dizisi olarak kabul edildiği bilinmektedir. Bölgesel hava olaylarının birbirini öteleyerek yeni bir iklim oluşması iklim değişikliğinin bir göstergesi olarak açıklanabilir.
Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı olan Akdeniz Bölgesinde, tüm sıcaklık verilerinde genel olarak artış olduğu gözlenmiştir. Hem yaz aylarında hem de kış aylarında sıcaklıkların arttığı anlaşılmıştır. Doğu Akdenizde sürekli yağış artışları gözlenirken, Batı Akdeniz azalma eğilimi izlenmektedir. Basınç arttıkça nem oranı azalacak ve zaten enleme yakın olması nedeniyle ülkenin en sıcak yerlerindeki bölge, kurak bir iklim yapısına bürünecektir.
Karasal iklim özelliği taşıyan İç Anadolu Bölgesinde sıcaklıkların giderek arttığı da çarpıcı bir gelişmedir. Çok fazla yağış almayan ve kışları çok soğuk geçen bölge ciddi sıcaklık artışlarıyla karşı karşıyadır. Ülkenin ortasında bulunması sebebiyle denizden gelecek rüzgrın etkisiyle oluşan kirli hava kütlelerini atmosferinden uzaklaştırmasına çok fazla imknı bulunmamakta ve sera gazlarının yarattığı ısınmadan ciddi biçimde etkilenmektedir. Ocak aylarında yağış miktarlarında genel bir azalma eğilimi görülürken, Temmuz aylarında havanın kararsızlığı hkimdir. Bölgede basınç değerleri hem Ocak hem de Temmuz aylarında artış eğilimi göstermiştir. Ocak aylarında basınç miktarı artarken nem değeri azalmış, Temmuz da ise basınç artarken nem oranı artmıştır. Bölge Ocak ve Temmuz ayları baz alınarak değerlendirildiği zaman karasal iklimin kış aylarında daha kurak ve daha sıcak olduğu, yaz aylarında da yine daha sıcak ve daha yağışlı bir hava hakim olacaktır. Yani sert bir karasal iklime sahip olan İç Anadolu Bölgesi yağışlarının büyük bir kısmını kış aylarında alırken bu yağışlarda azalma görülecek ve bölgede su sıkıntısı yaşanmasına neden olacaktır.
54



69. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

İzmir-İstanbul otoyolu bitkilendirmesine ilişkin araştırmalar - Sayfa 131
107 Ege Bölgesi'nden geçen ve İzmir-Manisa ve Balıkesir’i bağlayan güzergahta Akdeniz iklimi etkilidir. Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlıdır. Kıyı kuşağında kar yağışı ve don olayları nadir olarak görülür. Yüksek kesimlerde kışlar karlı ve soğuk geçer. Kıyı kuşağının doğal bitkisini, sıcaklık ve ışık isteği yüksek ve kuraklığa dayanıklı olan kızıl çam ve bunların tahrip edildiği yer...
Batı Akdeniz Bölümü'nden İç Anadolu'ya geçiş iklimleri - Sayfa 58
35 olmak üzere tüm sıcaklıklarda önemli düşüşler meydana gelir. Yükseltinin arttığı dağlık kesimlerde kar yağışları da meydana gelebilmektedir. Akdeniz ikliminde yağışların yarıdan fazlası kış aylarında meydana gelmektedir. Bu mevsimde bol yağış meydana gelmesinin temel nedeni, Akdeniz üzerinden gelen nemli hava kütlesi ile Anadolu üzerinki soğuk hava kütlesinin karşılaşmasıdır. Ayrıca Akdeniz ü...

69. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

sıcaklık
soğuk
ocak
sıcak
kurak
temmuz


69. SAYFA ICERIGI

Genel olarak düşünüldüğünde küresel ısınmanın bir sonucu olan iklim değişikliklerinde; hava sıcaklıklarında artışların olması, yağış miktarlarında düşüş görülmesi, atmosfer basıncında düşüş ve nem oranlarında artış gözlenmesi gerekmektedir. Türkiyenin çeşitli bölgelerinin iklim analizlerinin yapıldığı bu çalışmada, iklimdeki değişimin sonucu ortaya çıkması gereken durumların tersi ile de karşılaşılmıştır. Bunda en önemli etken bölgelerin ikliminin, yakınındaki bölgelerin iklimini öteleyerek farklı iklim tiplerinin görülmesine neden olacak faktörleri ortaya çıkarmasıdır. Bu ötelemede iklimdeki değişimi başka bir boyuttan açıklanması olarak tarif edilebilir.
Genel olarak sıcaklığın, küresel ısınmanın sonucu olan iklim değişikliğinin etkisiyle her bölgede artması gerekmektedir. Ancak Türkiye de yapılan analizlerde, sıcaklık eğilimlerinin tamamında artış değil; bazı bölgelerde düşüş eğilimi olduğunu ortaya çıkarmıştır ki bu küresel ısınma olayının açıklanmasında bazı zorluklar ortaya çıkarmaktadır. Ancak hava olayları birbirini etkileyen zincirleme olaylar dizisi olarak kabul edildiği bilinmektedir. Bölgesel hava olaylarının birbirini öteleyerek yeni bir iklim oluşması iklim değişikliğinin bir göstergesi olarak açıklanabilir.
Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı olan Akdeniz Bölgesinde, tüm sıcaklık verilerinde genel olarak artış olduğu gözlenmiştir. Hem yaz aylarında hem de kış aylarında sıcaklıkların arttığı anlaşılmıştır. Doğu Akdenizde sürekli yağış artışları gözlenirken, Batı Akdeniz azalma eğilimi izlenmektedir. Basınç arttıkça nem oranı azalacak ve zaten enleme yakın olması nedeniyle ülkenin en sıcak yerlerindeki bölge, kurak bir iklim yapısına bürünecektir.
Karasal iklim özelliği taşıyan İç Anadolu Bölgesinde sıcaklıkların giderek arttığı da çarpıcı bir gelişmedir. Çok fazla yağış almayan ve kışları çok soğuk geçen bölge ciddi sıcaklık artışlarıyla karşı karşıyadır. Ülkenin ortasında bulunması sebebiyle denizden gelecek rüzgrın etkisiyle oluşan kirli hava kütlelerini atmosferinden uzaklaştırmasına çok fazla imknı bulunmamakta ve sera gazlarının yarattığı ısınmadan ciddi biçimde etkilenmektedir. Ocak aylarında yağış miktarlarında genel bir azalma eğilimi görülürken, Temmuz aylarında havanın kararsızlığı hkimdir. Bölgede basınç değerleri hem Ocak hem de Temmuz aylarında artış eğilimi göstermiştir. Ocak aylarında basınç miktarı artarken nem değeri azalmış, Temmuz da ise basınç artarken nem oranı artmıştır. Bölge Ocak ve Temmuz ayları baz alınarak değerlendirildiği zaman karasal iklimin kış aylarında daha kurak ve daha sıcak olduğu, yaz aylarında da yine daha sıcak ve daha yağışlı bir hava hakim olacaktır. Yani sert bir karasal iklime sahip olan İç Anadolu Bölgesi yağışlarının büyük bir kısmını kış aylarında alırken bu yağışlarda azalma görülecek ve bölgede su sıkıntısı yaşanmasına neden olacaktır.
54

İlgili Kaynaklar







single.php