Migren ve epizodik gerilim tipi baş ağrılarının hematolojik parametreler ile ilişkisi































































2. GENEL BİLGİLER
Baş ağrısı, sık görülmesi, toplumun geniş bir kısmını etkilemesi ve bazen de hayati tehlikeye neden olabilecek hastalıkların belirtisi olması nedeniyle üzerinde önemle durulması gereken bir belirtidir (9).
Baş ağrısı insanoğlunu uygarlığın erken dönemlerinden bu yana etkilemiştir. Baş ağrısı ile ilişkili tarihi ve bilimsel kaynaklara bakıldığında bunların genellikle migren hakkında olduğu dikkati çekmektedir. Migren terimi de ilk kez Galenin milattan sonra yaklaşık 200 yılında kullandığı Yunanca hemicrania kelimesinden türetilmiştir. Migrenin diğer sık görülen baş ağrılarından ayrımı ilk olarak 1783 yılında Tisso tarafından yapılmıştır ve supraorbital nevralji olarak isimlendirilmiştir.
Takip eden yüzyılda DuBois Reymond, Mollendorf ve Eulenburg migren için farklı vasküler teoriler öne sürmüşlerdir. Liveing 1873de migren hakkında ilk monografı yazmış ve migrenin nöral teorisini ortaya koymuştur. Sorunu sinir fırtınaları olarak adlandırdığı otonom sinir sistemindeki bozukluklara bağlamıştır (10). 1900 yılında Deyl, Spitzer baş ağrısının etyolojisine yönelik bazı hipotezler öne sürmüştür (11). John Graham ve Harold Wolff 1930 yılında vasküler teoriyi tanımlamışlardır. Bu teoriye göre, aura belirtileri intrakraniyal arterlerde vazokonstriksiyona; baş ağrısı ise eksternal ve internal karotis arterinin dallarında aşırı genişlemeye bağlı oluştuğu belirtilmiştir (12). 1938 yılında ergotamin ilacının kan damarlarını daraltarak etki ettiği gösterilmiş ve bu migrenin vasküler teorisi için bir kanıt olarak kullanılmıştır (10). 1944 yılında Leao ve geçen dekadda Olesen ile Lauritzen tarafından nörojenik teori öne sürülmüştür (13).
2.1. BAŞ AĞRISI SINIFLAMA VE TANISI
Baş ağrıları ilk olarak 1962 yılında Ad-Hoc Committee (14) tarafından sınıflandırılmış olup, daha sonra bu sınıflamanın da yetersiz kalması üzerine 1988 yılında IHS tarafından tüm baş ağrılarını içeren sınıflama ve tanı ölçütleri yayınlanmıştır (15). Ancak bu sınıflama da sadece bazı baş ağrılarını tanımlamakta ve yeni tanımlanan baş ağrılarını kapsamakta yetersiz kaldığı için 2004 yılında IHS
13



13. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Migren olgularında serum transforming growth factor 1 ß ve C-RP düzeylerinin değerlendirilmesi - Sayfa 12
2.GENEL BİLGİLER 2.1. Tarihçe Çok uzun yıllardır, baş ağrısı hakkında araştırmalar yayınlanmıştır. Baş ağrısını ortaya çıkaran etkenler, sonlandıran yöntemler, migren komponentlerinden olan baş ağrısı, aura, bulantı veya kusma gibi belirtiler ve ailevi eğilim tanımlanmıştır. Baş ağrısına dair kaynaklar M.Ö. 3000 yılına kadar uzanmaktadır. Bu konuda en eski kaynak Sümerler dönemine kadar dayanmakt...
Migren ve gerilim tipi başağrılı hastalarda randomize kontrollü blink refleks - Sayfa 12
düşünülmüştür. Ayrıca arterden gelen ağrının zonklayıcı, sinirden gelen ağrının sıkıştırıcı tipte algılandığı ileri sürülmüştür. Onyedinci yüzyılda Le Pois isimli doktor, kendi migrenine dayanarak başka hiçbir doktorun yapmadığı ayrıntılı auralı migren atağını tasvir etmiştir. Migrenin sık görülen diğer baş ağrılarından ayrımı ise ilk olarak 1783 yılında Tisso tarafından yapılmıştır. Tisso, migren...
Denizli'de ilköğretim çağındaki çocuklarda baş ağrısı sıklığı, eşlik eden faktörler ve sağlık hizmeti kullanımı - Sayfa 20
TARİHÇE İnsanlık tarihi boyunca baş ağrısı sık karşılaşılan bir sorun olmuştur. Baş ağrsının geçirilmesi için neolitik dönemlerde kafatasının bir aletle delindiğini gösteren insan kafatasları bulunmuştur. En eski kaynak baş ağrısından bahseden bir Sümer epik şiiridir. Baş ağrısından önce görsel aura ve kusmayla rahatlayan baş ağrısını ilk olarak MÖ IV. yüzyılda Hipokrat tanımlamıştır. MÖ II. yüzy...

13. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

migren
ağrısı
tanı
yılında
tarafından
ortaya


13. SAYFA ICERIGI

2. GENEL BİLGİLER
Baş ağrısı, sık görülmesi, toplumun geniş bir kısmını etkilemesi ve bazen de hayati tehlikeye neden olabilecek hastalıkların belirtisi olması nedeniyle üzerinde önemle durulması gereken bir belirtidir (9).
Baş ağrısı insanoğlunu uygarlığın erken dönemlerinden bu yana etkilemiştir. Baş ağrısı ile ilişkili tarihi ve bilimsel kaynaklara bakıldığında bunların genellikle migren hakkında olduğu dikkati çekmektedir. Migren terimi de ilk kez Galenin milattan sonra yaklaşık 200 yılında kullandığı Yunanca hemicrania kelimesinden türetilmiştir. Migrenin diğer sık görülen baş ağrılarından ayrımı ilk olarak 1783 yılında Tisso tarafından yapılmıştır ve supraorbital nevralji olarak isimlendirilmiştir.
Takip eden yüzyılda DuBois Reymond, Mollendorf ve Eulenburg migren için farklı vasküler teoriler öne sürmüşlerdir. Liveing 1873de migren hakkında ilk monografı yazmış ve migrenin nöral teorisini ortaya koymuştur. Sorunu sinir fırtınaları olarak adlandırdığı otonom sinir sistemindeki bozukluklara bağlamıştır (10). 1900 yılında Deyl, Spitzer baş ağrısının etyolojisine yönelik bazı hipotezler öne sürmüştür (11). John Graham ve Harold Wolff 1930 yılında vasküler teoriyi tanımlamışlardır. Bu teoriye göre, aura belirtileri intrakraniyal arterlerde vazokonstriksiyona; baş ağrısı ise eksternal ve internal karotis arterinin dallarında aşırı genişlemeye bağlı oluştuğu belirtilmiştir (12). 1938 yılında ergotamin ilacının kan damarlarını daraltarak etki ettiği gösterilmiş ve bu migrenin vasküler teorisi için bir kanıt olarak kullanılmıştır (10). 1944 yılında Leao ve geçen dekadda Olesen ile Lauritzen tarafından nörojenik teori öne sürülmüştür (13).
2.1. BAŞ AĞRISI SINIFLAMA VE TANISI
Baş ağrıları ilk olarak 1962 yılında Ad-Hoc Committee (14) tarafından sınıflandırılmış olup, daha sonra bu sınıflamanın da yetersiz kalması üzerine 1988 yılında IHS tarafından tüm baş ağrılarını içeren sınıflama ve tanı ölçütleri yayınlanmıştır (15). Ancak bu sınıflama da sadece bazı baş ağrılarını tanımlamakta ve yeni tanımlanan baş ağrılarını kapsamakta yetersiz kaldığı için 2004 yılında IHS
13

İlgili Kaynaklar







single.php