Metabolik sendromlu hastalarda oksidatif hasar belirteçlerinin ve ısı şok protein 70’in değerlendirilmesi




















































































çalışmalarında; metabolik sendromlu hastalarda SOD, katalaz ve glutatyon peroksidaz aktivitelerinin azaldığını ve bu azalmada hipertansiyonun etkili olduğunu bildirmişlerdir (126). Bir başka çalışmada Roberts ve ark. metabolik sendrom oluşturulan sıçanlarda NADPH oksidaz aktivitesi artarken SOD, glutatyon peroksidaz ve katalaz aktivitesinin azaldığını bildirmişlerdir (127). Van Guilder ve arkadaşları da metabolik sendromda oksidatif ve inflamatuvar stresin arttığını, antioksidan aktivitenin azaldığını belirtmişlerdir (128). Çalışmamızda, metabolik sendromlu hasta serumlarında antioksidan enzimlerden SOD ve katalaz aktivitelerinde anlamlı bir azalma gözlemledik (tablo 4). Bu sonuçlar literatürdeki çalışmalarla uyum göstermektedir.
Glikozile proteinler, glukoz ile proteinler arasında gelişen enzimatik olmayan reaksiyon sonucu posttranslasyonel oluşurlar (129). Glikozile Hb sentez hızı, eritrositlerin maruz kaldığı glukoz konsantrasyonuna bağlıdır. HbA1c hastanın geriye doğru 120 günlük kan şekerinin klinik olarak değerlendirilmesinde kullanılan yararlı bir indeksidir. Tip 1 diyabetik hastalarda kan HbA1c konsantrasyonları ile TBARS değerleri arasında pozitif bir ilişki olduğu gösterilmiştir (130). Altomare ve arkadaşları tip 2 diyabetli hastalarda plazma MDA seviyeleri ile HbA1c arasında pozitif bir ilişki olduğunu belirtmişlerdir (131). Velazquez ve ark. kan şekeri regülasyonu bozulmuş olan diyabetik hastalarda, plazma lipid hidroperoksit düzeylerini regülasyonu düzenlenmiş hastalardan yüksek bulmuşlar ve HbA1c ile lipid peroksidasyonu arasında pozitif ilişki olduğunu bildirmişlerdir (132). Metabolik sendromlu hastalarımızda HbA1c düzeyleri en önemli süperoksit kaynaklarından biri olan ksantin oksidaz ile lipid peroksidasyon ürünlerinden MDA arasında ilişki saptamamız daha önceki çalışmaları desteklemektedir. HbA1c değerleri ile diğer metabolik veya kardiyovasküler anormallikler arasında ilişki bulunmaktadır (133). Dilley ve arkadaşları yaptıkları çalışmada HbA1c ile vücut kitle indeksi, sistolik ve diastolik kan
54



66. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Diyabet öncesi ve sonrası ratlarda oksidan-antioksidan kapasitenin ve kardiyovasküler risk faktörlerinin değişimi - Sayfa 50
Merzouk ve arkadaşları (146), SOD aktivitesini Tip 2 diyabetlilerde kontrol grubuna kıyasla anlamlı şekilde düşük bulduklarını ancak, Tip 1 diyabetiklerde bu durumu saptamadıklarını bildirmişlerdir. Wu ve arkadaşları (147) diyabetik ratlarla deneysel olarak yaptıkları çalışmada, diyabetik rat böbrek dokusunda SOD, POD (Peroksidaz) ve CAT aktivitelerinin 8. ve 16. haftalarda anlamlı şekilde azaldı...
Polikistik over sendromlu hastalarda insulin direnciyle homosistein ve oksidatif stress arasındaki ilişki - Sayfa 33
oral glukoz tolerans testi yapılarak insülin intoleransı değerlendirilmiştir. Sonuç olarak; hasta grupta glukoz (p=0.01) ve insülin (p<0,001) seviyeleri kontrol grubuna göre yüksek seviyelerde bulunmuştur. Ayrıca hasta grupta kontrole göre yüksek MDA üretimi gözlendi (p=0,009). Antioksidan enzim olan SOD hasta grupta yüksek bulunurken (p=0,048), glutatyon peroksidaz açısından iki grup arasında far...
Obez olgularda İnsülİn dİrencİ, metabolİk sendrom İle total oksİdan ve antİoksİdan düzeylerİ İlİşkİsİ - Sayfa 61
Metabolik sendrom, temelinde insülin direncinin yer aldığı, viseral obezite, hipertansiyon, HDL düşüklüğü, trigliserid yüksekliği ve hiperglisemi ile karakterize metabolik bir düzensizliktir. Metabolik sendromun tüm bileşenlerinin etyopatogenezinde herediter faktörler, sedanter yaşam, yüksek kalorili beslenme ve inflamatuar faktörlerin yanı sıra oksidatif stresin de rol oynadığı düşünülmektedir (1...

66. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

antioksidan
katalaz
çalışmada
yüksek
hastalarda
glutatyon


66. SAYFA ICERIGI

çalışmalarında; metabolik sendromlu hastalarda SOD, katalaz ve glutatyon peroksidaz aktivitelerinin azaldığını ve bu azalmada hipertansiyonun etkili olduğunu bildirmişlerdir (126). Bir başka çalışmada Roberts ve ark. metabolik sendrom oluşturulan sıçanlarda NADPH oksidaz aktivitesi artarken SOD, glutatyon peroksidaz ve katalaz aktivitesinin azaldığını bildirmişlerdir (127). Van Guilder ve arkadaşları da metabolik sendromda oksidatif ve inflamatuvar stresin arttığını, antioksidan aktivitenin azaldığını belirtmişlerdir (128). Çalışmamızda, metabolik sendromlu hasta serumlarında antioksidan enzimlerden SOD ve katalaz aktivitelerinde anlamlı bir azalma gözlemledik (tablo 4). Bu sonuçlar literatürdeki çalışmalarla uyum göstermektedir.
Glikozile proteinler, glukoz ile proteinler arasında gelişen enzimatik olmayan reaksiyon sonucu posttranslasyonel oluşurlar (129). Glikozile Hb sentez hızı, eritrositlerin maruz kaldığı glukoz konsantrasyonuna bağlıdır. HbA1c hastanın geriye doğru 120 günlük kan şekerinin klinik olarak değerlendirilmesinde kullanılan yararlı bir indeksidir. Tip 1 diyabetik hastalarda kan HbA1c konsantrasyonları ile TBARS değerleri arasında pozitif bir ilişki olduğu gösterilmiştir (130). Altomare ve arkadaşları tip 2 diyabetli hastalarda plazma MDA seviyeleri ile HbA1c arasında pozitif bir ilişki olduğunu belirtmişlerdir (131). Velazquez ve ark. kan şekeri regülasyonu bozulmuş olan diyabetik hastalarda, plazma lipid hidroperoksit düzeylerini regülasyonu düzenlenmiş hastalardan yüksek bulmuşlar ve HbA1c ile lipid peroksidasyonu arasında pozitif ilişki olduğunu bildirmişlerdir (132). Metabolik sendromlu hastalarımızda HbA1c düzeyleri en önemli süperoksit kaynaklarından biri olan ksantin oksidaz ile lipid peroksidasyon ürünlerinden MDA arasında ilişki saptamamız daha önceki çalışmaları desteklemektedir. HbA1c değerleri ile diğer metabolik veya kardiyovasküler anormallikler arasında ilişki bulunmaktadır (133). Dilley ve arkadaşları yaptıkları çalışmada HbA1c ile vücut kitle indeksi, sistolik ve diastolik kan
54

İlgili Kaynaklar







single.php