Karvakrol (%7,25-8,45-3,32) her üç dönemde, Karvakrol metil eter ise çiçekli ve çiçeksiz dönemde (%6.63-3.77) major bileşenler olarak ortaya çıkmışlardır. Karvakrol oranı ile ilgili bulunan sonuçlar bitkinini diğer türleri ile ilgili Başer ve arkadaşları (1991) tarafından yapılan çalışmalardan elde edilen sonuçlar ile uyumludur [7].
Başer ve arkadaşları [7] O. vulgare subsp. hirtum un değişik 19 örnek analizinde yaptıkları çalışmada karvakrol oranını 12 türde birbirine yakın ve yüksek oranda bulunmuşlardır (%57-78). İncelediğimiz türde ise karvakrol (%7,25-8,45-3,32) her üç dönemde de major bileşen olarak tespit edilmiştir ( Tablo 4 ).
Schwob ve arkadaşlarının [8] yaptıkları çalışmada Hypericum perforatum bitkisinin içerdiği uçucu yağ, kalitatif ve kantitatif anlamda bitkinin değişik fenolojik dönemlerinde (çiçeksiz, çiçekli, tohumlu) farklılık gösterdiğini bulmuşlardır [8]. İncelediğimiz türde de bitkinin içerdiği uçucu yağ, kalitatif ve kantitatif anlamda bitkinin değişik fenolojik dönemlerinde ( çiçeksiz, çiçekli, tohumlu) farklılık göstermiştir ( Tablo 4 ).
Velluti ve arkadaşları [10] yaptıkları çalışmada Origanumun uçucu yağlarının yapısında bulunan önemli kimyasal bileşenleri karvakrol, p-simen, g-terpinen ve timol olarak tespit etmişledir. İncelediğimiz türde ise bu çalışmaya benzer sonuçlar elde edilmiş olup, karvakrol, p-simen, terpinen ve timol major bileşenler olarak bulunmuştur ( Tablo 4 ).
Başer ve arkadaşları (1992),Origanum sipyleum un bitki çayı olarak kullanılabileceğini ve türün yağ bakımından oldukça zengin olduğunu belirtmişlerdir. Yağda yüksek oranda terpinen (%21-36) ve p-simen (%7-29) olduğunu tespit etmişlerdir [46]. İncelediğimiz türde ise -terpinen ve p-simen major bileşenler olarak bulunmuştur (Tablo 4).
Yine Başer ve arkadaşları [9], O. bilgeri, O. acutidens, O.hypericifolium türlerinin yetiştikleri bölgelerde bitkisel çay olarak kullanıldığını bildirmişlerdir. Bizim yaptığımız çalışmada ise, O. vulgare subsp. gracile’ den elde ettiğimiz suyun laboratuar ve endüstriyel ortamlarda seyreltilmesi ve değişik katkı maddeleri ile tatlandırılması sonucunda günlük kullanım özelliğine sahip kekik suyu ve yağının meydana geleceği ve bununda rahatlıkla tüketilebileceğini söylemek mümkündür.
Melegari ve arkadaşları (1995), Origanum vulgare ssp. hirtum üzerinde yaptıkları çalışmada timol ve karvakrol kemotip olarak tespit edilmiştir [47]. İncelediğimiz türde ise timol (%18-28) ve karvakrol (%3-8) major bileşenler olarak bulunmuştur ( Tablo 4 ).
Yapılan analiz sonuçlarından; bu bitkinin uçucu yağ miktarı ve çeşitli kimyasal içeriği bakımından oldukça zengin olduğu anlaşılmaktadır. Bu çalışma ile bu bitki türünün toprak üstü kısımlarının uçucu yağ verim ve kompozisyonu belirlenmiş, bitkinin değişik fenolojik dönemlerindeki uçucu yağ değişimi ortaya konarak bu bitkinin çok amaçlı kullanılması için önemli sonuçlar ortaya konmuştur.
23



31. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

karvakrol
uçucu
bileşen
bitki
timol
vulgare


31. SAYFA ICERIGI

Karvakrol (%7,25-8,45-3,32) her üç dönemde, Karvakrol metil eter ise çiçekli ve çiçeksiz dönemde (%6.63-3.77) major bileşenler olarak ortaya çıkmışlardır. Karvakrol oranı ile ilgili bulunan sonuçlar bitkinini diğer türleri ile ilgili Başer ve arkadaşları (1991) tarafından yapılan çalışmalardan elde edilen sonuçlar ile uyumludur [7].
Başer ve arkadaşları [7] O. vulgare subsp. hirtum un değişik 19 örnek analizinde yaptıkları çalışmada karvakrol oranını 12 türde birbirine yakın ve yüksek oranda bulunmuşlardır (%57-78). İncelediğimiz türde ise karvakrol (%7,25-8,45-3,32) her üç dönemde de major bileşen olarak tespit edilmiştir ( Tablo 4 ).
Schwob ve arkadaşlarının [8] yaptıkları çalışmada Hypericum perforatum bitkisinin içerdiği uçucu yağ, kalitatif ve kantitatif anlamda bitkinin değişik fenolojik dönemlerinde (çiçeksiz, çiçekli, tohumlu) farklılık gösterdiğini bulmuşlardır [8]. İncelediğimiz türde de bitkinin içerdiği uçucu yağ, kalitatif ve kantitatif anlamda bitkinin değişik fenolojik dönemlerinde ( çiçeksiz, çiçekli, tohumlu) farklılık göstermiştir ( Tablo 4 ).
Velluti ve arkadaşları [10] yaptıkları çalışmada Origanumun uçucu yağlarının yapısında bulunan önemli kimyasal bileşenleri karvakrol, p-simen, g-terpinen ve timol olarak tespit etmişledir. İncelediğimiz türde ise bu çalışmaya benzer sonuçlar elde edilmiş olup, karvakrol, p-simen, terpinen ve timol major bileşenler olarak bulunmuştur ( Tablo 4 ).
Başer ve arkadaşları (1992),Origanum sipyleum un bitki çayı olarak kullanılabileceğini ve türün yağ bakımından oldukça zengin olduğunu belirtmişlerdir. Yağda yüksek oranda terpinen (%21-36) ve p-simen (%7-29) olduğunu tespit etmişlerdir [46]. İncelediğimiz türde ise -terpinen ve p-simen major bileşenler olarak bulunmuştur (Tablo 4).
Yine Başer ve arkadaşları [9], O. bilgeri, O. acutidens, O.hypericifolium türlerinin yetiştikleri bölgelerde bitkisel çay olarak kullanıldığını bildirmişlerdir. Bizim yaptığımız çalışmada ise, O. vulgare subsp. gracile’ den elde ettiğimiz suyun laboratuar ve endüstriyel ortamlarda seyreltilmesi ve değişik katkı maddeleri ile tatlandırılması sonucunda günlük kullanım özelliğine sahip kekik suyu ve yağının meydana geleceği ve bununda rahatlıkla tüketilebileceğini söylemek mümkündür.
Melegari ve arkadaşları (1995), Origanum vulgare ssp. hirtum üzerinde yaptıkları çalışmada timol ve karvakrol kemotip olarak tespit edilmiştir [47]. İncelediğimiz türde ise timol (%18-28) ve karvakrol (%3-8) major bileşenler olarak bulunmuştur ( Tablo 4 ).
Yapılan analiz sonuçlarından; bu bitkinin uçucu yağ miktarı ve çeşitli kimyasal içeriği bakımından oldukça zengin olduğu anlaşılmaktadır. Bu çalışma ile bu bitki türünün toprak üstü kısımlarının uçucu yağ verim ve kompozisyonu belirlenmiş, bitkinin değişik fenolojik dönemlerindeki uçucu yağ değişimi ortaya konarak bu bitkinin çok amaçlı kullanılması için önemli sonuçlar ortaya konmuştur.
23

İlgili Kaynaklar







single.php