Siroz olgularında dinamik BT bulgularının klinik ve laboratuvar bulgularıyla ilişkisi

















































yaklaştıkça çapları küçülür. RPV sağ lob ve kaudat lobun lateral yüzünü besler. LPV transvers olarak sola doğru seyir gösterir ve önce medial kaudat lob dalını verir. Daha sonra ligamentum teres fissürüne doğru anteriora yönelir. Ve sol lobun lateral ve medial segmentlerine dallar verir. Üç ana hepatik ven vardır. En büyüğü olan sağ hepatik ven, IVCa sağ lateral kısımdan katılır. Orta hepatik ven, IVCa ön yada sağ ön kısımdan katılım gösterir. Hepatik venler diafragmaya yaklaştıkça genişlerler. Sağ hepatik ven posterior ve anterior superior lobu drene eder ve sağ portal venin ventral ve dorsal dalları arasında seyreder. Sağ lobun anterior ve posterior segmentlerini birbirinden ayırır. Orta hepatik ven sağ lobu sol lobdan ayırır ve anteroinferior sağ lob ve kaudat lobu drene eder. Sol ve orta hepatik venler genellikle IVCya birleşerek katılırlar. Karaciğeri besleyen hepatik arter çölyak trunkustan ayrılır. Hepatik arter, portahepatiste sağ ve sol olmak üzere iki dala ayrılır. Arteria hepatika dekstra sağ lobu, arteria hepatika sinistra sol lobu besler. Her iki hepatik arter dalı, karaciğerin segmentine giden dallar verirler.
2.5. Hepatik Ligament ve Fissürler
Karaciğerin iki önemli ligamenti vardır. Falsiform ligament parasagital düzlemde umblikusa doğru uzanırken diğer ligament (ligamentum teres) falsiform ligamentin umblikal başlangıç kısmıdır. Oblik fissür veya safra kesesi fissürü, sağ ve sol lobu birbirinden ayrıdır. Sagital fissür veya ligamentum teres fissürü, sol lobu lateral ve medial segmentlere ayırır. Koronal fissür veya ligamentum venozum fissürü ise daha önde sol lobun medial ve lateral segmentleri ile kaudat lob arasındadır (11,12,13,14).
2.6. Siroz
Siroz, karaciğerde kronik bir hepatoselüler nekroz ve inflamasyon sürecini takiben diffüz fibrozis ile birlikte normal yapının kaybolarak, anormal nodüllerin oluşumu olarak tanımlanır(15). Siroz tanısı için sadece rejenerasyon nodüllerin ya da fibrozisin olması yeterli olmaz, mutlaka bu iki patolojik sürecin birlikte olması gerekir (15). İlk kez 1826 yılında Laennec tarafından kullanılan siroz terimi, eski Yunanca bir terim olan scirrhusdan gelmiştir ve karaciğerin otopside görülen portakal kabuğu görüntüsünü tanımlamak için kullanılmıştır(16). Siroz karaciğerde fibrotik matriks artışı ve bir dizi pato-biyokimyasal olay
7



18. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Karaciğer metastazlarında dinamik trifazik spiral bilgisayarlı tomografik incelemenin tanı değeri - Sayfa 26
Vasküler Anatomi: Partal venöz sistem, karaciğerin kesitsel planlarının ayrımında önemli bir belirleyicidir. Ana partal ven, hepatoduodenal ligament içinde seyrederek yukarı ve hafifçe arkaya doğru, portahepatisin sağında uzanmaktadır. Portahepatiste, IVC'nın ön yüzeyine yakın komşulukta geçer. Daha sonra sağ (RPV) ve sol (LPV) partal venler olmak üzere iki dala ayrılır. RPV, LPV'den geniş olup, ...
Karaciğer Kitlelerinin Multidetektör Bilgisayarlı Tomografi ile - Sayfa 22
3 ana hepatik ven vardır. En büyüğü olan sağ hepatik ven, IVC'a sağ lateral kısımdan katılır. Orta hepatik ven, IVC'a ön yada sağ ön kısımdan katılım gösterir. Hepatik venler diafragmaya yaklaştıkça genişlerler. Sağ hepatik ven posterior ve anterior superior lobu drene eder ve sağ portal venin ventral ve dorsal dalları arasında seyreder. Sağ lobun anterior ve posterior segmentlerini birbirinden ay...
Karaciğer kist hidatiklerinde 64 kesitli BT bulguları:US ile karşılaştırmalı bir çalışma - Sayfa 16
8 superior lobu drene eder ve sağ portal venin ventral ve dorsal dalları arasında seyreder. Sağ lobun anterior ve posterior segmentlerini birbirinden ayırır. Orta hepatik ven sağ lobu sol lobdan ayırır, sağ lob ve kaudat lobu drene eder. Sol ve orta hepatik venler genellikle birleşerek VKİ’ye katılırlar. Karaciğeri besleyen hepatik arter çölyak trunkustan ayrılır. Hepatik arter, porta hepatiste ...

18. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

ligament
orta
segmentleri
karaciğeri
karaciğerin
hepatik


18. SAYFA ICERIGI

yaklaştıkça çapları küçülür. RPV sağ lob ve kaudat lobun lateral yüzünü besler. LPV transvers olarak sola doğru seyir gösterir ve önce medial kaudat lob dalını verir. Daha sonra ligamentum teres fissürüne doğru anteriora yönelir. Ve sol lobun lateral ve medial segmentlerine dallar verir. Üç ana hepatik ven vardır. En büyüğü olan sağ hepatik ven, IVCa sağ lateral kısımdan katılır. Orta hepatik ven, IVCa ön yada sağ ön kısımdan katılım gösterir. Hepatik venler diafragmaya yaklaştıkça genişlerler. Sağ hepatik ven posterior ve anterior superior lobu drene eder ve sağ portal venin ventral ve dorsal dalları arasında seyreder. Sağ lobun anterior ve posterior segmentlerini birbirinden ayırır. Orta hepatik ven sağ lobu sol lobdan ayırır ve anteroinferior sağ lob ve kaudat lobu drene eder. Sol ve orta hepatik venler genellikle IVCya birleşerek katılırlar. Karaciğeri besleyen hepatik arter çölyak trunkustan ayrılır. Hepatik arter, portahepatiste sağ ve sol olmak üzere iki dala ayrılır. Arteria hepatika dekstra sağ lobu, arteria hepatika sinistra sol lobu besler. Her iki hepatik arter dalı, karaciğerin segmentine giden dallar verirler.
2.5. Hepatik Ligament ve Fissürler
Karaciğerin iki önemli ligamenti vardır. Falsiform ligament parasagital düzlemde umblikusa doğru uzanırken diğer ligament (ligamentum teres) falsiform ligamentin umblikal başlangıç kısmıdır. Oblik fissür veya safra kesesi fissürü, sağ ve sol lobu birbirinden ayrıdır. Sagital fissür veya ligamentum teres fissürü, sol lobu lateral ve medial segmentlere ayırır. Koronal fissür veya ligamentum venozum fissürü ise daha önde sol lobun medial ve lateral segmentleri ile kaudat lob arasındadır (11,12,13,14).
2.6. Siroz
Siroz, karaciğerde kronik bir hepatoselüler nekroz ve inflamasyon sürecini takiben diffüz fibrozis ile birlikte normal yapının kaybolarak, anormal nodüllerin oluşumu olarak tanımlanır(15). Siroz tanısı için sadece rejenerasyon nodüllerin ya da fibrozisin olması yeterli olmaz, mutlaka bu iki patolojik sürecin birlikte olması gerekir (15). İlk kez 1826 yılında Laennec tarafından kullanılan siroz terimi, eski Yunanca bir terim olan scirrhusdan gelmiştir ve karaciğerin otopside görülen portakal kabuğu görüntüsünü tanımlamak için kullanılmıştır(16). Siroz karaciğerde fibrotik matriks artışı ve bir dizi pato-biyokimyasal olay
7

İlgili Kaynaklar







single.php