açıkta kalmaktadır. Menopoz sonrası endometriyum tek tabaka küboidal hücreler içeren ince bir kapsül seklindedir ve buraya açılan spiral arterioller daha korunmasız ve dış etmenlere karsı daha açık bir pozisyondadır. Buna bağlı olarak menopozal dönemde zaman zaman bu atrofik değisimlerden dolayı kanamalar olabilmektedir (32, 33).
Endometrial atrofisi olan kadınlar çoğunlukla yaklaşık 10 yıldır menopozdadırlar ve endometriyal biyopsi sıklıkla yetersiz doku veya yalnızca kan ve mukus sonucunu verir ve biyopsi sonrası genellikle kanama eşlik etmez. Sonohisterografide endometrium ince ve düzenlidir. Histeroskopide ise endometrium düz ve soluk renkte izlenir.
2.3.2. Endometrial Hiperplaziler
Endometriyal hiperplazi, endometriyal stroma ve bezlerin fizyolojik durumunun abartılı şekli ile karsinoma in situ arasında değişiklik gösteren biyolojik ve morfolojik farklılaşma sürecini yansıtır. Klinik olarak ciddi hiperplaziler sıklıkla progesteron yokluğunda uzun süre östrojen uyarısı sonucu oluşan proliferatif endometriyum zemininde gelişir. Endometriyal hiperplaziler anormal uterus kanamasına sebep olabilmeleri, östrojen üreten tümörlerle birlikte görülebilmeleri, hormonal tedavi sonucu oluşabilmeleri ve endometriyal kanser ile birlikte ya da öncesinde bulunabilmeleri nedeniyle klinik olarak önemlidirler (34).
Perimenopozal dönemde 14 mmnin üzerinde ölçülen endometriyumun daha ileri yöntemlerle değerlendirilmesi gerekirken, postmenopozal dönemde 5 mmnin üzerinde ölçülen endometriyum anormal kabul edilmelidir. Hiperplazinin fokal yada global olmasına bakılmaksızın endometrium hemen daima asimetriktir. World Health Organisation (WHO)nun onayladığı endometriyal hiperplaziye yönelik en son klasifikasyon iki özelliğe dayanır. 1) Endometriumun glandular/stromal oranı basit ve kompleks olarak tanımladığı
yapısal özelliği 2) Nükleer atipi varlığı veya yokluğu.



22. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Endometriyal patolojilerin tespitinde invitro toluidine mavisi uygulamasının tanıya etkisi - Sayfa 22
2.3.4. Endometriyal Hiperplazi Endometriyal hiperplazi, endometriyal stroma ve bezlerin, fizyolojik durumunun abartılı şekli ile karsinoma insitu arasında değişiklik gösteren biyolojik ve morfolojik farklılaşma spektrumunu tanımlar. Klinik olarak ciddi hiperplaziler sıklıkla progestin etkisi yokluğunda uzun süre östrojen uyarısı sonucu oluşan (Unoppose estrogen effect), proliferatif endometriyum ...
Endometriyal kanser vakalarında preoperatif dilatasyon-küretaj, intraoperatif frozen kesit tanı ve postoperatif nihai patoloji sonuçlarının karşılaştırılması - Sayfa 22
2.2. Endometrium Kanserinin Fizyopatolojisi Endometrium kanserlerinin oluşumunda, endometriumun östrojen ve progesteron reseptörlerinin yoğunluğu ve dokunun uzun süre karşılanmamış östrojene maruz kalması önemli rol oynamaktadır (35-38) Endometrium kanserlerinin histolojik tipleri ve hormonoterapiye yanıt vermeleri, tümör hücrelerinin reseptör sayılarına bağlıdır. Diferansiye hücrelerden oluşan ...
Endometrial hiperplazi oluşturulan ratlarda letrozol, metformin ve progesteron etkilerinin karşılaştırılması - Sayfa 50
5. TARTIŞMA Endometrial hiperplaziler; progestagenlerle karşılanmamış östrojenik uyarıya bağlı olarak endometrial gland ve stromada oluşan morfolojik ve biyolojik değişikliklerdir. Bu lezyonlardan bazıları spontan olarak veya medikal tedaviyle normale döner, bir kısmı hiperplazi olarak kalır ve çok az bir kısmı ise endometrial adenokarsinoma dönüşür, hatta son yıllarda yapılan çalışmalar basit at...

22. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

atipi
kanama
hiperplaziler
hiperplazi
anormal
östrojen


22. SAYFA ICERIGI

açıkta kalmaktadır. Menopoz sonrası endometriyum tek tabaka küboidal hücreler içeren ince bir kapsül seklindedir ve buraya açılan spiral arterioller daha korunmasız ve dış etmenlere karsı daha açık bir pozisyondadır. Buna bağlı olarak menopozal dönemde zaman zaman bu atrofik değisimlerden dolayı kanamalar olabilmektedir (32, 33).
Endometrial atrofisi olan kadınlar çoğunlukla yaklaşık 10 yıldır menopozdadırlar ve endometriyal biyopsi sıklıkla yetersiz doku veya yalnızca kan ve mukus sonucunu verir ve biyopsi sonrası genellikle kanama eşlik etmez. Sonohisterografide endometrium ince ve düzenlidir. Histeroskopide ise endometrium düz ve soluk renkte izlenir.
2.3.2. Endometrial Hiperplaziler
Endometriyal hiperplazi, endometriyal stroma ve bezlerin fizyolojik durumunun abartılı şekli ile karsinoma in situ arasında değişiklik gösteren biyolojik ve morfolojik farklılaşma sürecini yansıtır. Klinik olarak ciddi hiperplaziler sıklıkla progesteron yokluğunda uzun süre östrojen uyarısı sonucu oluşan proliferatif endometriyum zemininde gelişir. Endometriyal hiperplaziler anormal uterus kanamasına sebep olabilmeleri, östrojen üreten tümörlerle birlikte görülebilmeleri, hormonal tedavi sonucu oluşabilmeleri ve endometriyal kanser ile birlikte ya da öncesinde bulunabilmeleri nedeniyle klinik olarak önemlidirler (34).
Perimenopozal dönemde 14 mmnin üzerinde ölçülen endometriyumun daha ileri yöntemlerle değerlendirilmesi gerekirken, postmenopozal dönemde 5 mmnin üzerinde ölçülen endometriyum anormal kabul edilmelidir. Hiperplazinin fokal yada global olmasına bakılmaksızın endometrium hemen daima asimetriktir. World Health Organisation (WHO)nun onayladığı endometriyal hiperplaziye yönelik en son klasifikasyon iki özelliğe dayanır. 1) Endometriumun glandular/stromal oranı basit ve kompleks olarak tanımladığı
yapısal özelliği 2) Nükleer atipi varlığı veya yokluğu.

İlgili Kaynaklar







single.php