Siroz olgularında dinamik BT bulgularının klinik ve laboratuvar bulgularıyla ilişkisi

















































kabul edilen bazı vakalarda ve endstage hastalarımızda kaudat lobun daha belirgin olduğu söylenebilir. Ancak hasta grubumuzdaprimer sklerozan kolanjit tanısı alan hasta bulunmamaktadır.
Son dönemde Okazaki ve ark (59) alkol bağımlılığına sekonder oluşan sirozda kaudat lob volüm artışının viral kaynaklı sirozlardan daha belirgin olduğunu ortaya koymuşlardır. Bizim kaudatlob sağ lob oranlarımızda hem konvansiyonel hemde modifiye ölçümlerde etiyolojik nedenler arasında belirgin bir faklılığa rastlanmamıştır. Bunun nedeni bölgemizdeki siroz nedenleri arasında alkolik sirozun önemli bir yer tutmaması olabilir. Benzer şekilde Giorgio ve ark (58) Alkolik sirozlularda ultrason ile ölçtükleri kaudat lob-sağ lob oranının tanısal sensitivitesinin düşük olduğunu ortaya koymuşlardır. Bu sebeplerden dolayı sirozdaki sebebin farklılığı ve klinik ve patolojik ağırlığı, atrofiye uğramış sağ lobun ve hipertrofiye olan kaudat lobun boyutlarının ölçülmesi ile hepatik siroz tanısının doğrulanması içinkullanılmasındaki spesifiteyi ve sensitiviteyi belirler. Çalışmamızda kullandığımız kaudat lob sağlob oranı, modifiye kaudat lob-sağ lob oranı ve periportal mesafenin hastaların etiyolojileri ile arasında anlamlı bir fark olmaması bu parametrelerin etiyolojik tahminlerde bulunmak için kullanılamayacağı sonucunu ortaya koymuştur. Ancak bu konuyla ilgili etiyolojik farklılıklara dayalı yeni çalışmalara ihtiyaç vardır.
Çalışmamızdaki siroz hastalarının etiyolojilerinide CTP skorlarıyla kıyasladık. Gruplar arasında anlamlı farklılığa rastlamadık. Harbin ve ark (18) kendi serilerindeki sirozların sebeplerini ortaya koymamış olsa da, onların popülasyonundaki sirozların büyük çoğunluğunun alkol bağımlılığına bağlı olduğunu sanıyoruz. Bunun nedeni çalışmanın bundan 20 yıl önce Kuzey Amerikada yapılmış olması ve o dönemde o bölgede en sık siroz nedeninin alkol bağımlılığı olmasıdır (61) Harbin ve ark hastalarının klinik ve patolojik ağırlığını da child gibi bir parametre ile ortaya koymamışlardı. Belki klinik ağırlıkların ortaya konması durumunda kaudat lob-sağ lob oranın ve bunun modifikasyonunun anlamı daha net anlaşılabilirdi.
Bizim gözlemlerimize göre kaudatlob-sağ lob oranı, modifiyekaudat lob-sağ lob oranı ve periportal mesafe ölçümleri hepsi hem Tomografi hemde MR görüntülerinde kolaylıkla değerlendirilebilir. Kliniğimizde siroz hastaları için rutin inceleme olarak kontrastlı trifazik bilgisayarlı tomografi incelemesi yapıldığı için biz tomografi imajlarını kullandık. Rutinlerinde MR incelemesini uygulayan klinikler, MR imajlarını daaynı amaçla kullanabilir.
27



38. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

siroz
kaudat
arasında
lobsağ
oranı
hasta


38. SAYFA ICERIGI

kabul edilen bazı vakalarda ve endstage hastalarımızda kaudat lobun daha belirgin olduğu söylenebilir. Ancak hasta grubumuzdaprimer sklerozan kolanjit tanısı alan hasta bulunmamaktadır.
Son dönemde Okazaki ve ark (59) alkol bağımlılığına sekonder oluşan sirozda kaudat lob volüm artışının viral kaynaklı sirozlardan daha belirgin olduğunu ortaya koymuşlardır. Bizim kaudatlob sağ lob oranlarımızda hem konvansiyonel hemde modifiye ölçümlerde etiyolojik nedenler arasında belirgin bir faklılığa rastlanmamıştır. Bunun nedeni bölgemizdeki siroz nedenleri arasında alkolik sirozun önemli bir yer tutmaması olabilir. Benzer şekilde Giorgio ve ark (58) Alkolik sirozlularda ultrason ile ölçtükleri kaudat lob-sağ lob oranının tanısal sensitivitesinin düşük olduğunu ortaya koymuşlardır. Bu sebeplerden dolayı sirozdaki sebebin farklılığı ve klinik ve patolojik ağırlığı, atrofiye uğramış sağ lobun ve hipertrofiye olan kaudat lobun boyutlarının ölçülmesi ile hepatik siroz tanısının doğrulanması içinkullanılmasındaki spesifiteyi ve sensitiviteyi belirler. Çalışmamızda kullandığımız kaudat lob sağlob oranı, modifiye kaudat lob-sağ lob oranı ve periportal mesafenin hastaların etiyolojileri ile arasında anlamlı bir fark olmaması bu parametrelerin etiyolojik tahminlerde bulunmak için kullanılamayacağı sonucunu ortaya koymuştur. Ancak bu konuyla ilgili etiyolojik farklılıklara dayalı yeni çalışmalara ihtiyaç vardır.
Çalışmamızdaki siroz hastalarının etiyolojilerinide CTP skorlarıyla kıyasladık. Gruplar arasında anlamlı farklılığa rastlamadık. Harbin ve ark (18) kendi serilerindeki sirozların sebeplerini ortaya koymamış olsa da, onların popülasyonundaki sirozların büyük çoğunluğunun alkol bağımlılığına bağlı olduğunu sanıyoruz. Bunun nedeni çalışmanın bundan 20 yıl önce Kuzey Amerikada yapılmış olması ve o dönemde o bölgede en sık siroz nedeninin alkol bağımlılığı olmasıdır (61) Harbin ve ark hastalarının klinik ve patolojik ağırlığını da child gibi bir parametre ile ortaya koymamışlardı. Belki klinik ağırlıkların ortaya konması durumunda kaudat lob-sağ lob oranın ve bunun modifikasyonunun anlamı daha net anlaşılabilirdi.
Bizim gözlemlerimize göre kaudatlob-sağ lob oranı, modifiyekaudat lob-sağ lob oranı ve periportal mesafe ölçümleri hepsi hem Tomografi hemde MR görüntülerinde kolaylıkla değerlendirilebilir. Kliniğimizde siroz hastaları için rutin inceleme olarak kontrastlı trifazik bilgisayarlı tomografi incelemesi yapıldığı için biz tomografi imajlarını kullandık. Rutinlerinde MR incelemesini uygulayan klinikler, MR imajlarını daaynı amaçla kullanabilir.
27

İlgili Kaynaklar







single.php