36
diğer bakteri suşlarına karşı ise ekstrelerin en az birinin önemsiz sayılabilecek antibakteriyel aktiviteye (78 mm inhibisyon zonu) sahip olduğu tespit edildi (Tablo 4.1, Ek-Şekil 4.14.11).
Gergis ve ark. (1990), Yunanistan a endemik bazı Sideritis türlerinin (S. sipylea, S. euboea, S. clandestina ssp. cyllenea ve S. clandestina ssp. clandestina) uçucu yağlarının antimikrobiyal özelliklerini araştırdıkları çalışmada; uçucu yağların antimikrobiyal aktiviteye sahip olduklarını tespit ederek, uçucu yağlara karşı Grampozitif bakterilerin (S. aureus, B. cereus, B. subtilis ve Micrococcus luteus) Gramnegatif bakterilere (E. coli ve P. aeruginosa) göre daha duyarlı olduklarını bildirmişlerdir. Darias ve ark. (1990), Kanarya adalarına endemik bazı Salvia ve Sideritis türlerinden izole ettikleri 13 ürün [11 diterpen, 1 lignan (sesamin) ve 1 kumarin (siderin)] üzerinde kemoterapötik bir araştırma gerçekleştirmişlerdir. Elde ettikleri veriler ışığında, bazı diterpen bileşiklerinin, özellikle 0,5 g/ml ID50 değeri ile galdosol un dikkate değer bir sitostatik aktivite gösterdiğini ve bu bileşiklerin Gram pozitif bakterilere karşı orta derecede bir antimikrobiyal aktiviteye sahip olduğunu bildirmişlerdir. Sideritis sipylea nın uçucu yağının kimyasal kompozisyonu ve antimikrobiyal aktivitesi arasındaki ilişkilerin incelendiği bir araştırmada, bitkinin uçucu yağı İnce Tabaka Kromatografisi (Thin Layer Chromatography) ile 5 fraksiyona ayrılmış ve her bir fraksiyonun antimikrobiyal aktivitesi 6 bakteri ve Candida albicans karşı test edilmiştir. Araştırma sonucunda, bir fraksiyon dışında diğer fraksiyonların Gram pozitif bakterilere karşı Gram negatif bakterilerden daha etkili olduğu belirlenmiştir (Gergis ve ark. 1991). Ezer ve ark. (1994), Türkiye nin değişik bölgelerinden topladıkları Sideritis türlerinin (S. congesta, S. perfoliata, S. arguta, S. argyrea, S. pisidica, S. libanotica subsp. linearis) petrol, kloroform, etil asetat, etanol ve aseton ekstrelerini bazı Gram-pozitif ve Gram-negatif bakteri türlerine (S. aureus, Klebsiella pneumoniae var. oxytoca, Salmonella typhimurium, E. coli, P. aeruginosa ve Streptococcus agalactiae) karşı test ederek; petrol ve kloroform ekstrelerinin diğer ekstrelerden daha iyi antibakteriyel aktivite gösterdiğini, aseton ekstrelerinin Gram-pozitif bakterilere karşı Gram negatif bakterilerden daha etkili olduğunu bildirmişlerdir. Hernndez ve Rabanal ın (2002) farelerde Sideritis canariensis var. pannosa nın antiinflamatuvar



47. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Türkiye'de yayılış gösteren Sideritis L. (Lamiaceae) cinsinin Empedoclia seksiyonuna ait taksonların ITS çekirdek ribozomal DNA dizilerine dayalı filogenetik analizi - Sayfa 20
vulcanica ise, morfolojik ve anatomik özellikleri yanında, korolojik özellikleri açısından da değerlendirilmiştir [34]. Gergis ve ark. (1991), Sideritis sipylea Boiss. uçucu yağının kimyasal kompozisyonu ve antimikrobiyal aktivitesi arasındaki ilişkiyi incelemiştir. Bitkinin uçucu yağı TLC (Thin Layer Chromotography) ile hazırlanarak beş fraksiyona ayrılmış ve her fraksiyonun antimikrobiyal aktiv...

47. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

bakteri
aureus
karşı
antimikrobiyal
coli
aktivite


47. SAYFA ICERIGI

36
diğer bakteri suşlarına karşı ise ekstrelerin en az birinin önemsiz sayılabilecek antibakteriyel aktiviteye (78 mm inhibisyon zonu) sahip olduğu tespit edildi (Tablo 4.1, Ek-Şekil 4.14.11).
Gergis ve ark. (1990), Yunanistan a endemik bazı Sideritis türlerinin (S. sipylea, S. euboea, S. clandestina ssp. cyllenea ve S. clandestina ssp. clandestina) uçucu yağlarının antimikrobiyal özelliklerini araştırdıkları çalışmada; uçucu yağların antimikrobiyal aktiviteye sahip olduklarını tespit ederek, uçucu yağlara karşı Grampozitif bakterilerin (S. aureus, B. cereus, B. subtilis ve Micrococcus luteus) Gramnegatif bakterilere (E. coli ve P. aeruginosa) göre daha duyarlı olduklarını bildirmişlerdir. Darias ve ark. (1990), Kanarya adalarına endemik bazı Salvia ve Sideritis türlerinden izole ettikleri 13 ürün [11 diterpen, 1 lignan (sesamin) ve 1 kumarin (siderin)] üzerinde kemoterapötik bir araştırma gerçekleştirmişlerdir. Elde ettikleri veriler ışığında, bazı diterpen bileşiklerinin, özellikle 0,5 g/ml ID50 değeri ile galdosol un dikkate değer bir sitostatik aktivite gösterdiğini ve bu bileşiklerin Gram pozitif bakterilere karşı orta derecede bir antimikrobiyal aktiviteye sahip olduğunu bildirmişlerdir. Sideritis sipylea nın uçucu yağının kimyasal kompozisyonu ve antimikrobiyal aktivitesi arasındaki ilişkilerin incelendiği bir araştırmada, bitkinin uçucu yağı İnce Tabaka Kromatografisi (Thin Layer Chromatography) ile 5 fraksiyona ayrılmış ve her bir fraksiyonun antimikrobiyal aktivitesi 6 bakteri ve Candida albicans karşı test edilmiştir. Araştırma sonucunda, bir fraksiyon dışında diğer fraksiyonların Gram pozitif bakterilere karşı Gram negatif bakterilerden daha etkili olduğu belirlenmiştir (Gergis ve ark. 1991). Ezer ve ark. (1994), Türkiye nin değişik bölgelerinden topladıkları Sideritis türlerinin (S. congesta, S. perfoliata, S. arguta, S. argyrea, S. pisidica, S. libanotica subsp. linearis) petrol, kloroform, etil asetat, etanol ve aseton ekstrelerini bazı Gram-pozitif ve Gram-negatif bakteri türlerine (S. aureus, Klebsiella pneumoniae var. oxytoca, Salmonella typhimurium, E. coli, P. aeruginosa ve Streptococcus agalactiae) karşı test ederek; petrol ve kloroform ekstrelerinin diğer ekstrelerden daha iyi antibakteriyel aktivite gösterdiğini, aseton ekstrelerinin Gram-pozitif bakterilere karşı Gram negatif bakterilerden daha etkili olduğunu bildirmişlerdir. Hernndez ve Rabanal ın (2002) farelerde Sideritis canariensis var. pannosa nın antiinflamatuvar







Kızılçam (Pinus brutia Ten.) ve Anadolu Karaçamı [Pinus nigra arnold. subsp. pallasiana (lamb.) holmboe]’ nda biyolojik bağımsızlığa ulaşma yaşlarının Kütahya Orman Bölge Müdürlüğündeki doğal karışık meşcerelerinde belirlenmesi The determination of biological independence reazhing ages in natural mixed brutian pine (Pinus brutia Ten.) and Anatolian black pine [Pinus nigra arnold. subsp. pallasiana (lamb.) holmboe] stands of Kutahya Regional Forestry
Danisman: PROF. DR. MUSA GENÇ, Universite: Süleyman Demirel Üniversitesi, Bolum: Fen Bilimleri Enstitüsü
Ozet: Ülkemizde karışık meşcereler geniş yayılış göstermekte ve bu meşcereler saf meşcerelere göre daha fonksiyonel görülmektedir. Bu amaçla Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve orman teşkilatı, biyolojik çeşitliliğin korunması ve unsurlarının sürdürülebilir kullanımına ilişkin….

single.php