Niyet hadisi: Tahric ve Tahlil -Buhâri varyantları-


























































































71
Mlik ve İbn Battal bu görüştedir. İmam-ı Mlikin şu örneği niyet olmaksızın geçerli olan ibadetlerdendir. Haricler insanlardan zekatı zorla kaba kuvvetle alsalar kendisinden zekatı alınanların zekatları geçerlidir, çünkü Hz. Ebubekir ve sahabelerden bir kısmı Ehl-i Riddeden (zekat vermeyi reddedenlerden) zekatı zorla almışlardır. Eğer onların verdikleri geçerli olmasaydı bu şekilde onların zakatı alınmazdı. İbn Battal, İmam Mlike muhalefet edenler, hadsi umumi saymışlardır. Buna göre eğer Hariciler zekatı zorla alırlarsa o kimselerden alınan şey o kimseyi zekat mesuliyetinden kurtamaz. demiştir.158
Ulema, zalim yöneticinin zekatı almasının zekat mükellefleri için geçerli olduğuna dair icma etmiştir. Hariciler de zalim imam gibidir. Çünkü onlar ehli kıbleden ve tevhide şehadet edenlerdendir. Hz. Eb Bekire gelince ehl-i riddeden zekatı almakla yetinmedi. Bilakis onlarla savaştı, mallarını ganimet olarak aldı, küfürleri sebebiyle onları esr aldı. Eğer sadece zekat almayı isteseydi, aldığı fazla malları geri verirdi.159
4.6.4.4. Talk, Köle zdı ve Zıhar Konularında Çıkarılan Hükümler
Bu konularda çıkarılan hükümler şunlardır:
Birinci hüküm: Buveytde -Ravynnin Kadı Ebit Tayyibden naklettiği gibi- İmam Şfi şöyle söylemiştir: Kim talkı, zıharı ve köle azadını sarih lafızlarla söylerse, eğer niyet etmemişse kendisiyle Allah teala katında bu talk, zıhar ve köle azad geçerli olmaz, ancak hüküm bakımından geçerlidir.
İkinci hüküm: Bir adam başkası (yabancı) zannederek karısına sen boşsun derse, bu talk mahalline rast geldiği için karısını boşamış olur, bunun aksinde ulemanın tereddüdü vardır: Niyetin kaynağını mı yoksa talkın gerçekleşme mahallinin bulunmamasını mı dikkate alacaklar? Eğer bir kişi kölesine, onu yabancı zannederek sen hürsün derse o azad olmuş olur. Bunun tersinde bahsettiğimiz tereddüd mevcuttur.
Üçüncü hüküm: Bir kimse, yabancı bir kadının kendisine mübah olduğunu zannederek o yabancı kadınla beraber olursa günah işlemiş olur. O kadınla karısı veya cariyesi olduğunu zannederek beraber olursa ona herhangi bir günah yoktur. Aynı şekilde haram olduğunu zannederek helal olan bir şey içerse günah işlemiş olur, aksinde günah olmaz.
Dördüncü hüküm: Hattb bu hadsten şu hükmü çıkarmıştır: Bir kimse mutlak olarak talk kelimesini kullanarak yaptığı boşamada, talk haklarından kaç tanesine niyet etmişse o kadar boşama gerçekleşmiş olur. Mesel karısına sen boşun diyen bir adam, bu sözünü söylerken üç talka niyet etmişse o kadar boşama gerçekleşir. Bu görüş, aynı zamanda İmam
158 Ayn, a.g.e., I, 39; Ayrıca bkz., Ksn, a.g.e., II, 40; İbnül-Hümm, a.g.e., I, 493; İbn bidn, a.g.e., II, 4, 14 -15; Meydn, a.g.e., I, 140.
159 Ayn, a.g.e., I, 39; Ayrıca bkz., Ksn, a.g.e., II, 40; İbnül-Hümm, a.g.e., I, 493; İbn bidn, a.g.e., II, 4, 14 -15; Meydn, a.g.e., I, 140.



79. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

kadı
imam
kimse
olan
buna
etmiştir


79. SAYFA ICERIGI

71
Mlik ve İbn Battal bu görüştedir. İmam-ı Mlikin şu örneği niyet olmaksızın geçerli olan ibadetlerdendir. Haricler insanlardan zekatı zorla kaba kuvvetle alsalar kendisinden zekatı alınanların zekatları geçerlidir, çünkü Hz. Ebubekir ve sahabelerden bir kısmı Ehl-i Riddeden (zekat vermeyi reddedenlerden) zekatı zorla almışlardır. Eğer onların verdikleri geçerli olmasaydı bu şekilde onların zakatı alınmazdı. İbn Battal, İmam Mlike muhalefet edenler, hadsi umumi saymışlardır. Buna göre eğer Hariciler zekatı zorla alırlarsa o kimselerden alınan şey o kimseyi zekat mesuliyetinden kurtamaz. demiştir.158
Ulema, zalim yöneticinin zekatı almasının zekat mükellefleri için geçerli olduğuna dair icma etmiştir. Hariciler de zalim imam gibidir. Çünkü onlar ehli kıbleden ve tevhide şehadet edenlerdendir. Hz. Eb Bekire gelince ehl-i riddeden zekatı almakla yetinmedi. Bilakis onlarla savaştı, mallarını ganimet olarak aldı, küfürleri sebebiyle onları esr aldı. Eğer sadece zekat almayı isteseydi, aldığı fazla malları geri verirdi.159
4.6.4.4. Talk, Köle zdı ve Zıhar Konularında Çıkarılan Hükümler
Bu konularda çıkarılan hükümler şunlardır:
Birinci hüküm: Buveytde -Ravynnin Kadı Ebit Tayyibden naklettiği gibi- İmam Şfi şöyle söylemiştir: Kim talkı, zıharı ve köle azadını sarih lafızlarla söylerse, eğer niyet etmemişse kendisiyle Allah teala katında bu talk, zıhar ve köle azad geçerli olmaz, ancak hüküm bakımından geçerlidir.
İkinci hüküm: Bir adam başkası (yabancı) zannederek karısına sen boşsun derse, bu talk mahalline rast geldiği için karısını boşamış olur, bunun aksinde ulemanın tereddüdü vardır: Niyetin kaynağını mı yoksa talkın gerçekleşme mahallinin bulunmamasını mı dikkate alacaklar? Eğer bir kişi kölesine, onu yabancı zannederek sen hürsün derse o azad olmuş olur. Bunun tersinde bahsettiğimiz tereddüd mevcuttur.
Üçüncü hüküm: Bir kimse, yabancı bir kadının kendisine mübah olduğunu zannederek o yabancı kadınla beraber olursa günah işlemiş olur. O kadınla karısı veya cariyesi olduğunu zannederek beraber olursa ona herhangi bir günah yoktur. Aynı şekilde haram olduğunu zannederek helal olan bir şey içerse günah işlemiş olur, aksinde günah olmaz.
Dördüncü hüküm: Hattb bu hadsten şu hükmü çıkarmıştır: Bir kimse mutlak olarak talk kelimesini kullanarak yaptığı boşamada, talk haklarından kaç tanesine niyet etmişse o kadar boşama gerçekleşmiş olur. Mesel karısına sen boşun diyen bir adam, bu sözünü söylerken üç talka niyet etmişse o kadar boşama gerçekleşir. Bu görüş, aynı zamanda İmam
158 Ayn, a.g.e., I, 39; Ayrıca bkz., Ksn, a.g.e., II, 40; İbnül-Hümm, a.g.e., I, 493; İbn bidn, a.g.e., II, 4, 14 -15; Meydn, a.g.e., I, 140.
159 Ayn, a.g.e., I, 39; Ayrıca bkz., Ksn, a.g.e., II, 40; İbnül-Hümm, a.g.e., I, 493; İbn bidn, a.g.e., II, 4, 14 -15; Meydn, a.g.e., I, 140.

İlgili Kaynaklar







single.php