Siroz olgularında dinamik BT bulgularının klinik ve laboratuvar bulgularıyla ilişkisi

















































TrifazikBT incelemesinin portal venöz faz görüntüsü. Erken dönem siroz vakasında genişlemiş periportal mesafe buradaki yağ birikimi.
Periportal mesafede artış erken evre siroz hastalarının %98 inde gözlenmektedir. Bu durum henüz konvansiyonel olarak siroz bulgularının (Karaciğer yüzeyinde nodülarite, karaciğer yapısında kabalaşma, asit, splenomegali, kollateral gelişimi)ortaya çıkmadığı hastalarda erkenden saptanması sirozun erken tanısı için çok büyük katkı sağlar (67).
Dekompanse siroz için efektif bir tedavi yoktur ancak sirozun erken tanınması ile özellikle viral kaynaklı sirozlarda interferon tedavisinin faydalı olduğu gösterilmiştir (68). Sirozun erken tanınması, altta yatan sebebin de ortaya konmasına yardımcı olur. Bu nedenle sirozun erken tanınması erken önlemlerle komplikasyonlardan korunma ve tedaviye destek olarak klinik olarak sirozun yönetilmesine katkı sağlar.
Hiler periportal genişleme US, MR yada bizim yaptığımız gibi Bilgisayarlı Tomografi ile ortaya konabilir. Bilgisayarlı tomografide ayrıca asit, karaciğer duvarında nodülarite, parankiminde kabalaşma, segmentlerin boyutlarındaki değişikler, asit ve kollateraller gibi birçok siroz bulgusuda ortaya konabilir (63).
Sonuç olarak siroz hastalığı sıklığı, klinik bulgularının oldukça geç ortaya çıkması, sebep olduğu komplikasyonlar, HCC ile nerdeyse birebir ilişkili olması ve klinik ağırlığının ancak detaylı analizlerle (CTP veya biopsi) ortaya konabilmesi nedeniyle oldukça önemli bir sağlık sorunudur. Siroz şüphesi olan her hastanın, her takip değerlendirmesi sırasında klinik ağırlığının ortaya konması ve HCCnin varlığının saptanması hayati derecede önemlidir. Sirozun normal tanı şablonu içerisinde de sıklıkla başvurulan trifazik BT görüntülerinin analizi sırasında kaudat lob- sağ lob oranının, bunun modifikasyonunun ve periportal mesafenin de rutin inceleme sırasında değerlendirilmesi, hastaların klinik ağırlığı ile ilgili olarak klinisyene yol gösterici bulgular verebilir. Ancak elde ettiğimiz veriler Sirozun klinik ağırlığı için kabul gören asıl değerlendirme olan CTP skorlamasının yerine, kaudat lob-sağ lob oranını, modifiye kaudatlob-sağ lob oranını yada periportal mesafeyi kullanılabileceğimiz düzeyde uyum göstermediği yönündedir. Periportal mesafenin ilk tanı veya şüphe nedeniyle trifazik tomografisi çekilen hastalarda 10 mm den büyük olması özellikle sirozun diğer bulgularının olmadığı hastalarda erken evre siroz lehine değerlendirilebilir.
Kaudat lob- sağ lob, modifiye kaudat lob-sağ lob ve periportal mesafenin rutin raporlama içerisine alınması için siroz klinik ağırlığı ve histopatolojik ağırlığı üzerine olan etkisini ortaya koyacak ilave çalışmalara ihtiyaç vardır.
30



41. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

inde
siroz
periportal
karaciğer
kaudat
tanı


41. SAYFA ICERIGI

TrifazikBT incelemesinin portal venöz faz görüntüsü. Erken dönem siroz vakasında genişlemiş periportal mesafe buradaki yağ birikimi.
Periportal mesafede artış erken evre siroz hastalarının %98 inde gözlenmektedir. Bu durum henüz konvansiyonel olarak siroz bulgularının (Karaciğer yüzeyinde nodülarite, karaciğer yapısında kabalaşma, asit, splenomegali, kollateral gelişimi)ortaya çıkmadığı hastalarda erkenden saptanması sirozun erken tanısı için çok büyük katkı sağlar (67).
Dekompanse siroz için efektif bir tedavi yoktur ancak sirozun erken tanınması ile özellikle viral kaynaklı sirozlarda interferon tedavisinin faydalı olduğu gösterilmiştir (68). Sirozun erken tanınması, altta yatan sebebin de ortaya konmasına yardımcı olur. Bu nedenle sirozun erken tanınması erken önlemlerle komplikasyonlardan korunma ve tedaviye destek olarak klinik olarak sirozun yönetilmesine katkı sağlar.
Hiler periportal genişleme US, MR yada bizim yaptığımız gibi Bilgisayarlı Tomografi ile ortaya konabilir. Bilgisayarlı tomografide ayrıca asit, karaciğer duvarında nodülarite, parankiminde kabalaşma, segmentlerin boyutlarındaki değişikler, asit ve kollateraller gibi birçok siroz bulgusuda ortaya konabilir (63).
Sonuç olarak siroz hastalığı sıklığı, klinik bulgularının oldukça geç ortaya çıkması, sebep olduğu komplikasyonlar, HCC ile nerdeyse birebir ilişkili olması ve klinik ağırlığının ancak detaylı analizlerle (CTP veya biopsi) ortaya konabilmesi nedeniyle oldukça önemli bir sağlık sorunudur. Siroz şüphesi olan her hastanın, her takip değerlendirmesi sırasında klinik ağırlığının ortaya konması ve HCCnin varlığının saptanması hayati derecede önemlidir. Sirozun normal tanı şablonu içerisinde de sıklıkla başvurulan trifazik BT görüntülerinin analizi sırasında kaudat lob- sağ lob oranının, bunun modifikasyonunun ve periportal mesafenin de rutin inceleme sırasında değerlendirilmesi, hastaların klinik ağırlığı ile ilgili olarak klinisyene yol gösterici bulgular verebilir. Ancak elde ettiğimiz veriler Sirozun klinik ağırlığı için kabul gören asıl değerlendirme olan CTP skorlamasının yerine, kaudat lob-sağ lob oranını, modifiye kaudatlob-sağ lob oranını yada periportal mesafeyi kullanılabileceğimiz düzeyde uyum göstermediği yönündedir. Periportal mesafenin ilk tanı veya şüphe nedeniyle trifazik tomografisi çekilen hastalarda 10 mm den büyük olması özellikle sirozun diğer bulgularının olmadığı hastalarda erken evre siroz lehine değerlendirilebilir.
Kaudat lob- sağ lob, modifiye kaudat lob-sağ lob ve periportal mesafenin rutin raporlama içerisine alınması için siroz klinik ağırlığı ve histopatolojik ağırlığı üzerine olan etkisini ortaya koyacak ilave çalışmalara ihtiyaç vardır.
30

İlgili Kaynaklar







single.php