Migren ve epizodik gerilim tipi baş ağrılarının hematolojik parametreler ile ilişkisi































































hastalarında, baş ağrısı sırasında baş ağrısız kontrollere göre daha sıktır ve günlerce devam edebilir. GTBA sıklıkla günlük aktiviteleri etkilemez ve normalde fizik aktivitenin baş ağrısının şiddeti üzerine etkisi yoktur (9).
Hastaların çoğunda herhangi bir ilişkili belirti yoktur, ancak bazıları hafif fotofobi, fonofobi veya bulantı tanımlayabilir (2). Uykusuzluk sık rastlanan bir tetikleyici faktördür ve sağlıklı gönüllülerin %39’unda uyku deprivasyonu sonrasında GTBA görülür (9).
GTBA için herhangi bir tanı testi yoktur. Sekonder organik baş ağrısı tipleri sıklıkla GTBA’nı taklit eden belirtiler gösterebilirler. Perikranyal duyarlılık diğer birincil baş ağrılarında olduğu gibi, semptomatik baş ağrılarında da görülebilir.
2.3.3.Gerilim Tipi Baş Ağrısının Patofizyolojisi
Miyofasiyal mekanizmalar GTBA patofizyolojisinde önem taşımaktadır ve perikraniyal miyofasiyal yapılarda hassasiyet en karakteristik klinik bulgudur (9,14). Bu perikraniyal kaslardan kaynaklanan nosiseptif uyarıların baş ağrısının tetiklemesinde rolü olduğu düşünülmektedir. Periferik nosiseptör, servikal TCN veya supraspinal nöron düzeyinde sistemin duyarlılaşması ya da supraspinal yapılardan inen antinosiseptif aktivitenin azalmasının miyofasial ağrı ve hassasiyete yol açan muhtemel etkenler olduğu düşünülmektedir (9).
Miyofasiyal ağrının kesin mekanizması bilinmemektedir. Lokal iskemi, mekanik uyarı, kimyasal mediyatörler, metabolizma veya mikro-dolaşımda bozukluk gibi çeşitli nedenler A ve C liflerini uyarıp duyarlı hale getirmektedir. Mekanik gerilme, iskemi ve inflamasyonun olası rolü yaygın olarak çalışılmıştır (25). Uzun süreli sabit veya tekrarlayıcı aktivite sonrası perikraniyal kaslarda hassas noktaların ve GTBAnın gelişebildiği bilinmektedir.
Bu mekanizmaları açığa kavuşturmak amacıyla tasarlanan bir çalışmada GTBA olan kişilerde sabit bir egzersiz sırasında hassas noktalarda laktat düzeyinde belirgin değişiklik olmaksızın kan akımında azalma saptanmıştır. Bu bulgu artmış santral duyarlılaşma ve ikincil olarak artmış sempatik girdiye bağlanmıştır (9).
24



24. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Migren ve gerilim tipi başağrılı hastalarda randomize kontrollü blink refleks - Sayfa 34
değişebilir. Oksipital yerleşim frontal ve temporal yerleşime oranla daha seyrek görülür. Bazı hastalarda boyun ve çene ağrısı, temporomandibuler eklemle ilgili ciddi sorunlar görülebilir. Tek taraflı baş ağrısı hastaların %10-20'sinde olabilir (Silberstein S.D. 2004). Kafa derisi hassasiyeti migren ve GTBA hastalarında, baş ağrısı sırasında baş ağrısız kontrollere göre daha sıktır ve günlerce de...
Gerilim tipi başağrısı olan hastalarla fibromiyalji sendromlu hastaların ve kontrol grubunun serum total oksidan, antioksidan ve nitrik oksit düzeylerinin karşılaştırılması - Sayfa 16
5 oynayabileceğini düşündürmektedir. Gerilim tipi başağrısında da perikraniyal kaslarda kasılma ve hassasiyet olabilir. Kaslardaki hassasiyetin başağrısı oluşması ile ilişkisi üzerinde durulmaktadır. Hassasiyetin merkezi bir sebebi olabilir veya miyofasiyal mekanoreseptörlerin yada onların afferent liflerinin veya her ikisinin aktivasyonu ve kimyasal olarak duyarlılaşmasına yol açan kas kasılması...
12-17 yaş arası yetim çocuklarda primer başağrısı sıklığı ve klinik özellikleri - Sayfa 21
21 2.3.1 Gerilim tipi başağrısı fizyopatolojisi GTBA’nın altında yatan, perikraniyal kasların sürekli kasılmasına bağlı olarak ortaya çıktığı şeklindeki eski inanışın aksine, anormal nöron duyarlılığı ve ağrı eşiğinin düşmesinin klinik yansıması gibi görünmektedir. Ağrı duyarlılığı artmış ve perikraniyal kaslarda hassasiyet vardır, bazen buna başağrısından bağımsız olarak elektromiyografi (EMG) ...

24. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

ağrısı
ağrı
gerilim
eden
perikraniyal
supraspinal


24. SAYFA ICERIGI

hastalarında, baş ağrısı sırasında baş ağrısız kontrollere göre daha sıktır ve günlerce devam edebilir. GTBA sıklıkla günlük aktiviteleri etkilemez ve normalde fizik aktivitenin baş ağrısının şiddeti üzerine etkisi yoktur (9).
Hastaların çoğunda herhangi bir ilişkili belirti yoktur, ancak bazıları hafif fotofobi, fonofobi veya bulantı tanımlayabilir (2). Uykusuzluk sık rastlanan bir tetikleyici faktördür ve sağlıklı gönüllülerin %39’unda uyku deprivasyonu sonrasında GTBA görülür (9).
GTBA için herhangi bir tanı testi yoktur. Sekonder organik baş ağrısı tipleri sıklıkla GTBA’nı taklit eden belirtiler gösterebilirler. Perikranyal duyarlılık diğer birincil baş ağrılarında olduğu gibi, semptomatik baş ağrılarında da görülebilir.
2.3.3.Gerilim Tipi Baş Ağrısının Patofizyolojisi
Miyofasiyal mekanizmalar GTBA patofizyolojisinde önem taşımaktadır ve perikraniyal miyofasiyal yapılarda hassasiyet en karakteristik klinik bulgudur (9,14). Bu perikraniyal kaslardan kaynaklanan nosiseptif uyarıların baş ağrısının tetiklemesinde rolü olduğu düşünülmektedir. Periferik nosiseptör, servikal TCN veya supraspinal nöron düzeyinde sistemin duyarlılaşması ya da supraspinal yapılardan inen antinosiseptif aktivitenin azalmasının miyofasial ağrı ve hassasiyete yol açan muhtemel etkenler olduğu düşünülmektedir (9).
Miyofasiyal ağrının kesin mekanizması bilinmemektedir. Lokal iskemi, mekanik uyarı, kimyasal mediyatörler, metabolizma veya mikro-dolaşımda bozukluk gibi çeşitli nedenler A ve C liflerini uyarıp duyarlı hale getirmektedir. Mekanik gerilme, iskemi ve inflamasyonun olası rolü yaygın olarak çalışılmıştır (25). Uzun süreli sabit veya tekrarlayıcı aktivite sonrası perikraniyal kaslarda hassas noktaların ve GTBAnın gelişebildiği bilinmektedir.
Bu mekanizmaları açığa kavuşturmak amacıyla tasarlanan bir çalışmada GTBA olan kişilerde sabit bir egzersiz sırasında hassas noktalarda laktat düzeyinde belirgin değişiklik olmaksızın kan akımında azalma saptanmıştır. Bu bulgu artmış santral duyarlılaşma ve ikincil olarak artmış sempatik girdiye bağlanmıştır (9).
24

İlgili Kaynaklar







single.php