Şekil 2.3: Alaninin glukoz ve üreye dönüşümü
İlk kez 1954 yılında Karmen ve ark. yayınladıkları bir makale ile insan kanındaki transaminaz aktivitesinin bazı hastalıklarda arttığını bildirmiştir (17). Yazarlar aynı çalışmada sağlıklı bireyler ve farklı tanılarla hastanede yatarak tedavi alan hastaların kanındaki ALT ve AST aktivitesini ölçmüş ve lenfomatöz hastalığı, yaygın rabdomyosarkomu, akut lösemisi, akut hepatiti, aterosklerotik kalp hastalığı olan ve yakın zamanda miyokard enfarktüsü geçirmiş olan hastalarda ALT aktivitesinin normal bireylere göre artmış olduğunu saptamışlardır (17).
2.2. ALT nin katalizlediği reaksiyonlar ve metabolizmadaki önemi ALT, glutamat pirüvat transaminaz olarak da adlandırılan glukoz ve protein metabolizmasında önemli yeri olan bir enzimdir. Alanin ve alfa ketoglutarattan piruvat ve glutamik asitin sentezlendiği geri dönüşümlü transaminasyon reaksiyonunu katalizler. Bu sayede vücutta toksik olan amonyağın üreye dönüşmesinde rol oynar (12, 16), (Şekil 2.4).
5



16. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Koroner anjiyografi hastalarında daha önce bilinmeyen glukoz metabolizma bozuklukları ve koroner arter hastalıklarıyla ilişkisi - Sayfa 14
1- GİRİŞ VE AMAÇ Diabetes Mellitus (DM) ile kalp ve damar hastalıkları (KDH) günümüzde başta gelişmiş ülkeler olmak üzere sık olarak görülen kronik hastalıklardır. Özellikle KDH tüm dünyada erişkin bireylerde en sık ölüm nedenlerinin başında gelmektedir (1). Bu ölümlerin de yaklaşık 2/3’ü koroner arter hastalıkları nedeni ile oluşmaktadır. DM ise erişkinlerdeki tüm ölümlerin %5’inden sorumludur (...
Çoklu yaralanma hastalarında kan copeptin seviyesi ile yaralanma şiddet ölçekleri arasındaki ilişkinin araştırılması - Sayfa 21
dönemde bakılan hematokrit değeri anlamlı olmayabilir, kontrol hematokrit değerleri ölçülmelidir (34). Trombositler hemostaznın sağlanmasında hayati öneme sahiptirler. Anormal hemostaz yaralanma hastalarında önemli oranda mortalite ve morbidite ile ilişkilidir. Çoklu yaralanmaların akut fazı hem trombotik fenomen hem de kanama diatezi ile bağlantılıdır. Trombosit sayısı çoklu yaralanma sonrası dü...
Cerrahi tedavi yapılmış kolon kanserli hastalarda kemoterapi öncesi ve sonrası tümör belirleyicileri ve bazı biyokimyasal parametrelerin incelenmesi Cerrahi tedavi yapilmiş kolon kanserli hastalarda kemoterapi öncesi ve sonrasi tümör belirleyicileri ve bazi biyokimyasal parametrelerin incelenmesi - Sayfa 56
43 ve glukoz düzeyleri saptanmış, artan serum kolesterol miktarı miktarı (P<0.07) ve trigliserit (P<0.01) ile adenomatöz polip riski artışı gözlenirken, HDL ve LDL kolesterol ile ilgi kurulmamıştır. Özellikle yüksek açlık kan şekeri olan erkeklerde (P<0.001) düzeyinde polip riskinin olmadığı vurgulanmıştır (Park ve ark., 2000). Birçok tümörün temel yakıtının glukoz olduğu bilinmektedir. Bu neden...

16. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

glukoz
akut
hastalarda
önemli
olan
alan


16. SAYFA ICERIGI

Şekil 2.3: Alaninin glukoz ve üreye dönüşümü
İlk kez 1954 yılında Karmen ve ark. yayınladıkları bir makale ile insan kanındaki transaminaz aktivitesinin bazı hastalıklarda arttığını bildirmiştir (17). Yazarlar aynı çalışmada sağlıklı bireyler ve farklı tanılarla hastanede yatarak tedavi alan hastaların kanındaki ALT ve AST aktivitesini ölçmüş ve lenfomatöz hastalığı, yaygın rabdomyosarkomu, akut lösemisi, akut hepatiti, aterosklerotik kalp hastalığı olan ve yakın zamanda miyokard enfarktüsü geçirmiş olan hastalarda ALT aktivitesinin normal bireylere göre artmış olduğunu saptamışlardır (17).
2.2. ALT nin katalizlediği reaksiyonlar ve metabolizmadaki önemi ALT, glutamat pirüvat transaminaz olarak da adlandırılan glukoz ve protein metabolizmasında önemli yeri olan bir enzimdir. Alanin ve alfa ketoglutarattan piruvat ve glutamik asitin sentezlendiği geri dönüşümlü transaminasyon reaksiyonunu katalizler. Bu sayede vücutta toksik olan amonyağın üreye dönüşmesinde rol oynar (12, 16), (Şekil 2.4).
5

İlgili Kaynaklar







single.php