6
UVB, katran, siklosporin tedavilerinin de deri kanserinin ortaya çıkışında önemli kolaylaştırıcı faktörler olduğu gösterilmiştir (3).
Deri kanseri ile PUVA tedavisi arasındaki ilişkiyi saptama amacıyla Amerika, İsveç ve İngiltere’de çok merkezli uzun süreli PUVA takip çalışmaları yapılmıştır. Bu çalışmaların sonucunda skuamöz hücreli karsinom (SHK) başta olmak üzere, bazal hücreli karsinom (BHK), malign melanom (MM) gibi deri tümörlerinin insidansının uzun süreli yüksek doz PUVA tedavisine maruz kalmış hastalarda artmış olduğu gösterilmiştir (1, 4, 5).
Uluslar arası literatürde PUVA’nın kullanılmaya başlanmasından kısa süre sonra potansiyel deri kanseri riskini taşıdığı ileri sürülmüş ve güvenli olabilecek optimal tedavi süresi ve dozlarının saptanması için çok sayıda takip çalışmaları yapılmıştır. Ülkemizde ise henüz benzer bir takip çalışması yapılmamıştır. Ülkemizde kesin veriler olmamakla birlikte, deri tipi ile ilişkili olarak toplumda deri kanserlerinin görülme sıklığının Avrupa ülkelerine göre biraz daha düşük olduğu söylenebilir. Dolayısıyla PUVA tedavisinin yan etkileri de açık tenli insanların daha yoğun yaşadığı ülkelerde gerçekleştirilen uluslar arası araştırmalardan farklı olabilir. Bu çalışmayı yapmamızdaki amaç İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Mikozis Fungoides polikliniğinde izlenerek PUVA tedavisi görmüş ve uzun süre izlenmiş hastalarda PUVA tedavisinin kronik yan etkilerini, özellikle deri kanseri gelişimi açısından araştırmak ve ülkemiz ile ilgili veri elde edebilmektir. Bununla ilişkili olarak da PUVA tedavisinin uzun süre kullanılmasının sakıncalı olup olmadığı konusunda fikir sahibi olmak amaçlanmıştır.



15. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

tedavi
süre
tedavisi
puva
arası
takip


15. SAYFA ICERIGI

6
UVB, katran, siklosporin tedavilerinin de deri kanserinin ortaya çıkışında önemli kolaylaştırıcı faktörler olduğu gösterilmiştir (3).
Deri kanseri ile PUVA tedavisi arasındaki ilişkiyi saptama amacıyla Amerika, İsveç ve İngiltere’de çok merkezli uzun süreli PUVA takip çalışmaları yapılmıştır. Bu çalışmaların sonucunda skuamöz hücreli karsinom (SHK) başta olmak üzere, bazal hücreli karsinom (BHK), malign melanom (MM) gibi deri tümörlerinin insidansının uzun süreli yüksek doz PUVA tedavisine maruz kalmış hastalarda artmış olduğu gösterilmiştir (1, 4, 5).
Uluslar arası literatürde PUVA’nın kullanılmaya başlanmasından kısa süre sonra potansiyel deri kanseri riskini taşıdığı ileri sürülmüş ve güvenli olabilecek optimal tedavi süresi ve dozlarının saptanması için çok sayıda takip çalışmaları yapılmıştır. Ülkemizde ise henüz benzer bir takip çalışması yapılmamıştır. Ülkemizde kesin veriler olmamakla birlikte, deri tipi ile ilişkili olarak toplumda deri kanserlerinin görülme sıklığının Avrupa ülkelerine göre biraz daha düşük olduğu söylenebilir. Dolayısıyla PUVA tedavisinin yan etkileri de açık tenli insanların daha yoğun yaşadığı ülkelerde gerçekleştirilen uluslar arası araştırmalardan farklı olabilir. Bu çalışmayı yapmamızdaki amaç İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Mikozis Fungoides polikliniğinde izlenerek PUVA tedavisi görmüş ve uzun süre izlenmiş hastalarda PUVA tedavisinin kronik yan etkilerini, özellikle deri kanseri gelişimi açısından araştırmak ve ülkemiz ile ilgili veri elde edebilmektir. Bununla ilişkili olarak da PUVA tedavisinin uzun süre kullanılmasının sakıncalı olup olmadığı konusunda fikir sahibi olmak amaçlanmıştır.

İlgili Kaynaklar

single.php