rağmen karaciğer hastalığına dair bir gösterge olarak daha az spesifiktir. Bunun nedeni normalde ASTnin karaciğerde olduğu kadar kasta ve beyin dokusunda da bulunmasıdır. Karaciğer hastalığı dışında erken evre miyokardiyal enfarktüs gibi durumlarda da yüksek AST düzeyleri ortaya çıkabilir.
Kronik HCV enfeksiyonu olan ancak tedavi görmemiş hastaların %30u normal veya minimum düzeyde yüksek ALT düzeylerine sahiptirler (9,10). Serum ALT aktivitesinin normal düzeylerini tam olarak tanımlamak, hepatit C enfeksiyonunu izleme ve takip çalışmaları için büyük önem taşımaktadır. Buna bağlı olarak günümüzde birçok yeni çalışma, normal ALT referans aralığının tanımlandığı önceki değerlerin, klinik olarak doğru olup olmadığını sorgulamaktadır (7,8). Yani, günümüzde serum ALT için kabul görmüş normal sınırların gözden geçirilmesi gerektiği öne sürülmektedir Bu hastalarda, yüksek ALT aktivitesi olan hastalara kıyasla hastalığın aktivitesi belirgin ölçüde daha hafif ve siroza ilerlemenin daha yavaş olduğu ileri sürülmektedir (9). Asıl soru, ALT düzeyi normal veya hafif yüksek olan hastaların, yüksek ALT düzeyine sahip kronik hepatit C hastalarından klinik ve histopatolojik farklılık gösterip göstermeyeceği, eğer bir farklılık varsa bu farklıkların hangi düzeylerde ortaya çıkacağını belirlemektir. Ancak, mevcut literatürde aminotransferaz düzeyi sürekli olarak normal olan kişilerin karaciğer biyopsisinde çok az fibrozlu veya fibrozsuz, hafif şiddette hastalık olduğu, çok az sayıda hastanın ise önemli fibroza ve sirozun görüldüğü belirtilmektedir (11,12). Transaminaz düzeyi normal seyreden hastalar başlangıçta tedavi edilmemiş, ancak bunların bazılarında takipte karaciğerde ciddi hasarın oluştuğu, hastalığın ilerlediği ve yaşam kalitesinin bozulduğuna dair önemli kanıtlar tesbit edilmiştir (12). ALT düzeyleri normal olan hastaların tedavisi için kaygı duyulan ana unsur, ilaçların yan etki potansiyeli ve tedaviden sonra hastaların çoğunluğunun (%58) ALT düzeyinde artış gözlenmesidir; bu durum, viral klirens sağlanamayan kişilerde tedavinin, aslında hastalığın daha da kötüleşmesi olasılığını ortaya çıkardığıda öne sürülmektedir (13). Ancak karşı görüş bildiren bazı yazarlarda; kronik hepatit C
3



11. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

tabs_sener_yagiz_191898 - Sayfa
...


11. SAYFA ICERIGI

rağmen karaciğer hastalığına dair bir gösterge olarak daha az spesifiktir. Bunun nedeni normalde ASTnin karaciğerde olduğu kadar kasta ve beyin dokusunda da bulunmasıdır. Karaciğer hastalığı dışında erken evre miyokardiyal enfarktüs gibi durumlarda da yüksek AST düzeyleri ortaya çıkabilir.
Kronik HCV enfeksiyonu olan ancak tedavi görmemiş hastaların %30u normal veya minimum düzeyde yüksek ALT düzeylerine sahiptirler (9,10). Serum ALT aktivitesinin normal düzeylerini tam olarak tanımlamak, hepatit C enfeksiyonunu izleme ve takip çalışmaları için büyük önem taşımaktadır. Buna bağlı olarak günümüzde birçok yeni çalışma, normal ALT referans aralığının tanımlandığı önceki değerlerin, klinik olarak doğru olup olmadığını sorgulamaktadır (7,8). Yani, günümüzde serum ALT için kabul görmüş normal sınırların gözden geçirilmesi gerektiği öne sürülmektedir Bu hastalarda, yüksek ALT aktivitesi olan hastalara kıyasla hastalığın aktivitesi belirgin ölçüde daha hafif ve siroza ilerlemenin daha yavaş olduğu ileri sürülmektedir (9). Asıl soru, ALT düzeyi normal veya hafif yüksek olan hastaların, yüksek ALT düzeyine sahip kronik hepatit C hastalarından klinik ve histopatolojik farklılık gösterip göstermeyeceği, eğer bir farklılık varsa bu farklıkların hangi düzeylerde ortaya çıkacağını belirlemektir. Ancak, mevcut literatürde aminotransferaz düzeyi sürekli olarak normal olan kişilerin karaciğer biyopsisinde çok az fibrozlu veya fibrozsuz, hafif şiddette hastalık olduğu, çok az sayıda hastanın ise önemli fibroza ve sirozun görüldüğü belirtilmektedir (11,12). Transaminaz düzeyi normal seyreden hastalar başlangıçta tedavi edilmemiş, ancak bunların bazılarında takipte karaciğerde ciddi hasarın oluştuğu, hastalığın ilerlediği ve yaşam kalitesinin bozulduğuna dair önemli kanıtlar tesbit edilmiştir (12). ALT düzeyleri normal olan hastaların tedavisi için kaygı duyulan ana unsur, ilaçların yan etki potansiyeli ve tedaviden sonra hastaların çoğunluğunun (%58) ALT düzeyinde artış gözlenmesidir; bu durum, viral klirens sağlanamayan kişilerde tedavinin, aslında hastalığın daha da kötüleşmesi olasılığını ortaya çıkardığıda öne sürülmektedir (13). Ancak karşı görüş bildiren bazı yazarlarda; kronik hepatit C
3

İlgili Kaynaklar







single.php