4
Bitkiler neredeyse sınırsız şekilde aromatik bileşik sentezleme yeteneğine sahiptirler. Sekonder metabolitler olarak adlandırılan bu bileşiklerin çoğu, fenoller ve bunların oksijen takılmış türevleridir. En az 12 000 metabolit izole edilmiş olmasına rağmen bu rakam tahmin edilen toplamın %10undan daha azını oluşturmaktadır. Büyük bölümü mikroorganizma, böcek ve herbivorlara karşı bitkinin savunma mekanizması olarak görev yaparlar. Bazıları (örneğin terpenoidler) bitkiye koku verirler. Kinonlar ve tanenler bitkilerdeki pigment oluşumundan sorumludur. Bir kısmı ise (acı biberdeki capsaicin gibi ) bitkiye tat verir (Cowan 1999).
Basit fenoller tek bir fenolik halka ve bunun üzerine bağlı değişik grupları kapsarlar. Virüs, bakteri ve mantarlara karşı etkili olduğu gösterilmiş olan kafaik asit bu gruptandır. Catechol ve pyrogallol mikroorganizmalara karşı toksik olduğu ispatlanmış hidroksillenmiş fenollerdir. Hidroksillenme sayısı ile toksisite arasında orantı mevcuttur (Cowan 1999).
Kinonlar iki keton grubu içeren aromatik halkalardır. Doğada yaygın olarak bulunurlar. Renkli ve yüksek derecede reaksiyona girme yeteneğine sahip bileşiklerdir. Kesilen veya yaralanan meyve ve sebzelerin kahverengileşmelerinden sorumludurlar. İnsan derisinde melanin sentez yolunun ara ürünleri olarak da ortaya çıkarlar. Kinonların proteinlerdeki nükleofilik amino asitleri geri dönüşümsüz kompleks oluşturma ve böylece proteinleri inaktive edebilme kabiliyetleri bilinmektedir. Bu nedenle mikroorganizmalardaki muhtemel hedefleri, yüzeyde sunulan adezinler, hücre duvarı polipeptidleri ve membrana bağlı enzimlerdir (Cowan 1999).
Flavonlar bir karbonil grubu içeren yapılardır. Flovonellerde 3-hidroksil grubu bulunur. Flavonoidler ise hidroksillenmiş fenolik bileşiklerdir (Cowan 1999). Bu bileşikler bitkiler tarafından daha çok mikrobiyal enfeksiyonlara karşı cevap olarak oluşturulmaktadır. Bu nedenle in-vitro antimikrobiyal etkilerinin araştırılması doğaldır (Cowan 1999). Flavonoidlerin antimikrobiyal ve antifungal etkileri öne çıkarken, flovonollerin antiviral aktivitelerinin daha fazla olduğu rapor edilmiştir (Narayan ve ark. 2001). Bunların antibakteriyel etkileri muhtemelen,



15. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Doğu Karadeniz Bölgesi'nde yetişen bazı endemik bitkilerin antimikrobiyal etkilerinin araştırılması - Sayfa 20
10 2.6. Bitkilerden Elde Edilen Antimikrobiyalleri İçeren Esas Gruplar Bitkiler neredeyse sınırsız şekilde aromatik bileşik sentezleme yeteneğine sahiptirler. Sekonder metabolit olarak adlandırılan bu bileşiklerin çoğu, fenoller ve bunların oksijen takılmış deriveleridir. En az 12000 metabolit izole edilmiş olmasına rağmen bu rakam tahmin edilen toplamın % lO'undan daha azını oluşturmaktadır. Bü...
Crocus cinsine ait (Crocus biflorus Miller, Crocus baytopiorum Mathew, Crocus flavus Weston subp. dissectus T. Baytop and Mathew) saf ekstraktların antimikrobiyal ve antioksidant etkisi Antimicrobial and antioxidant effects of crude extracts of crocus genus (Crocus biflorus Miller, Crocus baytopiorum Mathew, Crocus flavus Weston subp. dissectus T. Baytop and - Sayfa 19
9 meyvelerinde kolayca gelişebilen bakterilere ve mantarlara karşı kendilerini korumak zorundadırlar. Bu nedenle genelde bitkilerin nektar ve meyvelerinde, bitkisel materyallerin çürümelerini önleyen ve çoğunlukla fenolik bileşiklerin, tanenlerin, esansiyel yağların ve sponinlerin dahil olduğu çeşitli sekonder metabolitler bulunur. Geniş bir yayılışa sahip olan sekonder metabolitler (fenolikler, ...
Bazı aromatik bitki türlerinin antimikrobiyal, antioksidan ve DNA koruyucu aktivitelerinin belirlenmesi - Sayfa 31
16 Basit fenoller ve fenolik asitler: Tek bir fenolik halka içeren en basit biyoaktif fitokimyasallardan birisidir. Fenol grupları üzerindeki hidroksil gruplarının bağlanma yeri ve sayısının, mikroorganizmalar üzerine toksisitesi ile ilişkili olduğu düşünülmüş ve hidroksilasyon artışının toksisiteyi artırdığı kanıtlanmıştır. Buna ek olarak, bazı araştırmacılar daha yüksek oranda okside olmuş feno...

15. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

bitkiler
antimikrobiyal
mikrobiyal
aromatik
gibi
fenolik


15. SAYFA ICERIGI

4
Bitkiler neredeyse sınırsız şekilde aromatik bileşik sentezleme yeteneğine sahiptirler. Sekonder metabolitler olarak adlandırılan bu bileşiklerin çoğu, fenoller ve bunların oksijen takılmış türevleridir. En az 12 000 metabolit izole edilmiş olmasına rağmen bu rakam tahmin edilen toplamın %10undan daha azını oluşturmaktadır. Büyük bölümü mikroorganizma, böcek ve herbivorlara karşı bitkinin savunma mekanizması olarak görev yaparlar. Bazıları (örneğin terpenoidler) bitkiye koku verirler. Kinonlar ve tanenler bitkilerdeki pigment oluşumundan sorumludur. Bir kısmı ise (acı biberdeki capsaicin gibi ) bitkiye tat verir (Cowan 1999).
Basit fenoller tek bir fenolik halka ve bunun üzerine bağlı değişik grupları kapsarlar. Virüs, bakteri ve mantarlara karşı etkili olduğu gösterilmiş olan kafaik asit bu gruptandır. Catechol ve pyrogallol mikroorganizmalara karşı toksik olduğu ispatlanmış hidroksillenmiş fenollerdir. Hidroksillenme sayısı ile toksisite arasında orantı mevcuttur (Cowan 1999).
Kinonlar iki keton grubu içeren aromatik halkalardır. Doğada yaygın olarak bulunurlar. Renkli ve yüksek derecede reaksiyona girme yeteneğine sahip bileşiklerdir. Kesilen veya yaralanan meyve ve sebzelerin kahverengileşmelerinden sorumludurlar. İnsan derisinde melanin sentez yolunun ara ürünleri olarak da ortaya çıkarlar. Kinonların proteinlerdeki nükleofilik amino asitleri geri dönüşümsüz kompleks oluşturma ve böylece proteinleri inaktive edebilme kabiliyetleri bilinmektedir. Bu nedenle mikroorganizmalardaki muhtemel hedefleri, yüzeyde sunulan adezinler, hücre duvarı polipeptidleri ve membrana bağlı enzimlerdir (Cowan 1999).
Flavonlar bir karbonil grubu içeren yapılardır. Flovonellerde 3-hidroksil grubu bulunur. Flavonoidler ise hidroksillenmiş fenolik bileşiklerdir (Cowan 1999). Bu bileşikler bitkiler tarafından daha çok mikrobiyal enfeksiyonlara karşı cevap olarak oluşturulmaktadır. Bu nedenle in-vitro antimikrobiyal etkilerinin araştırılması doğaldır (Cowan 1999). Flavonoidlerin antimikrobiyal ve antifungal etkileri öne çıkarken, flovonollerin antiviral aktivitelerinin daha fazla olduğu rapor edilmiştir (Narayan ve ark. 2001). Bunların antibakteriyel etkileri muhtemelen,







single.php