Su distilasyon yöntemi ile yapılan 3 saatlik bir çalışmada Origanum vulgare L.nin % 97.6 oranındaki yağ miktarından, uçucu yağları izole edilmiştir ve toplam 16 bileşen tespit edilmiştir. Ana bileşenler timol (% 40.4 ), karvakrol ( % 24.8 ) ve p-simen ( %16.8 ) olarak sıralanmaktadır. Yine uçucu yağda küçük miktarlarda -terpinen (% 1.7 ), 1-octen-3-ol ( %2.1 ), borneol (% 1.2 ) ve terpinen-4-ol ( %2.1 ) tespit edilmiştir [11].
Duke ve arkadaşları (1985) yaptıkları çalışmada, Origanumun 100g kuru yaprağında aşağıdaki madde oranlarını tespit etmişlerdir: 306 kalori, su: %7.2, protein: 11g, yağ: 10.2g, Karbonhidrat: 64.4g, Lif: 15g, Kül:7.2g, Kalsiyum:1576mg, Fosfor: 200mg, demir: 44mg, magnezyum: 270mg, sodyum: 15mg, potasyum: 1669mg, çinko:4,4mg, A vitamini: 6903mg, tiamin (B1): 0.34mg, riboflavin (B2): 0mg, nikotin: 6.2mg, B6: 0mg, C: 0mg [12].
Tüketiciler daha çok doğal, yani kimyasal katkı maddesi az olan ve daha az işlemden geçmiş gıda maddelerini tercih ederler. Beslenmeyle ilgili yasalar da, toksik etki yapan, sentetik veya yapay antimikrobial maddelerin kullanılmasına sınırlama getirmiştir [13]. Genelde baharatların bileşiminde doğal olarak antimikrobial özellik gösteren maddeler bulunduğundan, bunların kullanılması insan sağlığı açısından önemlidir. Baharatlar, birçok bileşen içerirler ( eugenol, sitral, pinen, timol, sinnamik asit, karvakrol) ve bu bileşenlerin de en çarpıcı özellikleri antimikrobiyal aktivite göstermeleridir [14]. Bu konuyla ilgili olarak Origanum ve türevlerinin çeşitli deneme ve analizlerden sonra uçucu yağlarının, besin koruma ve antimikrobiyal özellik gösterdikleri tespit edilmiştir. Origanum un uçucu yağlarının yüksek oranda antimikrobiyal özellik gösterdiği diğer araştırmacılar tarafından da desteklenmiştir [15]. Origanumun uçucu yağları fenolik bileşikler bakımından zengin olup, bu bileşiklerin antimikrobial aktiviteden sorumlu olduğu kanısına varılmıştır. Fenolik bileşikler mikrobiyal membranı eritme özelliğine sahip olup, membranı eriterek hücrenin içine girer ve hücrenin metabolik mekanizmasını etkiler [16]. Sitoplazmanın proton motive edici kuvveti bozulur ve katılaşmaya başlar, bu da mikrobiyal hücrenin yapısını bozar. Bu durum uçucu yağların antimikrobiyal özelliğinden kaynaklanır [17].
Besin endüstrisinde lipit oksidasyonunu inhibe eden sentetik antioksidantlar iyi bilinmektedir. Ancak bunların kararsızlıkları ve karyogenezi tetikleyen etkileri gibi özelliklerinden dolayı, besin endüstrisinde kullanımı zamanla azalmaktadır [18,19]. Bu nedenle doğada potansiyel olarak antioksidant madde içeren bitkiler üzerinde çalışılmaktadır. Birçok araştırmacı grup, antioksidant etki gösteren birçok bitki ve baharat türü bulmuşlardır. Son 20 yıl içinde, birçok değişik aromatik bitkinin antioksidant aktivitesi üzerinde çalışmalar yapılmıştır [20]. Aromatik bitkilerin antioksidant özellikleri; yapılarında bulunan hidroksit grup ve fenolik bileşenlerden kaynaklanmaktadır [21]. Bu bileşenlerin Lamiaceae (Labiatae) familyasındaki
3



11. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Bazı origanum türleri ve biyoaktif bileşenlerinin fonksiyonel özelliklerinin incelenmesi. - Sayfa 68
Cosentino vd. (1999), aromatik hidrokarbonlardan p-simen, monoterpen hidrokarbonlardan α-pinen ve γ-terpinen, oksijenik monoterpenlerden α-terpineol ve linalol ile fenolik monoterpenlerden timol ve karvakrol gibi fenolik bileşikler içeren uçucu yağların güçlü antimikrobiyal özellik gösterdiği çeşitli araştırmalarda rapor edilmiştir. Benzer yapıda olan karvakrol ve timol’ün, hidroksil grubu taşıdık...
Karvakrol ve timol'un izole sıçan kalp kası üzerine etkileri - Sayfa 16
Origanum türlerinin üyeleri dünyada en önemli aromatik bitkiler arasında yer almaktadır. Origanum cinsi Akdeniz, Avrupa, Sibirya ve İran bölgelerinde yaklaşık 38 tür içerir. Türkiye ve doğu ege florasında 24 türü ve 27 sınıfı bulunan origanum türünün 16’sı endemiktir (3). Origanum bitkileri genellikle yemeklere lezzet katmak ve alkollü içki yapımında kullanılır. Origanum bitkilerinin antifungal, a...
Türkiye de yayılış gösteren dört Thymus türünün uçucu yağ bileşimleri, antibakteriyel ve antifungal aktivite özelliklerinin belirlenmesi - Sayfa 69
etkili olduğunu belirtmişlerdir (19, 142). Bizim araştırmamızda gram pozitif ve gram negatif bakterilerin, test edilen Thymus uçucu yağlarına karşı duyarlılıklarında büyük bir farklılık saptanmamıştır. Çalışmada kullandığımız Thymus türleri uçucu yağlarının GC ve GC/MS sonuçlarına göre belirlenen ana bileşenlerinin fenolik monoterpenler, monoterpen hidrokarbonlar, oksijenik monoterpenler, aromati...

11. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

bileşen
timol
karvakrol
etki
bileşenler
pinen


11. SAYFA ICERIGI

Su distilasyon yöntemi ile yapılan 3 saatlik bir çalışmada Origanum vulgare L.nin % 97.6 oranındaki yağ miktarından, uçucu yağları izole edilmiştir ve toplam 16 bileşen tespit edilmiştir. Ana bileşenler timol (% 40.4 ), karvakrol ( % 24.8 ) ve p-simen ( %16.8 ) olarak sıralanmaktadır. Yine uçucu yağda küçük miktarlarda -terpinen (% 1.7 ), 1-octen-3-ol ( %2.1 ), borneol (% 1.2 ) ve terpinen-4-ol ( %2.1 ) tespit edilmiştir [11].
Duke ve arkadaşları (1985) yaptıkları çalışmada, Origanumun 100g kuru yaprağında aşağıdaki madde oranlarını tespit etmişlerdir: 306 kalori, su: %7.2, protein: 11g, yağ: 10.2g, Karbonhidrat: 64.4g, Lif: 15g, Kül:7.2g, Kalsiyum:1576mg, Fosfor: 200mg, demir: 44mg, magnezyum: 270mg, sodyum: 15mg, potasyum: 1669mg, çinko:4,4mg, A vitamini: 6903mg, tiamin (B1): 0.34mg, riboflavin (B2): 0mg, nikotin: 6.2mg, B6: 0mg, C: 0mg [12].
Tüketiciler daha çok doğal, yani kimyasal katkı maddesi az olan ve daha az işlemden geçmiş gıda maddelerini tercih ederler. Beslenmeyle ilgili yasalar da, toksik etki yapan, sentetik veya yapay antimikrobial maddelerin kullanılmasına sınırlama getirmiştir [13]. Genelde baharatların bileşiminde doğal olarak antimikrobial özellik gösteren maddeler bulunduğundan, bunların kullanılması insan sağlığı açısından önemlidir. Baharatlar, birçok bileşen içerirler ( eugenol, sitral, pinen, timol, sinnamik asit, karvakrol) ve bu bileşenlerin de en çarpıcı özellikleri antimikrobiyal aktivite göstermeleridir [14]. Bu konuyla ilgili olarak Origanum ve türevlerinin çeşitli deneme ve analizlerden sonra uçucu yağlarının, besin koruma ve antimikrobiyal özellik gösterdikleri tespit edilmiştir. Origanum un uçucu yağlarının yüksek oranda antimikrobiyal özellik gösterdiği diğer araştırmacılar tarafından da desteklenmiştir [15]. Origanumun uçucu yağları fenolik bileşikler bakımından zengin olup, bu bileşiklerin antimikrobial aktiviteden sorumlu olduğu kanısına varılmıştır. Fenolik bileşikler mikrobiyal membranı eritme özelliğine sahip olup, membranı eriterek hücrenin içine girer ve hücrenin metabolik mekanizmasını etkiler [16]. Sitoplazmanın proton motive edici kuvveti bozulur ve katılaşmaya başlar, bu da mikrobiyal hücrenin yapısını bozar. Bu durum uçucu yağların antimikrobiyal özelliğinden kaynaklanır [17].
Besin endüstrisinde lipit oksidasyonunu inhibe eden sentetik antioksidantlar iyi bilinmektedir. Ancak bunların kararsızlıkları ve karyogenezi tetikleyen etkileri gibi özelliklerinden dolayı, besin endüstrisinde kullanımı zamanla azalmaktadır [18,19]. Bu nedenle doğada potansiyel olarak antioksidant madde içeren bitkiler üzerinde çalışılmaktadır. Birçok araştırmacı grup, antioksidant etki gösteren birçok bitki ve baharat türü bulmuşlardır. Son 20 yıl içinde, birçok değişik aromatik bitkinin antioksidant aktivitesi üzerinde çalışmalar yapılmıştır [20]. Aromatik bitkilerin antioksidant özellikleri; yapılarında bulunan hidroksit grup ve fenolik bileşenlerden kaynaklanmaktadır [21]. Bu bileşenlerin Lamiaceae (Labiatae) familyasındaki
3

İlgili Kaynaklar







single.php