Konjonktivaya kan damlasının sıçramasıyla ilgili bir bulaş olduğu konusunda bir olgu sunumu olmasına rağmen, Hepatit C virüsü enfeksiyonunun müköz membran veya bütünlüğü bozulmuş cilt ile temas sonucu bulaştığı kanıtlanmamıştır (43).
2. Kan ve Kan Ürünleri Transfüzyonu
Hepatit C virusunun keşfinden önce, bazı ülkelerde transfüzyona bağlı bu enfeksiyonun prevalansı yüksekti. Transfüzyonla ilişkili anti-HCV insidansı İngiltere’de %0.5, ABD’de %3-4, Tayvan’da %13 oranında bildirilmiştir (42). Kan donörlerinin anti-HCV ile test edilmesi transfüzyona bağlı HCV enfeksiyonunun sıklığını azaltmıştır. HCV tek kullanımlık olmayan injektörlerin ve akapunkturun kullanılması ile iyatrojenik olarak da bulaştırılabilir. Mısırda endemik olarak bulunan şistozomiyazis enfeksiyonunun tedavisi sırasında uygulanan aşılama esnasında kontamine iğnelerin diğer hastalara kullanılması önemli bir bulaş yolu olmuştur (37).
Pıhtılaşma faktörlerinin ısıya duyarlı olması nedeniyle, viral inaktivasyon uygulanmamış plazma konsantrelerinin hemofili A, hemofili B ve von Willebrand hastalığı gibi sık kan ve kan ürünü transfüzyonuna ihtiyaç gösteren hastalara kullanılmasıyla anti-HCV sıklığı bu grup hastalarda %84-100 gibi çok yüksek oranlarda tespit edilmiştir (44). Kontamine anti-D immunglobulini uygulanan kadınlarda da HCV salgını bildirilmiştir (45). Günümüzde kan ve kan ürünleri HCV açısından serolojik olarak tetkiki, monoklonal ve rekombinant faktör konsantrelerinin kullanımı bulaşma riskini en aza indirmiştir.
3. Nosokomiyal Bulaşma
Hepatit C virusünün hastane ortamından bulaşması nosokomiyal bulaşma olarak tanımlanır ve genellikle HCV ile kontamine kan, kan ürünleri veya enfekte
10



18. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

tabs_sener_yagiz_191898 - Sayfa
...


18. SAYFA ICERIGI

Konjonktivaya kan damlasının sıçramasıyla ilgili bir bulaş olduğu konusunda bir olgu sunumu olmasına rağmen, Hepatit C virüsü enfeksiyonunun müköz membran veya bütünlüğü bozulmuş cilt ile temas sonucu bulaştığı kanıtlanmamıştır (43).
2. Kan ve Kan Ürünleri Transfüzyonu
Hepatit C virusunun keşfinden önce, bazı ülkelerde transfüzyona bağlı bu enfeksiyonun prevalansı yüksekti. Transfüzyonla ilişkili anti-HCV insidansı İngiltere’de %0.5, ABD’de %3-4, Tayvan’da %13 oranında bildirilmiştir (42). Kan donörlerinin anti-HCV ile test edilmesi transfüzyona bağlı HCV enfeksiyonunun sıklığını azaltmıştır. HCV tek kullanımlık olmayan injektörlerin ve akapunkturun kullanılması ile iyatrojenik olarak da bulaştırılabilir. Mısırda endemik olarak bulunan şistozomiyazis enfeksiyonunun tedavisi sırasında uygulanan aşılama esnasında kontamine iğnelerin diğer hastalara kullanılması önemli bir bulaş yolu olmuştur (37).
Pıhtılaşma faktörlerinin ısıya duyarlı olması nedeniyle, viral inaktivasyon uygulanmamış plazma konsantrelerinin hemofili A, hemofili B ve von Willebrand hastalığı gibi sık kan ve kan ürünü transfüzyonuna ihtiyaç gösteren hastalara kullanılmasıyla anti-HCV sıklığı bu grup hastalarda %84-100 gibi çok yüksek oranlarda tespit edilmiştir (44). Kontamine anti-D immunglobulini uygulanan kadınlarda da HCV salgını bildirilmiştir (45). Günümüzde kan ve kan ürünleri HCV açısından serolojik olarak tetkiki, monoklonal ve rekombinant faktör konsantrelerinin kullanımı bulaşma riskini en aza indirmiştir.
3. Nosokomiyal Bulaşma
Hepatit C virusünün hastane ortamından bulaşması nosokomiyal bulaşma olarak tanımlanır ve genellikle HCV ile kontamine kan, kan ürünleri veya enfekte
10

İlgili Kaynaklar







single.php