5
mikroorganizmaların hücre dışı çözünebilir proteinleri ve bakteri hücre duvarı ile kompleks oluşturma yeteneklerine dayanır. Lipofilik flavonoidler mikrobiyal membranı parçalayabilir. Catechinlerde bu gruba ait etkili bileşiklerdendir (Cowan 1999). Çayda bulunan catechinlerin birçok bakteri ve virüsü inhibe ettiği gösterilmiştir (Hamilton-Miller 1995).
Tanen kelimesi deriyi bronzlaştırabilme ve solüsyon içindeki jelatini presipite edebilme yeteneğindeki bir grup polimerik fenolik bileşiğin tanımlayıcı ismidir. Tanen içeren içeceklerin tüketilmesinin birçok hastalığı tedavi edebileceği öne sürülmektedir. Antimikrobiyal etki mekanizması muhtemelen mikrobiyal adezinlerin, enzimlerin ve hücre duvarı transport proteinlerin inaktivasyonu ile ilgilidir (Cowan 1999, Hamilton-Miller 1995).
Kumarinler, birleşmiş benzen ve -piron halkalarından oluşmuş fenolik maddelerdir. Kuru otların karekteristik kokusunu oluştururlar. Esas olarak antitrombotik, antiinflamatuar, vazodilatatör, etkileri sebebiyle kullanılırlar. Warfarin en çok bilinen kumarindir (Cowan 1999).
Bitkilerin güzel kokusu uçucu yağ fraksiyonlarından ileri gelmektedir. Sekonder metabolit olan bu yağlar terpenler olarak adlandırılırlar. Genel kimyasal yapıları C10H16 şeklindedir. İsimleri karbon sayılarına göre değişir; C20 diterpen, C30 triterpen, C40 tetraterpen, C5 hemiterpen, C15 sesquiterpen gibi. Terpenoidler ise genel olarak oksijen gibi ilave elementler içeren bileşiklerdir. Çeşitli terpen ve terponoidlerin güçlü antimikrobiyal etkiye sahip oldukları bildirilmektedir (Cowan 1999, Baytop 1999). Etki mekanizması muhtemelen mikroorganizmanın solunumunun inhibisyonu esasına dayanır (Cotton 1999).
Alkoloidler DNA ve RNA sentezini inhibe edebilirler (Cotton 1999). Alkoloidler yapılarında azot bulunan heterosiklik bileşiklerdir. İlk bulunan alkoloid morfindir. Morfin kelimesi rüya tanrısı olan Morpheustan gelmektedir. Ranunculaceae familyası üyesi diterponoid alkoloidlerin genel olarak antimikrobiyal özelliğe sahip oldukları gösterilmiştir (Cowan 1999).



16. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Doğu Karadeniz Bölgesi'nde yetişen bazı endemik bitkilerin antimikrobiyal etkilerinin araştırılması - Sayfa 21
11 bilinmektedir. Bu sebeple mikroorganizmalardaki muhtemel hedefleri, yüzeyde sunulan adezinler, hücre duvarı polipeptidleri ve membrana bağlı enzimlerdir (1). c) Flavonlar, Flavonoidler ve Flavonoller: Flavonlar bir karbonil grubu içeren yapılardır. Flavonollerde 3-hidroksil grubu bulunur. Flavonoidler ıse hidroksillenmiş fenolik bileşiklerdir (1). Bu bileşikler bitkiler tarafından daha çok m...
Türkiye'den toplanan bazı Paeonia türlerinin antibakteriyel etkisi - Sayfa 23
2.2.3 Alkoloidler Heterosiklik azot bileşikleri alkoloidler olarak isimlendirilirler. Tıbbi kullanımı açsından en önemli alkoloidlerden biri morfin olup morfin 1805’te haşhaştan izole edilmiştir (Fessenden and Fessenden 1982). Morfin ismi Yunan rüya tanrısı Morpheus’tan gelmekte olup kodein ve eroin morfin türevlerindendir. Diterpenoid alkoloidler genellikle Ranunculaceae familyası bitkilerinden ...
Bazı aromatik bitki türlerinin antimikrobiyal, antioksidan ve DNA koruyucu aktivitelerinin belirlenmesi - Sayfa 31
16 Basit fenoller ve fenolik asitler: Tek bir fenolik halka içeren en basit biyoaktif fitokimyasallardan birisidir. Fenol grupları üzerindeki hidroksil gruplarının bağlanma yeri ve sayısının, mikroorganizmalar üzerine toksisitesi ile ilişkili olduğu düşünülmüş ve hidroksilasyon artışının toksisiteyi artırdığı kanıtlanmıştır. Buna ek olarak, bazı araştırmacılar daha yüksek oranda okside olmuş feno...

16. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

etki
antimikrobiyal
mikrobiyal
ileri
bakteri
hücre


16. SAYFA ICERIGI

5
mikroorganizmaların hücre dışı çözünebilir proteinleri ve bakteri hücre duvarı ile kompleks oluşturma yeteneklerine dayanır. Lipofilik flavonoidler mikrobiyal membranı parçalayabilir. Catechinlerde bu gruba ait etkili bileşiklerdendir (Cowan 1999). Çayda bulunan catechinlerin birçok bakteri ve virüsü inhibe ettiği gösterilmiştir (Hamilton-Miller 1995).
Tanen kelimesi deriyi bronzlaştırabilme ve solüsyon içindeki jelatini presipite edebilme yeteneğindeki bir grup polimerik fenolik bileşiğin tanımlayıcı ismidir. Tanen içeren içeceklerin tüketilmesinin birçok hastalığı tedavi edebileceği öne sürülmektedir. Antimikrobiyal etki mekanizması muhtemelen mikrobiyal adezinlerin, enzimlerin ve hücre duvarı transport proteinlerin inaktivasyonu ile ilgilidir (Cowan 1999, Hamilton-Miller 1995).
Kumarinler, birleşmiş benzen ve -piron halkalarından oluşmuş fenolik maddelerdir. Kuru otların karekteristik kokusunu oluştururlar. Esas olarak antitrombotik, antiinflamatuar, vazodilatatör, etkileri sebebiyle kullanılırlar. Warfarin en çok bilinen kumarindir (Cowan 1999).
Bitkilerin güzel kokusu uçucu yağ fraksiyonlarından ileri gelmektedir. Sekonder metabolit olan bu yağlar terpenler olarak adlandırılırlar. Genel kimyasal yapıları C10H16 şeklindedir. İsimleri karbon sayılarına göre değişir; C20 diterpen, C30 triterpen, C40 tetraterpen, C5 hemiterpen, C15 sesquiterpen gibi. Terpenoidler ise genel olarak oksijen gibi ilave elementler içeren bileşiklerdir. Çeşitli terpen ve terponoidlerin güçlü antimikrobiyal etkiye sahip oldukları bildirilmektedir (Cowan 1999, Baytop 1999). Etki mekanizması muhtemelen mikroorganizmanın solunumunun inhibisyonu esasına dayanır (Cotton 1999).
Alkoloidler DNA ve RNA sentezini inhibe edebilirler (Cotton 1999). Alkoloidler yapılarında azot bulunan heterosiklik bileşiklerdir. İlk bulunan alkoloid morfindir. Morfin kelimesi rüya tanrısı olan Morpheustan gelmektedir. Ranunculaceae familyası üyesi diterponoid alkoloidlerin genel olarak antimikrobiyal özelliğe sahip oldukları gösterilmiştir (Cowan 1999).







single.php