Migren ve epizodik gerilim tipi baş ağrılarının hematolojik parametreler ile ilişkisi































































TARTIŞMA
Baş ağrısı toplumun büyük bölümünü etkileyerek iş gücü kaybına yol açan önemli bir sağlık sorunudur. Baş ağrısı nedenleri arasında yer alan aneminin en sık nedenini DEA oluşturmaktadır. Günümüzde toplumun bu iki önemli sağlık sorununun birbirleri ile ilişkisinin araştırıldığı az sayıda ve farklı sonuçların elde edildiği çalışmalar mevcuttur. Biz de buradan yola çıkarak migren ve EGTBA hastalarının demografik özelliklerini tanımlamak, hastalık süresi, baş ağrısı atak sıklık ve şiddeti ile hematolojik parametrelerden özellikle DEA ile ilişkili parametreler arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçladık.
Migren prevalansının yaşa ve cinsiyete göre değiştiği, erişkin kadınlarda erkeklere oranla daha sık rastlandığı bilinmektedir. Bu farklılığın altında yatan temel mekanizmalardan birinin hormonlarla ilişkili olabileceği belirtilmektedir (10). Seks hormonları başta olmak üzere hipotalamo hipofizer hormonlar özellikle migren ve diğer baş ağrılarının patogenezinde önemli rol oynamaktadırlar (47).
GTBA prevalansının da kadınlarda erkeklere oranla daha fazla olduğu gösterilmiştir (45). Bizim çalışmamızda, Migren grubunun %89,4ü kadın, %10,6sı erkek, EGTBA hastalarının ise %78,3ü kadın, %21,7si erkekti.
Benzer şekilde, kadın cinsiyette GTBAlarının daha sık görülmesi (45), GTBA patogenezinde myofasial mekanizmalar ve bunların üzerinde rol oynayan hormonlar, stressör faktörler, serotonin düzeyleri, olumsuz yaşam koşulları gibi faktörleri akla getirmektedir. Bu faktörler ayrı ayrı ve birbirleri ile etkileşerek etki göstermektedir. Örneğin, seks hormonlarındaki değişiklikler ile serotonin düzeyi ve serotonin reseptörleri arasında ilişki araştırılmış, östrojenin plazma ve platelet serotonin düzeylerinde artışa yol açtığı gösterilmiştir (48).
Migren görülme sıklığı 40 yaşına kadar bir artış göstermekte ve ileri yaşlara doğru sıklığı azalmaktadır (49). GTBAlarında ise prevalansın 20-50 yaşlar arasında maksimum düzeyde olduğu, her iki cinsiyette de yaşla birlikte azaldığı bildirilmiştir (50). Çalışmamızda migren hastalarının yaş ortalaması 37, EGTBA hastalarının 40 olarak saptanırken, 50 yaşından sonra görülme sıklığının hem migren hem EGTBA grubunda azaldığı tespit edildi. Bu bulgular genel olarak literatürdeki verilerle uyumlu idi. Bu durum yaşın ilerlemesi ile birlikte epizodik
46



46. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Migren ve gerilim tipi başağrılı hastalarda randomize kontrollü blink refleks - Sayfa 33
Gerilim tipi baş ağrıları epizodik ve kronik olmak üzere iki tipe ayrılmaktadır. Epizodik baş ağrıları ise sık ve seyrek olarak sınıflandırılabilir (Ewans R.W. 2005) Sık karşılaşılan tip EGTBA olup görülme sıklığı yaklaşık %30 dur (İ.Ü.Cerrahpaşa Tıp. Fak. Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri 2002) Fiziksel ve psikososyal stres, menstrüasyon, postür bozuklukları, anksiyete, depresyon ve somatoform boz...

46. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

ağrısı
migren
gtba
egtba
akla
ilişki


46. SAYFA ICERIGI

TARTIŞMA
Baş ağrısı toplumun büyük bölümünü etkileyerek iş gücü kaybına yol açan önemli bir sağlık sorunudur. Baş ağrısı nedenleri arasında yer alan aneminin en sık nedenini DEA oluşturmaktadır. Günümüzde toplumun bu iki önemli sağlık sorununun birbirleri ile ilişkisinin araştırıldığı az sayıda ve farklı sonuçların elde edildiği çalışmalar mevcuttur. Biz de buradan yola çıkarak migren ve EGTBA hastalarının demografik özelliklerini tanımlamak, hastalık süresi, baş ağrısı atak sıklık ve şiddeti ile hematolojik parametrelerden özellikle DEA ile ilişkili parametreler arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçladık.
Migren prevalansının yaşa ve cinsiyete göre değiştiği, erişkin kadınlarda erkeklere oranla daha sık rastlandığı bilinmektedir. Bu farklılığın altında yatan temel mekanizmalardan birinin hormonlarla ilişkili olabileceği belirtilmektedir (10). Seks hormonları başta olmak üzere hipotalamo hipofizer hormonlar özellikle migren ve diğer baş ağrılarının patogenezinde önemli rol oynamaktadırlar (47).
GTBA prevalansının da kadınlarda erkeklere oranla daha fazla olduğu gösterilmiştir (45). Bizim çalışmamızda, Migren grubunun %89,4ü kadın, %10,6sı erkek, EGTBA hastalarının ise %78,3ü kadın, %21,7si erkekti.
Benzer şekilde, kadın cinsiyette GTBAlarının daha sık görülmesi (45), GTBA patogenezinde myofasial mekanizmalar ve bunların üzerinde rol oynayan hormonlar, stressör faktörler, serotonin düzeyleri, olumsuz yaşam koşulları gibi faktörleri akla getirmektedir. Bu faktörler ayrı ayrı ve birbirleri ile etkileşerek etki göstermektedir. Örneğin, seks hormonlarındaki değişiklikler ile serotonin düzeyi ve serotonin reseptörleri arasında ilişki araştırılmış, östrojenin plazma ve platelet serotonin düzeylerinde artışa yol açtığı gösterilmiştir (48).
Migren görülme sıklığı 40 yaşına kadar bir artış göstermekte ve ileri yaşlara doğru sıklığı azalmaktadır (49). GTBAlarında ise prevalansın 20-50 yaşlar arasında maksimum düzeyde olduğu, her iki cinsiyette de yaşla birlikte azaldığı bildirilmiştir (50). Çalışmamızda migren hastalarının yaş ortalaması 37, EGTBA hastalarının 40 olarak saptanırken, 50 yaşından sonra görülme sıklığının hem migren hem EGTBA grubunda azaldığı tespit edildi. Bu bulgular genel olarak literatürdeki verilerle uyumlu idi. Bu durum yaşın ilerlemesi ile birlikte epizodik
46

İlgili Kaynaklar







single.php