34
Yapılan literatür çalışmalarında, çalışmaya dahil edilen endemik bitkilerin uçucu yağlarının belirlenmesine yönelik yapılan birkaç araştırma haricinde, kimyasal kompozisyonları ve antimikrobiyal aktiviteleri ile ilgili herhangi bir veriye rastlanmamıştır. Başer (2000), Türkiyede yetişen Sideritis türlerinin uçucu yağlarının ana bileşenlerini tespit etmeye yönelik yaptığı çalışmada, Sideritis hololeuca ve Sideritis libanotica subsp. violascensi seskiterpen hidrokarbonlar içeren Sideritis türleri içerisine dahil edilmiştir. Türkiyede endemik olarak bulunan beş Sideritis türünün uçucu yağ bileşenlerini belirlemek amacıyla yapılan diğer bir çalışmada ise, S. hololeucanın uçucu yağında ana bileşenler -pinene (%35) ve pinene (%16) olarak belirlenmiştir (Kırımer ve ark. 2003).
Bazı Sideritis L. türlerinde bulunan linearol, foliol, epicandicandiol ve siderol bileşenlerinin antibakteriyel aktiviteleri araştırılmış ve epicandicandiolun E. coliye karşı en yüksek antimikrobiyal aktiviteye sahip olduğu belirlenmiştir ( Kılıç ve ark. 2003). Ancak araştırılan bu Sideritis türlerinde tespit edilen biyoaktif bileşiklerin araştırmamızın konusunu teşkil eden Sideritis türlerinde bulunup bulunmadığı ve şayet varsa hangi oranlarda bulunduğu bilinmemektedir. Sideritis türlerinin antimikrobiyal aktiviteleri genellikle sahip oldukları flavonoidler, diterpenoidler gibi fenolik bileşimlerine göre karekterize edilebilmektedir ( Venturella ve ark. 1995, Navarro ve ark. 1996). Ayrıca, Rodriguez- Linde ve ark. (1994), Sideritis uçucu yağlarının değişik derecelerde antibakteriyel ve antifungal aktivitelere sahip olduğunu bildirmiştir. Ancak uçucu yağların, aynı tür bitkilerden elde edilmemiş olmasına rağmen, bitkilerin genotipik özelliklerinin, yetiştikleri coğrafi bölgelerin, bu bölgelere ait iklimsel özelliklerin ve toplanma tarihlerinin farklı olması nedeniyle farklı antimikrobiyal etki göstermesinin doğal olduğu bildirilmiştir ( İşcan ve ark. 2004). Farklı zamanlarda aynı lokaliteden toplanan üç örnekte Sideritis ozturkii uçucu yağlarının ana bileşini; -pinene (%31,1, %16,0 ve %6,2) ve -pinene (%20,2, %14,2 ve %7,3) olarak bulunmuştur ( Kırımer ve ark. 2001). Araştırmamızın konusunu teşkil eden Sideritis L. türlerinde genellikle antimikrobiyal aktivite gösterdiği bilinen uçucu yağlar bulunmasına rağmen önemsiz denilecek seviyede antibakteriyel aktivite (7-8 mminhibisyon zonu) belirlenmesinin nedeni, İşcan ve



45. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Türkiye'de yayılış gösteren Sideritis L. (Lamiaceae) cinsinin Empedoclia seksiyonuna ait taksonların ITS çekirdek ribozomal DNA dizilerine dayalı filogenetik analizi - Sayfa 23
Klebsiella pneumoniae, Mycobacterium smegmatis, Proteus vulgaris, Pseudomonas aeruginosa, Pseudomonas fluorescens, Salmonella enteritidis, Salmonella typhimurium, Staphylococcus aureus, Yersinia enterocolitica) araştırılmıştır. Sideritis condensata ekstreleri diğer ekstrelerden daha etkili bulunmuştur. Bütün konsantrasyonlarda, en duyarlı bakteri Pseudomonas aeruginosa olmasına rağmen, en dirençli...

45. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

uçucu
yağlar
bileşenler
etki
edilen
yağların


45. SAYFA ICERIGI

34
Yapılan literatür çalışmalarında, çalışmaya dahil edilen endemik bitkilerin uçucu yağlarının belirlenmesine yönelik yapılan birkaç araştırma haricinde, kimyasal kompozisyonları ve antimikrobiyal aktiviteleri ile ilgili herhangi bir veriye rastlanmamıştır. Başer (2000), Türkiyede yetişen Sideritis türlerinin uçucu yağlarının ana bileşenlerini tespit etmeye yönelik yaptığı çalışmada, Sideritis hololeuca ve Sideritis libanotica subsp. violascensi seskiterpen hidrokarbonlar içeren Sideritis türleri içerisine dahil edilmiştir. Türkiyede endemik olarak bulunan beş Sideritis türünün uçucu yağ bileşenlerini belirlemek amacıyla yapılan diğer bir çalışmada ise, S. hololeucanın uçucu yağında ana bileşenler -pinene (%35) ve pinene (%16) olarak belirlenmiştir (Kırımer ve ark. 2003).
Bazı Sideritis L. türlerinde bulunan linearol, foliol, epicandicandiol ve siderol bileşenlerinin antibakteriyel aktiviteleri araştırılmış ve epicandicandiolun E. coliye karşı en yüksek antimikrobiyal aktiviteye sahip olduğu belirlenmiştir ( Kılıç ve ark. 2003). Ancak araştırılan bu Sideritis türlerinde tespit edilen biyoaktif bileşiklerin araştırmamızın konusunu teşkil eden Sideritis türlerinde bulunup bulunmadığı ve şayet varsa hangi oranlarda bulunduğu bilinmemektedir. Sideritis türlerinin antimikrobiyal aktiviteleri genellikle sahip oldukları flavonoidler, diterpenoidler gibi fenolik bileşimlerine göre karekterize edilebilmektedir ( Venturella ve ark. 1995, Navarro ve ark. 1996). Ayrıca, Rodriguez- Linde ve ark. (1994), Sideritis uçucu yağlarının değişik derecelerde antibakteriyel ve antifungal aktivitelere sahip olduğunu bildirmiştir. Ancak uçucu yağların, aynı tür bitkilerden elde edilmemiş olmasına rağmen, bitkilerin genotipik özelliklerinin, yetiştikleri coğrafi bölgelerin, bu bölgelere ait iklimsel özelliklerin ve toplanma tarihlerinin farklı olması nedeniyle farklı antimikrobiyal etki göstermesinin doğal olduğu bildirilmiştir ( İşcan ve ark. 2004). Farklı zamanlarda aynı lokaliteden toplanan üç örnekte Sideritis ozturkii uçucu yağlarının ana bileşini; -pinene (%31,1, %16,0 ve %6,2) ve -pinene (%20,2, %14,2 ve %7,3) olarak bulunmuştur ( Kırımer ve ark. 2001). Araştırmamızın konusunu teşkil eden Sideritis L. türlerinde genellikle antimikrobiyal aktivite gösterdiği bilinen uçucu yağlar bulunmasına rağmen önemsiz denilecek seviyede antibakteriyel aktivite (7-8 mminhibisyon zonu) belirlenmesinin nedeni, İşcan ve







single.php