Siroz olgularında dinamik BT bulgularının klinik ve laboratuvar bulgularıyla ilişkisi

















































5. TARTIŞMA
Sirozdaki kaudat lob hipertrofisinin, sağ lob ve sol lob medial segment atrofisinin nedeni tam ortaya konamamıştır ancak portal venöz akımdaki değişimlere ait olabileceği düşünülmektedir. Portal venöz akımdaki değişik trofik faktörler sayesinde segmental hepatik volümlerde değişimler olur (51). Hepatik fibrosis intrahepatik portal ve hepatik venöz dallarda atenüasyona yol açar ve hepatik vasküler yatakta akım azalır (52). Rejenerasyon nodülleri ve fibrozisin hepatik venöz dallardaki kompresyonu nedeniyle portal akımdaki direnci arttırır ve böylece karaciğer kanlanmasını belirgin etkiler (53).
Kaudat lobun kanlanmasının esas kısmı portal venin sol dalından yada portal ven bifurkasyonundan kaynaklanır (54). Bununla birlikte %51 oranında posterior segmental daldan kaudat prosese bir dal ile akım sağlanır (55).
Sağ ana portal venöz dal kısa bir mesafe sonra birkaç sekonder dala ayrılan yapısıyla sola göre daha kısa ve kalındır (56). Kaudat loba ait dalların karaciğer içerisindeki seyrinin kısa olması, muhtemelen rölatif olarak kaudat lobun kanlanmasının kısmen korunmasındaki nedendir(56).
Ana portal ven dallarına yakınlığı veya kaudat lobun venöz drenajının korunmuş olmasının kaudat lobun atrofiye gitmesini engellediğini düşüncesine katılıyoruz ancak çalışmamızda atrofi veya hipertrofinin nedenlerini araştırmadık. Bunun yerine alternatif bir oranın modifiye edilmiş kaudat lob-sağ lob oranının yani lanmark olarak sağ portal venin bifurkasyonunun kullanılmasının hipertrofiye ve atrofiye giden karaciğer alanlarını gösterme konusundaki değerini araştırdık.
Çalışmamızda elde ettiğimiz kaudat lob sağ lob oranlarının ve modifiye kaudat lob-sağ lob oranlarının her ikisininde CTP ile mukayese edildiğinde Kappa analizi sonucu gruplar arasında anlamlı istatistiksel fark oluşturduğu ortaya konmuştur (p<0.001). Bu oranlar için elde ettiğimiz cuttoff değerlerinin üstündeki değerleri alan hastalarla Child sınıflaması skorlarının uyumlu olduğu bulunmuştur. Kappa analizi sonucunda ayrıca CTP ile kaudat lob-sağ lob arasındaki uyum 0.60 olarak bulunmuştur. Aynı şekilde CTP ile modifiye kaudatlob-sağ lob arasındaki uyum 0.55 olarak bulunmuştur. Kaudat lob-sağ lob oranı ve modifiye kaudat lob-sağ lob oranının klinik anlamı ile ilgili Hitomi ve ark. (49) yapmış olduğu çalışmada Child Bnin kaudatlob- sağ lob oranı ile en yüksek ilişkiyi gösterdiğini bulmuşlardır, Child Cde ise bu ilişkiyi daha az 25



36. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Karaciğer parankimini diffüz etkileyen kronik hastalıklarda hemodinamik parametreler ile MELD skorunun karşılaştırılması - Sayfa 10
enflamatuar reaksiyonun kaybolması ve fibroz dokunun artıp, karaciğerin büzüşmesi ile karaciğerin hem ağırlığı azalır, hem de boyutu küçülür. Ara dönemlerde ise daha çok sağ lob küçülürken, sol lob ve kaudat lob büyük kalabilir. Kaudat lobun transvers çapının sağ lobun transvers çapına oranı normalde 0,37 civarındadır. Bu değerin 0,65’in üzerinde olması siroz için anlamlıdır (13). Sirozda görülen...
Transjuguler karaciğer biyopsisi - Sayfa 14
emisser hepatik venler ise kaudat lobu drene eder. Budd-Chiari sendromunda emisser venler önem kazanır. Ana hepatik venler obstrükte olduğunda bu emisser venler ana venöz drenajı sağlar. Kaudat lob kan akımını artırarak sonuçta hipertrofiye olur. Nadiren sağ hepatik ven VKİ’a direkt drene olur. Hepatik ven çapı değişmekle birlikte eğer tarama sırasında hasta Valsalva manevrası yaparsa belirgin şek...

36. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

karaciğer
segment
kaudat
portal
venöz
hepatik


36. SAYFA ICERIGI

5. TARTIŞMA
Sirozdaki kaudat lob hipertrofisinin, sağ lob ve sol lob medial segment atrofisinin nedeni tam ortaya konamamıştır ancak portal venöz akımdaki değişimlere ait olabileceği düşünülmektedir. Portal venöz akımdaki değişik trofik faktörler sayesinde segmental hepatik volümlerde değişimler olur (51). Hepatik fibrosis intrahepatik portal ve hepatik venöz dallarda atenüasyona yol açar ve hepatik vasküler yatakta akım azalır (52). Rejenerasyon nodülleri ve fibrozisin hepatik venöz dallardaki kompresyonu nedeniyle portal akımdaki direnci arttırır ve böylece karaciğer kanlanmasını belirgin etkiler (53).
Kaudat lobun kanlanmasının esas kısmı portal venin sol dalından yada portal ven bifurkasyonundan kaynaklanır (54). Bununla birlikte %51 oranında posterior segmental daldan kaudat prosese bir dal ile akım sağlanır (55).
Sağ ana portal venöz dal kısa bir mesafe sonra birkaç sekonder dala ayrılan yapısıyla sola göre daha kısa ve kalındır (56). Kaudat loba ait dalların karaciğer içerisindeki seyrinin kısa olması, muhtemelen rölatif olarak kaudat lobun kanlanmasının kısmen korunmasındaki nedendir(56).
Ana portal ven dallarına yakınlığı veya kaudat lobun venöz drenajının korunmuş olmasının kaudat lobun atrofiye gitmesini engellediğini düşüncesine katılıyoruz ancak çalışmamızda atrofi veya hipertrofinin nedenlerini araştırmadık. Bunun yerine alternatif bir oranın modifiye edilmiş kaudat lob-sağ lob oranının yani lanmark olarak sağ portal venin bifurkasyonunun kullanılmasının hipertrofiye ve atrofiye giden karaciğer alanlarını gösterme konusundaki değerini araştırdık.
Çalışmamızda elde ettiğimiz kaudat lob sağ lob oranlarının ve modifiye kaudat lob-sağ lob oranlarının her ikisininde CTP ile mukayese edildiğinde Kappa analizi sonucu gruplar arasında anlamlı istatistiksel fark oluşturduğu ortaya konmuştur (p<0.001). Bu oranlar için elde ettiğimiz cuttoff değerlerinin üstündeki değerleri alan hastalarla Child sınıflaması skorlarının uyumlu olduğu bulunmuştur. Kappa analizi sonucunda ayrıca CTP ile kaudat lob-sağ lob arasındaki uyum 0.60 olarak bulunmuştur. Aynı şekilde CTP ile modifiye kaudatlob-sağ lob arasındaki uyum 0.55 olarak bulunmuştur. Kaudat lob-sağ lob oranı ve modifiye kaudat lob-sağ lob oranının klinik anlamı ile ilgili Hitomi ve ark. (49) yapmış olduğu çalışmada Child Bnin kaudatlob- sağ lob oranı ile en yüksek ilişkiyi gösterdiğini bulmuşlardır, Child Cde ise bu ilişkiyi daha az 25

İlgili Kaynaklar







single.php