Migren ve epizodik gerilim tipi baş ağrılarının hematolojik parametreler ile ilişkisi































































1.GİRİŞ
Baş ağrısı, toplumun hemen her kesiminde görülen, ağrıya duyarlı yapıların farklı nedenlere bağlı etkilenmesi sonucu ortaya çıkan önemli bir sağlık sorunudur. Epidemiyolojik çalışmalarda insanların yaklaşık %90ının hayatlarının herhangi bir döneminde farklı nedenlere bağlı baş ağrısı yaşadıkları, 1 yıllık prevalansın %90, yaşam boyu prevalansın ise yaklaşık %99 olduğu belirtilmektedir (1).
Birincil baş ağrıları bilinen ya da gösterilebilen herhangi bir yapısal hastalıkla ilişkisi olmayan baş ağrıları olarak tanımlanır (2). Migren, Gerilim Tipi Baş Ağrısı (GTBA), küme baş ağrısı, paroksismal hemikraniya bu grup içinde yer alır.
Migren, orta ya da şiddetli derecede, sıklıkla tek taraflı, pulsatil baş ağrısı atakları ile karakterize, bulantı, kusma, fotofobi, fonofobi gibi vejetatif belirtilerin eşlik ettiği idiyopatik bir baş ağrısı hastalığıdır. Dünya üzerinde yaklaşık 240 milyon insanın her yıl yaklaşık 1,4 milyar migren atağı geçirdiği tahmin edilmektedir (3).
Migrenin patofizyolojik temeli henüz tam olarak bilinmemekle birlikte, migren baş ağrılarının nörojenik kökenli olduğu, atakların kortikal aşırı uyarılma ile ilişkili olabileceği ve olasılıkla beyin sapında yer alan bazı yapıların atak sürecini başlattığı belirtilmektedir. Bu kortikal aşırı uyarılmanın genetik kökenli olduğu ve bunun bir kanalopati ile açıklanabileceğini öne süren görüşler de mevcuttur (4,5).
Migren tanısı; ağrı özelliklerinin ve eşlik eden diğer belirtilerin hasta tarafından bildirilmesine dayanır. Fizik muayene, nörolojik muayene ve laboratuar incelemeleri genellikle normal bulunur ve sıklıkla diğer baş ağrısı nedenlerini dışlamak amacı ile kullanılır.
Birincil baş ağrıları içinde en sık karşılaşılan gerilim tipi baş ağrılarıdır. Toplumda görülme sıklığı %30-40 civarındadır. Epizodik ve süregen olmak üzere başlıca iki klinik formu bulunmaktadır.
GTBA hafif veya orta şiddette olup günlük aktiviteyi engellemeyen, genellikle oksipital veya frontal bölgede, yaygın veya bant şeklinde, künt vasıflı, ortalama 12 saat süren, epizodik formda ağrılı günlerin ayda 15 günü geçmediği,
11



11. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Migren ve gerilim tipi başağrılı hastalarda randomize kontrollü blink refleks - Sayfa 33
Gerilim tipi baş ağrıları epizodik ve kronik olmak üzere iki tipe ayrılmaktadır. Epizodik baş ağrıları ise sık ve seyrek olarak sınıflandırılabilir (Ewans R.W. 2005) Sık karşılaşılan tip EGTBA olup görülme sıklığı yaklaşık %30 dur (İ.Ü.Cerrahpaşa Tıp. Fak. Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri 2002) Fiziksel ve psikososyal stres, menstrüasyon, postür bozuklukları, anksiyete, depresyon ve somatoform boz...
Migren başağrısı önleyici tedavisinde anjiotensin reseptör blokeri kandesartan ile beta-bloker metaprololün etkinliğinin karşılaştırılması - Sayfa 11
I. GİRİŞ Migren, orta yada şiddetli derecede, sıklıkla tek taraflı, pulsatil başağrısı atakları ile gelen fizik aktiviteyle artan, bulantı, kusma, fotofobi, fonofobi gibi vejetatif semptomların eşlik ettiği idiyopatik bir baş ağrısı hastalığıdır. Dünya üzerinde yaklaşık 240 milyon insanın her yıl yaklaşık 1,4 milyar migren atağı geçirdiği tahmin edilmektedir (1). Migrenin patofizyolojik temeli ...

11. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

alan
ağrısı
ının
hasta
migren
ağrı


11. SAYFA ICERIGI

1.GİRİŞ
Baş ağrısı, toplumun hemen her kesiminde görülen, ağrıya duyarlı yapıların farklı nedenlere bağlı etkilenmesi sonucu ortaya çıkan önemli bir sağlık sorunudur. Epidemiyolojik çalışmalarda insanların yaklaşık %90ının hayatlarının herhangi bir döneminde farklı nedenlere bağlı baş ağrısı yaşadıkları, 1 yıllık prevalansın %90, yaşam boyu prevalansın ise yaklaşık %99 olduğu belirtilmektedir (1).
Birincil baş ağrıları bilinen ya da gösterilebilen herhangi bir yapısal hastalıkla ilişkisi olmayan baş ağrıları olarak tanımlanır (2). Migren, Gerilim Tipi Baş Ağrısı (GTBA), küme baş ağrısı, paroksismal hemikraniya bu grup içinde yer alır.
Migren, orta ya da şiddetli derecede, sıklıkla tek taraflı, pulsatil baş ağrısı atakları ile karakterize, bulantı, kusma, fotofobi, fonofobi gibi vejetatif belirtilerin eşlik ettiği idiyopatik bir baş ağrısı hastalığıdır. Dünya üzerinde yaklaşık 240 milyon insanın her yıl yaklaşık 1,4 milyar migren atağı geçirdiği tahmin edilmektedir (3).
Migrenin patofizyolojik temeli henüz tam olarak bilinmemekle birlikte, migren baş ağrılarının nörojenik kökenli olduğu, atakların kortikal aşırı uyarılma ile ilişkili olabileceği ve olasılıkla beyin sapında yer alan bazı yapıların atak sürecini başlattığı belirtilmektedir. Bu kortikal aşırı uyarılmanın genetik kökenli olduğu ve bunun bir kanalopati ile açıklanabileceğini öne süren görüşler de mevcuttur (4,5).
Migren tanısı; ağrı özelliklerinin ve eşlik eden diğer belirtilerin hasta tarafından bildirilmesine dayanır. Fizik muayene, nörolojik muayene ve laboratuar incelemeleri genellikle normal bulunur ve sıklıkla diğer baş ağrısı nedenlerini dışlamak amacı ile kullanılır.
Birincil baş ağrıları içinde en sık karşılaşılan gerilim tipi baş ağrılarıdır. Toplumda görülme sıklığı %30-40 civarındadır. Epizodik ve süregen olmak üzere başlıca iki klinik formu bulunmaktadır.
GTBA hafif veya orta şiddette olup günlük aktiviteyi engellemeyen, genellikle oksipital veya frontal bölgede, yaygın veya bant şeklinde, künt vasıflı, ortalama 12 saat süren, epizodik formda ağrılı günlerin ayda 15 günü geçmediği,
11

İlgili Kaynaklar







single.php