1. GİRİŞ
Serum ALT düzeylerinin ölçülmesi karaciğer parankim hastalıklarının tanı ve takibinde kullanılan önemli laboratuvar testlerinden biridir. ALT enzimi sitoplazmik bir enzimdir. Serum ALT seviyesinin yükselmesi hepatosellüler nekroz sonucu hücre içindeki enzimin seruma geçmesi şeklinde olabildiği gibi nekrozla sonlanmayan düzeydeki bir hücre hasarında membran geçirgenliğinin artmasından da kaynaklanabilir. Aminotranferazlar idrarla atılmazlar, safraya az miktarda geçebilir, eliminasyonları ise temel olarak retiküloendotelyal sistemde gerçekleşir.
Dolayısıyla serum ALT seviyesinin yükselmesi hepatoselüler hasarın temel bir göstergesidir. Karaciğerde herhangi bir nedenle olan iltihabi reaksiyon veya iskemik hasarda serum ALT seviyesi anlamlı derecede yükselmektedir.
Serum ALT seviyesinin en önemli olduğu hastalık grubu kronik viral hepatitlerdir. Gerek kronik B hepatiti gerekse kronik C hepatitinin tanısında, tedaviye başlanma kararının verilmesinde ve hastalığın takibinde serum ALT seviyesi kritik rol oynar. Kronik HBV tedavisinde European Association for the Study of Liver (EASL) kılavuzu ALT nin normalden yüksek olmasını yeterli görürken American Association for the Study of Liver Diseases (AASLD) kılavuzları tedavi başlamak için ALT nin iki kat yüksek olması gerektiğini söylemektedir. Bu iki hastalığın yanında otoimmun hepatit, primer biliyer siroz ve non-alkolik steatohepatit (NASH) gibi hastalıkların takibinde, biyopsi kararlarının verilmesinde ve tedavi başlanmasında serum ALT seviyesi önemlidir (1).
Son yıllarda ALTsi normal olan kronik HBV hastalarının karaciğer biyopsilerinde orta-ileri derecede karaciğer hasarı olduğu bildirilmiştir (2). Bu yayınlar serum ALT seviyesinin günümüzde kabul edilen üst sınırın altında olması gerektiğini tartışmaya açmıştır. Özellikle son on yılda dünyanın çeşitli bölgelerinden toplumdaki serum ALT seviyesinin ne olması gerektiği ile ilgili yayınlar bildirilmiştir (3, 4, 5, 6, 7, 8, 9). Bu yayınlardaki genel görüş sağlıklı kişilerdeki serum ALT seviyesi üst sınırının günümüzde kabul edilenin altında olması gerektiği
1



12. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Kronik Hepatit B Enfeksiyonunda fibrozisi saptamada karaciğer biyopsisi ve noninvaziv yöntemlerin karşılaştırılması - Sayfa 25
14 Kronik hepatit B hastalarında tedavi kararı genellikle serum HBV DNA, ALT düzeyleri ve karaciğer biyopsisindeki nekroenflamasyon derecesi ve fibrozis evresine göre yapılmaktadır(17-19). 2.5. Karaciğer Biyopsisi 1883‟te Paul Ehrlich tarafından ilk karaciğer biyopsisi yapılmıştır. İnsanda aşağı yukarı 125 yıldır yapılmakta olup, Menghini tarafından 1958‟de bu yöntem modifiye edilmiş olup bugün...
Kronik hepatit B'li hastalar ile hepatit B'ye karşı spontan bağışıklık kazanan kişiler arasında programlanmış hücre ölüm geni polimorfizimlerinin sıklıklarının ve etkilerinin gösterilmesi - Sayfa 27
40 yaş üstü hastalarda karaciğer biyopsisi yapılmalıdır. Karaciğer biyopsisinde orta/şiddetli inflamasyon veya fibrosis varlığında tedaviye başlanmalıdır. HBeAgpozitif, serum HBV DNA yüksek fakat ALT seviyesi normal hastalarda; 3-6 ay ara ile ALT düzeyinin takibi, yükselmesi durumunda daha sık ara ile ve HBeAg her 6-12 ayda bir izlenmelidir. HBeAg pozitif, HBV DNA>20, 000IU/ ml olan hastalar 3-6 a...
Kronik viral hepatitlerde histopatolojik bulgularla laboratuvar göstergeleri arasındaki ilişki - Sayfa 5
I ÖZET Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi İç hastalıkları Anabilim Dalı ve Gastroenteroloji Bilim Dalı polikliniklerine kronik viral (B ve C) hepatit ön tanısı ile başvuran hastalar çalışmaya alındı. Bu hastalardan 110 tanesi kronik B hepatiti 70 tanesi kronik C hepatiti idi. Bu hastaların demografik bilgileri, laboratuvar parametreleri (AST, ALT, HBV-DNA ve HCV-RNA) ve karaciğer biyopsilerinden e...

12. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

hepatit
biyopsi
karaciğer
kronik
tedavi
viral


12. SAYFA ICERIGI

1. GİRİŞ
Serum ALT düzeylerinin ölçülmesi karaciğer parankim hastalıklarının tanı ve takibinde kullanılan önemli laboratuvar testlerinden biridir. ALT enzimi sitoplazmik bir enzimdir. Serum ALT seviyesinin yükselmesi hepatosellüler nekroz sonucu hücre içindeki enzimin seruma geçmesi şeklinde olabildiği gibi nekrozla sonlanmayan düzeydeki bir hücre hasarında membran geçirgenliğinin artmasından da kaynaklanabilir. Aminotranferazlar idrarla atılmazlar, safraya az miktarda geçebilir, eliminasyonları ise temel olarak retiküloendotelyal sistemde gerçekleşir.
Dolayısıyla serum ALT seviyesinin yükselmesi hepatoselüler hasarın temel bir göstergesidir. Karaciğerde herhangi bir nedenle olan iltihabi reaksiyon veya iskemik hasarda serum ALT seviyesi anlamlı derecede yükselmektedir.
Serum ALT seviyesinin en önemli olduğu hastalık grubu kronik viral hepatitlerdir. Gerek kronik B hepatiti gerekse kronik C hepatitinin tanısında, tedaviye başlanma kararının verilmesinde ve hastalığın takibinde serum ALT seviyesi kritik rol oynar. Kronik HBV tedavisinde European Association for the Study of Liver (EASL) kılavuzu ALT nin normalden yüksek olmasını yeterli görürken American Association for the Study of Liver Diseases (AASLD) kılavuzları tedavi başlamak için ALT nin iki kat yüksek olması gerektiğini söylemektedir. Bu iki hastalığın yanında otoimmun hepatit, primer biliyer siroz ve non-alkolik steatohepatit (NASH) gibi hastalıkların takibinde, biyopsi kararlarının verilmesinde ve tedavi başlanmasında serum ALT seviyesi önemlidir (1).
Son yıllarda ALTsi normal olan kronik HBV hastalarının karaciğer biyopsilerinde orta-ileri derecede karaciğer hasarı olduğu bildirilmiştir (2). Bu yayınlar serum ALT seviyesinin günümüzde kabul edilen üst sınırın altında olması gerektiğini tartışmaya açmıştır. Özellikle son on yılda dünyanın çeşitli bölgelerinden toplumdaki serum ALT seviyesinin ne olması gerektiği ile ilgili yayınlar bildirilmiştir (3, 4, 5, 6, 7, 8, 9). Bu yayınlardaki genel görüş sağlıklı kişilerdeki serum ALT seviyesi üst sınırının günümüzde kabul edilenin altında olması gerektiği
1

İlgili Kaynaklar







single.php