bulunmuştur. HSde myomlar için sensitivitesi % 94,1, spesifisitesi % 96,5, PPD % 88,9, NPD % 98,2 olarak hesaplanmıştır.
Towbin ve arkadaşlarının çalışmasında HS özellikle intrakaviter lezyonları tespitte TvUSGden üstündür. Geçmişte yapılan çalışmalar TvUSGnin tarama amaçlı kullanılması fakat HS ve ardından örneklemenin teşhisi kesinleştirmek için yapılması gerektiği şeklindedir. TvUSGnin etkinliği SIS ile artırılsa bile, HSnin intrakaviter lezyonları teşhiste gerekli olduğuna inanılmaktadır (134). Garuti ve ark.nın AUK olan 1500 kadının HS değerlendirilmesinde, histopatoloji ile doğrulanan endometrial polibi belirlemede sensitivite, spesifite, PPD, NPD sırasıyla %95,3, %95,4, %98,9 ve %81,7 bulunmuştur (135). Sonuçlarımızda HSnin, genel olarak anormal uterin kaviteyi saptamada sensivite, spesifitesi, PPD, NPDleri yapılan çalışmaları destekler nitelikte yüksek olarak saptanmıştır.
Saliha Altıparmak ve ark.nın Manisada 2009 yılında yapılan 510 kadında infertilite sıklığı ve infertil çiftlerde tedavi hizmeti kullanım sıklığı isimli çalışmada kadınların yaş dağılımını %33,8 8,1 olarak bulmuşlardır. Bu araştırmaya alınan kadınlarda primer infertil % 2, sekonder infertil % 2,5 olarak belirlenmiştir (136). Bunun sonucunda infertilite sıklığı toplumdan topluma değişkenlik göstermektedir. Bizim çalışmamızda infertilite nedenli başvuran 258 olgunun 63ü (% 24,4) 25-30 yaş, 80i (% 31) 30-35yaş aralığında olup; bu olguların 154 (% 59,7) primer infertilite, 104 (% 40,3) sekonder infertilite nedeniyle başvurmuştur. Sekonder infertil 104 olgunun 34ü (% 32,7), 154 primer infertil olgunun 46sı (% 29,9) 30-35 yaş aralığında bulunmuştur. Bu değişkenlik her toplumun sosyokültürel düzey, ekonomik ve demografik özellikleri ile ilişkili olabilir.
Gülhane Askeri Tıp Akademisinde 2007 yılında yapılan Tekrarlayan IVF başarısızlıklarında HS bulgularının değerlendirildiği çalışmada 24-35 yaş arası, infertiltilite süresi 3-8 yıl olan 145 hasta analiz edilmiştir. Olguların 23ünde endometrial polip, 14ünde intrauterin adezyon saptanmıştır. Olguların 108inde patoloji saptanmamıştır. Histopatolojik sonuçlarla değerlendirildiğinde 23 hastada polip, 2 olguda hiperplazi 1 olguda kronik endometrit saptanmıştır. Bununla birlikte ultrasonografinin operasyon sonrası bulgularla karşılaştırıldığında duyarlılığı HSye göre daha düşüktür (137). Rama Raju GA ve ark. tarafından yapılan çalışmada 255 hastaya ofis histeroskopi uygulanmış 32sinde (% 12,5) endometrial polip, 30unda



65. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Histeroskopinin anormal uterin kanama değerlendirmesindeki yeri - Sayfa 65
55 karşılaştırıldığında sensitivitesi %30, spesifitesi %90, PPD %43, NPD %84 olarak bulunmuştur. De Varies ve ark.’nın 2000 yılında yayınlanan çalışmasında polip ve submüköz myom gibi endometrial fokal patolojiler için sensitivite %60, spesifite %93, PPD %80, NPD %83 olarak bulunmuştur (79). Dijkhuizen ve ark.’nın 2000 yılında yayınlanan çalışmasında ise polip ve submüköz myom gibi endometrial pa...

65. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

endometrial
inde
polip
bulunmuştur
patoloji
sensitivite


65. SAYFA ICERIGI

bulunmuştur. HSde myomlar için sensitivitesi % 94,1, spesifisitesi % 96,5, PPD % 88,9, NPD % 98,2 olarak hesaplanmıştır.
Towbin ve arkadaşlarının çalışmasında HS özellikle intrakaviter lezyonları tespitte TvUSGden üstündür. Geçmişte yapılan çalışmalar TvUSGnin tarama amaçlı kullanılması fakat HS ve ardından örneklemenin teşhisi kesinleştirmek için yapılması gerektiği şeklindedir. TvUSGnin etkinliği SIS ile artırılsa bile, HSnin intrakaviter lezyonları teşhiste gerekli olduğuna inanılmaktadır (134). Garuti ve ark.nın AUK olan 1500 kadının HS değerlendirilmesinde, histopatoloji ile doğrulanan endometrial polibi belirlemede sensitivite, spesifite, PPD, NPD sırasıyla %95,3, %95,4, %98,9 ve %81,7 bulunmuştur (135). Sonuçlarımızda HSnin, genel olarak anormal uterin kaviteyi saptamada sensivite, spesifitesi, PPD, NPDleri yapılan çalışmaları destekler nitelikte yüksek olarak saptanmıştır.
Saliha Altıparmak ve ark.nın Manisada 2009 yılında yapılan 510 kadında infertilite sıklığı ve infertil çiftlerde tedavi hizmeti kullanım sıklığı isimli çalışmada kadınların yaş dağılımını %33,8 8,1 olarak bulmuşlardır. Bu araştırmaya alınan kadınlarda primer infertil % 2, sekonder infertil % 2,5 olarak belirlenmiştir (136). Bunun sonucunda infertilite sıklığı toplumdan topluma değişkenlik göstermektedir. Bizim çalışmamızda infertilite nedenli başvuran 258 olgunun 63ü (% 24,4) 25-30 yaş, 80i (% 31) 30-35yaş aralığında olup; bu olguların 154 (% 59,7) primer infertilite, 104 (% 40,3) sekonder infertilite nedeniyle başvurmuştur. Sekonder infertil 104 olgunun 34ü (% 32,7), 154 primer infertil olgunun 46sı (% 29,9) 30-35 yaş aralığında bulunmuştur. Bu değişkenlik her toplumun sosyokültürel düzey, ekonomik ve demografik özellikleri ile ilişkili olabilir.
Gülhane Askeri Tıp Akademisinde 2007 yılında yapılan Tekrarlayan IVF başarısızlıklarında HS bulgularının değerlendirildiği çalışmada 24-35 yaş arası, infertiltilite süresi 3-8 yıl olan 145 hasta analiz edilmiştir. Olguların 23ünde endometrial polip, 14ünde intrauterin adezyon saptanmıştır. Olguların 108inde patoloji saptanmamıştır. Histopatolojik sonuçlarla değerlendirildiğinde 23 hastada polip, 2 olguda hiperplazi 1 olguda kronik endometrit saptanmıştır. Bununla birlikte ultrasonografinin operasyon sonrası bulgularla karşılaştırıldığında duyarlılığı HSye göre daha düşüktür (137). Rama Raju GA ve ark. tarafından yapılan çalışmada 255 hastaya ofis histeroskopi uygulanmış 32sinde (% 12,5) endometrial polip, 30unda

İlgili Kaynaklar







single.php