7
2. GENEL BİLGİLER
2.1. TANIM VE TARİHÇE
Fototerapi iyonize olmayan ultraviyole (UV) ışınların tedavi amacıyla deriye uygulanmasıdır. Etkisini artırmak için birlikte bir ilaç kullanıldığında fotokemoterapi olarak adlandırılır. Fotokemoterapinin geçmişi MÖ 2000 yıllarına kadar uzanmaktadır. Eski Mısır ve Hindistan’da doğal psoralen içeren bitkilerden hazırlanmış karışımların kullanımı sonrası güneş maruziyeti ile vitiligolu hastaların tedavi edildiği düşünülmektedir (2). Modern fototerapi uygulaması “Carbon arc” lambasından elde ettiği ultraviyole ışını kullanan Niels Finsen tarafından 1890 yılında başlatılmıştır. Bu yöntemin lupus vulgaris tedavisinde etkili olduğunu gösteren araştırmacı 1903 yılında Nobel ödülü almıştır. 1925 yılında Goeckerman kömür katranı sonrasında UV maruziyeti ile psoriazis hastalarını tedavi etmiş ve bu uygulama yaklaşık yarım asır boyunca ABDde psoriazis için standart tedavi olarak kullanılmıştır (2). 1974 yılında Parrish ve Fitzpatrick oral psoralen alımından sonra UV ışını uygulamasının psoriaziste etkili olduğunu kanıtlamışlardır (6). Bu yöntem Amerika’da 1982 yılında FDA (Food and Drug Administration; Gıda ve ilaç dairesi) tarafından onay aldıktan sonra birçok deri hastalığında yaygın olarak kullanılmaya başlamıştır (2).
2.2. SINIFLAMA
Elektromanyetik radyasyon (ER) güneşten kaynaklanan ya da yapay bile üretilen bir tür enerjidir (7). ER fiziksel, kimyasal ve biyolojik etkilerindeki farklılıklara göre çeşitli bölgelere ayrılır. UVR, ERnin 100 ile 400 nm arasındaki dalga boylarını kapsar. Diğer bölgeleri radyo dalgaları, mikrodalga, kızılötesi, görünür ışık, X ve gama ışınları oluşturur (Şekil 1). Radyasyonun biyolojik etkileri dalga boyları ile oldukça değişmesi nedeniyle UVR spektrumu da kendi içinde 3 bölgeye ayrılır. UVA 320-400 nm, UVB 290-320 nm, UVC 200290 nm olarak tanımlanmıştır.
a) UVA (320-400 nm): En uzun, fakat daha az biyolojik aktif dalga bandıdır. Başlıca pigmentasyondan sorumludur. UVA1 (340-400 nm) ve UVA2 (320-340 nm) olmak üzere iki alt bölüme ayrılmıştır.



16. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Puva ve dar bant uvb fototerapilerinin derideki etkilerinin dermoskopla izlenmesi - Sayfa 9
2. GENEL BİLGİLER 2.1 GÜNEŞ IŞINLARI VE ETKİLERİ TANIM Güneş farklı dalga boyunda ışınlar üretir. Solar spektrumu oluşturan ışınlar x ışınları, ultraviyole, görünür ışık, infrared ve radyo dalgalarıdır. En kısa dalga boylu ışın gamma ışını olup en uzunu ise radyo dalgalarıdır. Dünya yüzeyine bu ışınların 290-2500 nm dalga boyunda olanları ulaşmaktadır. ULTRAVİYOLE IŞINLARI Ultraviyole rad...
Rozaseli hastalarda kontakt duyarlılığın standart ve güneşten koruyucu deri yama testleri ile araştırılması - Sayfa 35
25 Daha dar ışık dalga boyu kullanılan İntense Pulsed Light (IPL) tedavisi de özellikle telenjiektaziler için tedavi alternatifidir. Bu yöntemle daha geniş yüzeyler tedavi edilebilir (103). 2.2. Güneşten Koruyucular Ultraviyole ışığa (UV) maruz kalmanın fotoyaşlanmadan deri kanserlerine kadar değişen birçok zararlı etkileri vardır. Güneşten korunma ultraviyole radyasyonun zararlı etkilerini önl...

16. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

uzun
dalga
tedavi
deri
ultraviyole
güneş


16. SAYFA ICERIGI

7
2. GENEL BİLGİLER
2.1. TANIM VE TARİHÇE
Fototerapi iyonize olmayan ultraviyole (UV) ışınların tedavi amacıyla deriye uygulanmasıdır. Etkisini artırmak için birlikte bir ilaç kullanıldığında fotokemoterapi olarak adlandırılır. Fotokemoterapinin geçmişi MÖ 2000 yıllarına kadar uzanmaktadır. Eski Mısır ve Hindistan’da doğal psoralen içeren bitkilerden hazırlanmış karışımların kullanımı sonrası güneş maruziyeti ile vitiligolu hastaların tedavi edildiği düşünülmektedir (2). Modern fototerapi uygulaması “Carbon arc” lambasından elde ettiği ultraviyole ışını kullanan Niels Finsen tarafından 1890 yılında başlatılmıştır. Bu yöntemin lupus vulgaris tedavisinde etkili olduğunu gösteren araştırmacı 1903 yılında Nobel ödülü almıştır. 1925 yılında Goeckerman kömür katranı sonrasında UV maruziyeti ile psoriazis hastalarını tedavi etmiş ve bu uygulama yaklaşık yarım asır boyunca ABDde psoriazis için standart tedavi olarak kullanılmıştır (2). 1974 yılında Parrish ve Fitzpatrick oral psoralen alımından sonra UV ışını uygulamasının psoriaziste etkili olduğunu kanıtlamışlardır (6). Bu yöntem Amerika’da 1982 yılında FDA (Food and Drug Administration; Gıda ve ilaç dairesi) tarafından onay aldıktan sonra birçok deri hastalığında yaygın olarak kullanılmaya başlamıştır (2).
2.2. SINIFLAMA
Elektromanyetik radyasyon (ER) güneşten kaynaklanan ya da yapay bile üretilen bir tür enerjidir (7). ER fiziksel, kimyasal ve biyolojik etkilerindeki farklılıklara göre çeşitli bölgelere ayrılır. UVR, ERnin 100 ile 400 nm arasındaki dalga boylarını kapsar. Diğer bölgeleri radyo dalgaları, mikrodalga, kızılötesi, görünür ışık, X ve gama ışınları oluşturur (Şekil 1). Radyasyonun biyolojik etkileri dalga boyları ile oldukça değişmesi nedeniyle UVR spektrumu da kendi içinde 3 bölgeye ayrılır. UVA 320-400 nm, UVB 290-320 nm, UVC 200290 nm olarak tanımlanmıştır.
a) UVA (320-400 nm): En uzun, fakat daha az biyolojik aktif dalga bandıdır. Başlıca pigmentasyondan sorumludur. UVA1 (340-400 nm) ve UVA2 (320-340 nm) olmak üzere iki alt bölüme ayrılmıştır.

İlgili Kaynaklar

single.php