değerinin düşük olduğunu ancak ilk basamak tanı methodu olarak kullanımının invaziv prosedürlere olan gereksinimi azaltacağı bildirilmiştir. Premenopozal hastalarda 8 mm ve postmenopozal hastalarda 2,5-4 mmyi cut off değer alan çalışmalar da vardır (143). Postmenopozal hastalarda endometrial kalınlık ölçümünde düşük değerlerin cut-off olarak alınması yalancı pozitiflik oranında düşüşe yol açmaktadır. Tam tersine bir kısım araştırmacı da endometrium kalınlığı ne olursa olsun her postmenopozal kanaması olan kadına muhakkak endometrium biyopsisi uygulanması gerekliliğini savunmaktadır (144). 1998 yılında Lawrens ve arkadaşlarının, yapmış oldukları bir çalışmada, postmenopozal hastalarda TvUSG ve endometrial biyopsi, fraksiyone küretajla birlikte yapılan diagnostik HS ile karşılaştırılmıştır. Biyopsi ve TvUSG kombinasyonu postmenopozal kadınlarda anormal kanama tanısında etkili bulunmuştur. Bu iki tetkikin birlikte kullanımıyla elde edilen bulguların, küretaj-HS ikilisinin sonuçları ile % 95 oranında benzer olduğu belirtilmiştir (145). Wit ve ark. 1045 premenopozal ve postmenopozal kadına yapılan HS uygulamalarında %54,2 normal kavite saptamışlardır. HS olarak şüphelenilen 33 hastadan sadece 13ünde histopatolojik olarak hiperplazi onaylanmıştır. Histopatolojik olarak saptanan 7 malignensi hastasından sadece 2 hastada HS şüphe duyulduğu belirtilmektedir. HSnin endometrial hiperplazi ve/veya
kanseri belirlemede sensivitesi %60,9, spesifitesi %94,7, PPD %40, NPD %97,7 olarak saptanmıştır. Sonuçlarımızda ise endometrial hiperplazi 17 olguda saptanmıştır (146). Ekin ve ark.nın yapmış oldukları çalışmada asemptomatik postmenopozal hastalarda artmış endometrial kalınlık, endometrial poliplerin en sık bulgusu olarak saptanmıştır. Bu çalışmada ayrıca HS endometrial hiperplazinin tespitinde yüksek sensiviteye sahip görülmekle birlikte asemptomatik hastalarda endometrial polip gibi yanlış negatif sonuçlar tespit edilebileceği belirtilmiştir (147). Bu çalışmada elde ettiğimiz verilerin bazıları literatürde elde edilenlerle uyum göstermesine rağmen bir takım eksik yönleri bulunmaktadır. Verilerin retrospektif olarak değerlendirilmesi ve bu sebeple ayırıcı tanıda spesifik değil global teşhis istatistik değerlendirilmesine gidilmesi sonucu doğmuştur. Ayrıca birçok teşhis yönteminin avantaj ve dezavantajları daha ayrıntılı yapılabilir. Algoritmin daha iyi yapılabilmesi için ileriye yönelik planlanabilecek, teşhis koymayı her basamakta



67. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Servikal polipli hastalarda endometriumun salin-infüzyon sonografi ve histeroskopi ile değerlendirilmesi - Sayfa 38
34 asemptomatik servikal polipli hastalardaki %5 'lik hiperplazi olasılığına uyumlu olarak bizdeki asemptomatik hasta grubunda %7.1 'lik endometrial hiperplazi tespit edilmiştir. Özsaran ve arkadaşları sonuç olarak, çoğunlukla rutin smear alınması sırasında saptanan servikal polipli asemptomatik hastalarda, %5'lik hiperplazi olasılığını göz önünde tut~ak, dilatasyon ve küretaj ile ya da pipelle ...
Histeroskopinin anormal uterin kanama değerlendirmesindeki yeri - Sayfa 26
16 gösterilmiştir (58). TvUSG ile incelenen 1800 postmenopozal kadını kapsayan toplam 9 adet çalışmayı içeren bir meta analizde endometrium kalınlığı 5 mm altında bulunan bir tek endometrial kanser bile saptanmamıştır (20,58-65). Ancak 2 çalışmada TvUSG ile ölçümde endometrium kalınlığı 5 mm altında bulunan kadınlarda da endometrium kanseri bildirilmiştir (66,67). Bu prosedürün aynı zamanda asemp...
Histeroskopinin anormal uterin kanama değerlendirmesindeki yeri - Sayfa 66
56 premenopozal endometrial kalınlık sınır değeri 10 mm ve postmenopozal 5 mm alındığında sensitivitesi %90, spesifitesi %60, PPD %20, NPD %98 olarak bulunmuştur. Endometrial kalınlığı 7 mm olan postmenopozal bir hastada basit endometrial hiperplazi saptanmıştır. Premenopozal 9 hastada endometrial hiperplazi saptanmıştır. Endometrial kalınlığı 8.3 mm olan premenopozal bir hastada basit endometria...

67. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

endometrium
normal
endometrial
değer
kanama
anormal


67. SAYFA ICERIGI

değerinin düşük olduğunu ancak ilk basamak tanı methodu olarak kullanımının invaziv prosedürlere olan gereksinimi azaltacağı bildirilmiştir. Premenopozal hastalarda 8 mm ve postmenopozal hastalarda 2,5-4 mmyi cut off değer alan çalışmalar da vardır (143). Postmenopozal hastalarda endometrial kalınlık ölçümünde düşük değerlerin cut-off olarak alınması yalancı pozitiflik oranında düşüşe yol açmaktadır. Tam tersine bir kısım araştırmacı da endometrium kalınlığı ne olursa olsun her postmenopozal kanaması olan kadına muhakkak endometrium biyopsisi uygulanması gerekliliğini savunmaktadır (144). 1998 yılında Lawrens ve arkadaşlarının, yapmış oldukları bir çalışmada, postmenopozal hastalarda TvUSG ve endometrial biyopsi, fraksiyone küretajla birlikte yapılan diagnostik HS ile karşılaştırılmıştır. Biyopsi ve TvUSG kombinasyonu postmenopozal kadınlarda anormal kanama tanısında etkili bulunmuştur. Bu iki tetkikin birlikte kullanımıyla elde edilen bulguların, küretaj-HS ikilisinin sonuçları ile % 95 oranında benzer olduğu belirtilmiştir (145). Wit ve ark. 1045 premenopozal ve postmenopozal kadına yapılan HS uygulamalarında %54,2 normal kavite saptamışlardır. HS olarak şüphelenilen 33 hastadan sadece 13ünde histopatolojik olarak hiperplazi onaylanmıştır. Histopatolojik olarak saptanan 7 malignensi hastasından sadece 2 hastada HS şüphe duyulduğu belirtilmektedir. HSnin endometrial hiperplazi ve/veya
kanseri belirlemede sensivitesi %60,9, spesifitesi %94,7, PPD %40, NPD %97,7 olarak saptanmıştır. Sonuçlarımızda ise endometrial hiperplazi 17 olguda saptanmıştır (146). Ekin ve ark.nın yapmış oldukları çalışmada asemptomatik postmenopozal hastalarda artmış endometrial kalınlık, endometrial poliplerin en sık bulgusu olarak saptanmıştır. Bu çalışmada ayrıca HS endometrial hiperplazinin tespitinde yüksek sensiviteye sahip görülmekle birlikte asemptomatik hastalarda endometrial polip gibi yanlış negatif sonuçlar tespit edilebileceği belirtilmiştir (147). Bu çalışmada elde ettiğimiz verilerin bazıları literatürde elde edilenlerle uyum göstermesine rağmen bir takım eksik yönleri bulunmaktadır. Verilerin retrospektif olarak değerlendirilmesi ve bu sebeple ayırıcı tanıda spesifik değil global teşhis istatistik değerlendirilmesine gidilmesi sonucu doğmuştur. Ayrıca birçok teşhis yönteminin avantaj ve dezavantajları daha ayrıntılı yapılabilir. Algoritmin daha iyi yapılabilmesi için ileriye yönelik planlanabilecek, teşhis koymayı her basamakta

İlgili Kaynaklar







single.php