Migren ve epizodik gerilim tipi baş ağrılarının hematolojik parametreler ile ilişkisi































































Demir trombositozu inhibe ederek trombosit üretimini regüle etmektedir. Hafif, orta düzeydeki demir eksikliğinde trombositoz gözlenebilir. Trombositoz da viskoziteyi arttırarak baş ağrısına yol açabilir (46). Ancak şiddetli demir eksikliğinde trombositopeni gözlenebildiği de bildirilmiştir (41). Vücuttaki serotonin miktarının büyük kısmı trombositlerde bulunmaktadır. Migren ataklarında idrarda serotonin metabolitleri artarken migren atağı başlangıcında trombositlerdeki serotonin düzeyinin hızlıca düştüğü bilinmektedir. Ayrıca serotonin düzeyinin azalması migren atağını da başlatabilmektedir (10).
Demir eksikliğine ikincil olarak psödotümör serebri geliştiği bilinmektedir. Bu durumun mekanizması net olarak bilinmemekle birlikte doku hipoksisinin kapiller geçirgenliği arttırarak beyin ödemine yol açtığı ve intrakraniyal basınç artışına neden olduğu ileri sürülmektedir. Ayrıca demir içeren enzimlerde azalmanın da bu tabloya yol açabileceği düşünülmektedir (36).
Gizli karbonmonoksit (CO) zehirlenmesi de GTBAna benzer başağrılarına yol açabilir (47). Hemoglobinin karbonmonoksite afinitesi oksijene kıyasla 250 kat daha fazladır. Bu bağlanma sırasında kanda oluşan karboksihemoglobin nedeniyle dokulara gerekli miktarda oksijen taşınamaz ve dokularda hipoksi, iskemi ve doku ölümüne yol açabilir.
36



36. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

15-50 yaş arası iskemik beyin damar hastalıklı hastalarda migren sıklığı ve diğer risk faktörleri ile ilişkisi - Sayfa 28
oluştuğu bilinmektedir. Arteriyel daralma diseksiyona bağlı oluşabilirken, serebral anjiyografinin kendisi bile geçici vazospazm yaratabilir. Ergotamin gibi migrene özgü tedaviler için de benzer etkiler geçerlidir. Migren sırasında oluşan vazospazm, endotelin ve serotonin gibi vazokonstrüktör maddelerin salınması ile de ilişkilendirilebilir. Nörolojik sekel ile vazospazm arasında kesin bir ilişki ...
Migren etiyolojisinde oksidan-antioksidan dengenin rolünün araştırılması - Sayfa 25
14 duyusunun modülasyonunda rol oynar. Bu çekirdekler beyin kan akımını ve kortikal nöronal uyarılabilirliği etkileyebilmektedir. Pozitron emisyon tomografi (PET) ve fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (fMRG) ile migren atakları sırasında yapılan görüntülemelerde beyin sapı aktivasyonunun saptanması, migren patogenezinde beyin sapının önemli rol oynadığını desteklemektedir (56). Migrenli ha...

36. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

migren
trombosit
serotonin
neden
orta
sırasında


36. SAYFA ICERIGI

Demir trombositozu inhibe ederek trombosit üretimini regüle etmektedir. Hafif, orta düzeydeki demir eksikliğinde trombositoz gözlenebilir. Trombositoz da viskoziteyi arttırarak baş ağrısına yol açabilir (46). Ancak şiddetli demir eksikliğinde trombositopeni gözlenebildiği de bildirilmiştir (41). Vücuttaki serotonin miktarının büyük kısmı trombositlerde bulunmaktadır. Migren ataklarında idrarda serotonin metabolitleri artarken migren atağı başlangıcında trombositlerdeki serotonin düzeyinin hızlıca düştüğü bilinmektedir. Ayrıca serotonin düzeyinin azalması migren atağını da başlatabilmektedir (10).
Demir eksikliğine ikincil olarak psödotümör serebri geliştiği bilinmektedir. Bu durumun mekanizması net olarak bilinmemekle birlikte doku hipoksisinin kapiller geçirgenliği arttırarak beyin ödemine yol açtığı ve intrakraniyal basınç artışına neden olduğu ileri sürülmektedir. Ayrıca demir içeren enzimlerde azalmanın da bu tabloya yol açabileceği düşünülmektedir (36).
Gizli karbonmonoksit (CO) zehirlenmesi de GTBAna benzer başağrılarına yol açabilir (47). Hemoglobinin karbonmonoksite afinitesi oksijene kıyasla 250 kat daha fazladır. Bu bağlanma sırasında kanda oluşan karboksihemoglobin nedeniyle dokulara gerekli miktarda oksijen taşınamaz ve dokularda hipoksi, iskemi ve doku ölümüne yol açabilir.
36

İlgili Kaynaklar







single.php