(% 11,7) servikal stenoz, 12sinde (% 4,7) intrauterin adezyon ve 12sinde (%4,7) endometrial hiperplazi ve 8inde (% 3,1) uterus septus saptanmıştır(138). Bizim çalışmamızda olguların 64ünde endometrial polip, 8inde myom, 145inde uterin anomali, 4ünde adezyon saptanmıştır. Bizim bulgularımızın farklılığı hastaların hastaneye başvuru şekilleri, maddi imkanları, kendi şikayetlerinin farkındalığı, bireysel önemlilik düzeyi algısı ve fiziksel özellikleri ile ilişkili olmasından kaynaklanabilir. Yapılan bir çalışmada infertil 165 olgu HSG ve ofis histeroskopi karşılaştırmasında anormal uterin kavite saptanmasında HSG’nin sensitivitesi %46, spesifisitesi %85, PPD %65 ve NPD % 72 olarak saptanmıştır (139). Yine konuya ilişkin olarak HSG nin etkinliğini araştıran 300 kadından fazla sayıda yapılan çalışmada HSGnin sensivitesi % 98, spesifitesi %35, PPD %70, NPD %8dir. Yanlış tanı genellikle submüköz myomlarla poliplerin ayrımındaki güçlükten dolayı olmaktadır (140).
Bizim çalışmamızda olgulara şikayetleri açısından bakıldığında 40-49, 50-59 yaş aralığındaki olguların 25i (%46,3) postmenopozal kanama ile polikliniğimize başvurmuştur. Postmenopozal 95 olgunun yaş dağılımına bakıldığında 47si (% 49,5) 40-49 yaş, 38i (% 40) 50-59 yaş aralığındadır. Bu olguların 14ü meme karsinomu olup tamoksifen kullanımı nedenli takipte olan olgulardır. Şişli Etfal Hastanesinde 2005 yılında ‘Tamoksifen Kulllanan Meme Kanserli Hastaların Endometrium Patolojileri açısından Değerlendirilmesinde TVUSG, HS ve Endometrial biyopsinin yeri isimli çalışmada olguların demografik verileri ele alındığında 5 yıl tamoksifen kullanan yaş ortalaması 54,0 olarak bulunmuştur. (141)
Bizim çalışmamızda polip saptanan 65 (% 68,4), normal (endometrial atrofi, proliferatif değişiklik saptanan olgular normal kabul edilmiştir) 20 (%21,1), hiperplazi 9 (%9,5), myom 1(%1,1) olarak saptandı. Holst ve arkadaşlarının çalışmasında histopatolojik sonuçlara göre %45 endometrial atrofi, %10 proliferatif değişiklikler , %10 submuköz myom, %10 polip, %15 hiperplazi bulunmuştur. Burada önemli olan, patolojilerin dağılımından çok teşhise hızlı olarak ulaşabilmek, bunu yaparken de maliyet ve zaman açısından tasarruf sağlamaktır (142). Dijkhuizen ve arkadaşlarının, 1996 yılında yapmış oldukları çalışmada, premenopozal hastalar için cut-off değeri 5mm, postmenopozal hastalar için 3 mm alınmıştır. TvUSG nin endometrial patolojileri, özellikle de fokal anormallikleri değerlendirmede, tanı



66. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Ofis histeroskopinin anormal uterin kanama tanı ve tedevisindeki yeri - Sayfa 73
64 eksize edildi. Yüksek oranda endometrial anormallik tespit ettiğimiz olgulara, Perez MT. ve ark. bildirdiği gibi ofis histeroskopiyle, tek seferde ‘’gör ve tedavi et’’ prensibiyle yaklaşmış olduk (117,119). Benzer şekilde 2005 yılında K. Krishan, B Manash yayımladıkları makalede %47.34 (98/207) endometrial pozitif bulgu saptandığı savunulmuştur (2). Tanı anında tedavi yaptığımız olgulardan 37 ...
Histeroskopinin anormal uterin kanama değerlendirmesindeki yeri - Sayfa 68
58 submüköz myom gibi fokal lezyonlar için sensitivitesi %69, spesifitesi %100, PPD %100, NPD %89 olarak bulunmuştur. Endometrial biopsi fokal lezyonların %31’ini saptayamaz. D&C’nin yanlış negatif oranı %10 olarak bildirilmiştir (171). Bu özellikle polip ve submüközal myomlar için doğrudur. Postmenopozal kadınlarda malign olabileceklerinden poliplerin saptanması önemlidir. Anormal uterin kanamal...

66. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

normal
polip
histeroskopi
anormal
tvusg
premenopozal


66. SAYFA ICERIGI

(% 11,7) servikal stenoz, 12sinde (% 4,7) intrauterin adezyon ve 12sinde (%4,7) endometrial hiperplazi ve 8inde (% 3,1) uterus septus saptanmıştır(138). Bizim çalışmamızda olguların 64ünde endometrial polip, 8inde myom, 145inde uterin anomali, 4ünde adezyon saptanmıştır. Bizim bulgularımızın farklılığı hastaların hastaneye başvuru şekilleri, maddi imkanları, kendi şikayetlerinin farkındalığı, bireysel önemlilik düzeyi algısı ve fiziksel özellikleri ile ilişkili olmasından kaynaklanabilir. Yapılan bir çalışmada infertil 165 olgu HSG ve ofis histeroskopi karşılaştırmasında anormal uterin kavite saptanmasında HSG’nin sensitivitesi %46, spesifisitesi %85, PPD %65 ve NPD % 72 olarak saptanmıştır (139). Yine konuya ilişkin olarak HSG nin etkinliğini araştıran 300 kadından fazla sayıda yapılan çalışmada HSGnin sensivitesi % 98, spesifitesi %35, PPD %70, NPD %8dir. Yanlış tanı genellikle submüköz myomlarla poliplerin ayrımındaki güçlükten dolayı olmaktadır (140).
Bizim çalışmamızda olgulara şikayetleri açısından bakıldığında 40-49, 50-59 yaş aralığındaki olguların 25i (%46,3) postmenopozal kanama ile polikliniğimize başvurmuştur. Postmenopozal 95 olgunun yaş dağılımına bakıldığında 47si (% 49,5) 40-49 yaş, 38i (% 40) 50-59 yaş aralığındadır. Bu olguların 14ü meme karsinomu olup tamoksifen kullanımı nedenli takipte olan olgulardır. Şişli Etfal Hastanesinde 2005 yılında ‘Tamoksifen Kulllanan Meme Kanserli Hastaların Endometrium Patolojileri açısından Değerlendirilmesinde TVUSG, HS ve Endometrial biyopsinin yeri isimli çalışmada olguların demografik verileri ele alındığında 5 yıl tamoksifen kullanan yaş ortalaması 54,0 olarak bulunmuştur. (141)
Bizim çalışmamızda polip saptanan 65 (% 68,4), normal (endometrial atrofi, proliferatif değişiklik saptanan olgular normal kabul edilmiştir) 20 (%21,1), hiperplazi 9 (%9,5), myom 1(%1,1) olarak saptandı. Holst ve arkadaşlarının çalışmasında histopatolojik sonuçlara göre %45 endometrial atrofi, %10 proliferatif değişiklikler , %10 submuköz myom, %10 polip, %15 hiperplazi bulunmuştur. Burada önemli olan, patolojilerin dağılımından çok teşhise hızlı olarak ulaşabilmek, bunu yaparken de maliyet ve zaman açısından tasarruf sağlamaktır (142). Dijkhuizen ve arkadaşlarının, 1996 yılında yapmış oldukları çalışmada, premenopozal hastalar için cut-off değeri 5mm, postmenopozal hastalar için 3 mm alınmıştır. TvUSG nin endometrial patolojileri, özellikle de fokal anormallikleri değerlendirmede, tanı

İlgili Kaynaklar







single.php