Doğal Seyir
Epidemiyolojik ve klinik verilere göre, HCV tüm dünyada kronik hepatit, siroz ve Hepatosellüler Karsinoma’nın (HSK) en önemli sebeplerinden bir tanesidir. Karaciğer transplatasyonu indikasyonları içinde ilk sıralarda yer almaktadır (83,84). Ülkemizde anti-HCV pozitifliği %0.5-1.8 civarında olmasına rağmen, kronik hepatit ve siroz havuzunda HCV’nin kapsadığı yer giderek artmaktadır (85). HCV’nin yüksek oranlardaki kronikleşmesi bu duruma yol açmaktadır. Hastalıkların doğal seyrinin bilinmesi, hastaların doğru bilgilerle aydınlatılmasını, hasta ve hastalığın tedavisi için doğru kararlar verilmesini sağlayacaktır. Kronik hepatitis Cde serum ALT düzeyleri iki şekilde karakterize olur; ilk ve daha sık rastlanan grupta ALT düzeyleri sürekli yüksektir ancak bu grupta dikkat çeken önemli bir özellik bu yüksek seviyenin ondülasyon göstermesir. İkinci gruptaysa devamlı normal ALT düzeyine sahip olan hastalar vardır ve bunların oranı yaklaşık %30dur (10,11,12). Özellikle HCV gibi on yıllar süren, kronikleşme oranı yüksek bir enfeksiyon için hastalığın doğal seyrinin bilinmesi daha da önem kazanmaktadır. Bu enfeksiyonunun doğal seyrinde 10 hatta 20 yıllık takipler bile yeterli olmayabilir.
“Non-A non-B” hepatiti ilk tanındığında A ve B tipi viral hepatitlerin tipik özelliklerinden yoksun selim bir hastalık olarak tanımlandı (86). Daha sonra “non-A, non-B” hepatitinin sağlık çalışanlarında iğne batması ile ilişkili bulunması ve insanlardan şempanzelere deneysel olarak bulaştırılabilmesi ile hastalığın A ve B hepatitlerinden farklı olduğu kanısına varıldı (24,87). Bu patojenin HCV olduğu 15 yıl sonra anlaşıldı (14). Sonraki çalışmalarda enfekte hastaların %50’sinde transaminazların yüksek seyrettiği halde semptomsuz oldukları gösterildi. Daha sonra yapılan biyopsi çalışmalarında semptomsuz hastaların %20’sinde orta ile ciddi derecede fibrozis veya siroz bulunduğu tespit edildi. “Non-A, non-B” hepatitinin HSK ile ilişkilendirilmesi ile endişeler arttı ve bu ilişki daha sonra birçok çalışma ile kanıtlandı (88,89).
16



24. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

tabs_sener_yagiz_191898 - Sayfa
...


24. SAYFA ICERIGI

Doğal Seyir
Epidemiyolojik ve klinik verilere göre, HCV tüm dünyada kronik hepatit, siroz ve Hepatosellüler Karsinoma’nın (HSK) en önemli sebeplerinden bir tanesidir. Karaciğer transplatasyonu indikasyonları içinde ilk sıralarda yer almaktadır (83,84). Ülkemizde anti-HCV pozitifliği %0.5-1.8 civarında olmasına rağmen, kronik hepatit ve siroz havuzunda HCV’nin kapsadığı yer giderek artmaktadır (85). HCV’nin yüksek oranlardaki kronikleşmesi bu duruma yol açmaktadır. Hastalıkların doğal seyrinin bilinmesi, hastaların doğru bilgilerle aydınlatılmasını, hasta ve hastalığın tedavisi için doğru kararlar verilmesini sağlayacaktır. Kronik hepatitis Cde serum ALT düzeyleri iki şekilde karakterize olur; ilk ve daha sık rastlanan grupta ALT düzeyleri sürekli yüksektir ancak bu grupta dikkat çeken önemli bir özellik bu yüksek seviyenin ondülasyon göstermesir. İkinci gruptaysa devamlı normal ALT düzeyine sahip olan hastalar vardır ve bunların oranı yaklaşık %30dur (10,11,12). Özellikle HCV gibi on yıllar süren, kronikleşme oranı yüksek bir enfeksiyon için hastalığın doğal seyrinin bilinmesi daha da önem kazanmaktadır. Bu enfeksiyonunun doğal seyrinde 10 hatta 20 yıllık takipler bile yeterli olmayabilir.
“Non-A non-B” hepatiti ilk tanındığında A ve B tipi viral hepatitlerin tipik özelliklerinden yoksun selim bir hastalık olarak tanımlandı (86). Daha sonra “non-A, non-B” hepatitinin sağlık çalışanlarında iğne batması ile ilişkili bulunması ve insanlardan şempanzelere deneysel olarak bulaştırılabilmesi ile hastalığın A ve B hepatitlerinden farklı olduğu kanısına varıldı (24,87). Bu patojenin HCV olduğu 15 yıl sonra anlaşıldı (14). Sonraki çalışmalarda enfekte hastaların %50’sinde transaminazların yüksek seyrettiği halde semptomsuz oldukları gösterildi. Daha sonra yapılan biyopsi çalışmalarında semptomsuz hastaların %20’sinde orta ile ciddi derecede fibrozis veya siroz bulunduğu tespit edildi. “Non-A, non-B” hepatitinin HSK ile ilişkilendirilmesi ile endişeler arttı ve bu ilişki daha sonra birçok çalışma ile kanıtlandı (88,89).
16

İlgili Kaynaklar







single.php