3.3.3. R 600A Soğutucu Akışkanı Ve Özellikleri
Günümüzde soğutucu akışkanlar termodinamik verimliliklerinin beraberinde uzun vadede yaratabilecekleri kalıcı çevresel hasarlar ile değerlendirilmektedir. Özellikle ozon tabakasındaki bozulmaya ve küresel ısınmaya etkileri, soğutucu akışkanların kullanılabilirliğinin önemli ölçütleridir [19].
İlk olarak Molina ve Rowlands, CFC tipi soğutkanların atmosferdeki ozon tabakasına önemli zararlar verdiği tezini ortaya atmışlardır. Ozon tabakası stratosferde 7 ile 25 mil yükseklikte bulunmaktadır. Ozon (O3), güneşten gelen ultraviyole ışınların oksijen ile etkileşimi sonucu ortaya çıkmaktadır. Ozon kararsız yapıdadır, oksijene sürekli dönüşüp geri oluşabilmektedir. Kimyasal kararlılıkları sayesinde ozon tabakasının bulunduğu yukarı stratosfere ulaşan CFCler güneşten gelen, dalga boyları 380-60 nm arasında olan ultraviyole ışınları tarafından parçalanarak klor atomunun ortaya çıkmasına neden olur. Klor ozonun oksijene dönüşme reaksiyonunu katalize eden bir halojendir [11].
Sera etkisi ise şöyle özetlenebilir; güneşten gelen kısa dalga boylu radyasyon atmosfer katmanlarını geçerek yeryüzüne ulaşır. Yeryüzü, topladığı güneş radyasyonunun bir bölümünü uzun dalga boylu yer radyasyonu olarak atmosfere yayar. Yeryüzünden yayılan uzun dalga boylu radyasyonun bir bölümü atmosferde bulunan gazlar (sera gazları) tarafından tutulur ve yeryüzüne geri yansır. Bu şekilde, yeryüzüne gelen güneş radyasyonu atmosferde kafeslenerek sıcaklığın muhafaza edilmesi sağlanır. Atmosferin yapısında var olan sera gazları başta su buharı olmak üzere karbondioksit, metan, diazot monoksit, ozon ve aerosollerdir. Atmosferde doğal sera gazlarının bulunmaması durumunda yeryüzünü sıcaklığının bugüne göre ~30 C daha soğuk olacağı hesaplanmaktadır. Bunun yanı sıra atmosferde çeşitli insan kaynaklı nedenlerle miktarı artan bu gazlar, yeryüzü sıcaklığında belirgin artmalara neden olmaktadır. Bugün atmosferde büyük oranlarda bulunmayan, fakat artışları tehlike arz eden kloroflorokarbonların ısı tutma kapasiteleri karbondioksitten 15.000 kez daha büyüktür [20].
15



30. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

R600a soğutkanlı soğutma devrelerinde kılcal boru akış karakteristiklerinin deneysel incelenmesi - Sayfa 14
4 İkinci durumda kılcal boru akış kapasitesinin yüksek oluşu buharlaştırıcıda soğutkan birikimine, yoğuşturucudan sürekli soğutkan tahliyesine neden olmaktadır. Kompresör girişinde soğutkan kızgınlık derecesi düşmektedir. Yoğuşturucu çıkışında istenen aşırı soğuma gerçekleşemez ve soğutkan kılcal boruya iki fazda girer. Kılcal boruya iki fazlı soğutkan girişi sistem soğutma kapasitesini düşürür. ...
Alternatif bir soğutkanın (HFO-1234yf) kullanıldığı bir soğutma sisteminin ekserji analizi - Sayfa 19
yapmışlardır. Bu çalışma sonucunda 1978 yılında Amerika'da aerosol spreylerde CFC kullanımı yasaklanmıştır. Zamanla diğer ülkelerde bu yasağa uyulmasına rağmen, sanayide CFC'nin soğutucu akışkan olarak kullanımı sınırlamalarına karşı çıkılmıştır. Fakat bu durum, 1985 yılında Farman, Gardinan ve Shanklin'in, İngiliz Antartik Araştırma grubu tarafından toplanan ozon konsantrasyonunun Antartika’da Oc...
Buzdolabı kompresör yatakları için aşınmaya dayanıklı malzemelerin seçimi - Sayfa 37
5.ALTERNATİF SOĞUTKAN R600a Soğutkan R600a, başka bir adı ile izobütan, ev tipi soğutucular için, getirdiği çevresel faydalar ve enerji tasarrufu sayesinde diğer soğutkanların yerine uygun bir alternatiftir. 5.1 Çevresel Etkiler Molina ve Rowlands, CFC tipi soğutkanların atmosfere verdikleri zararı ilk olarak tesbit etmişlerdir. Ozon (O3) kararsız yapıdadır ve sürekli olarak oksijene dönü...

30. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

tabakası
gelen
ozon
güneş
atmosfer
etkisi


30. SAYFA ICERIGI

3.3.3. R 600A Soğutucu Akışkanı Ve Özellikleri
Günümüzde soğutucu akışkanlar termodinamik verimliliklerinin beraberinde uzun vadede yaratabilecekleri kalıcı çevresel hasarlar ile değerlendirilmektedir. Özellikle ozon tabakasındaki bozulmaya ve küresel ısınmaya etkileri, soğutucu akışkanların kullanılabilirliğinin önemli ölçütleridir [19].
İlk olarak Molina ve Rowlands, CFC tipi soğutkanların atmosferdeki ozon tabakasına önemli zararlar verdiği tezini ortaya atmışlardır. Ozon tabakası stratosferde 7 ile 25 mil yükseklikte bulunmaktadır. Ozon (O3), güneşten gelen ultraviyole ışınların oksijen ile etkileşimi sonucu ortaya çıkmaktadır. Ozon kararsız yapıdadır, oksijene sürekli dönüşüp geri oluşabilmektedir. Kimyasal kararlılıkları sayesinde ozon tabakasının bulunduğu yukarı stratosfere ulaşan CFCler güneşten gelen, dalga boyları 380-60 nm arasında olan ultraviyole ışınları tarafından parçalanarak klor atomunun ortaya çıkmasına neden olur. Klor ozonun oksijene dönüşme reaksiyonunu katalize eden bir halojendir [11].
Sera etkisi ise şöyle özetlenebilir; güneşten gelen kısa dalga boylu radyasyon atmosfer katmanlarını geçerek yeryüzüne ulaşır. Yeryüzü, topladığı güneş radyasyonunun bir bölümünü uzun dalga boylu yer radyasyonu olarak atmosfere yayar. Yeryüzünden yayılan uzun dalga boylu radyasyonun bir bölümü atmosferde bulunan gazlar (sera gazları) tarafından tutulur ve yeryüzüne geri yansır. Bu şekilde, yeryüzüne gelen güneş radyasyonu atmosferde kafeslenerek sıcaklığın muhafaza edilmesi sağlanır. Atmosferin yapısında var olan sera gazları başta su buharı olmak üzere karbondioksit, metan, diazot monoksit, ozon ve aerosollerdir. Atmosferde doğal sera gazlarının bulunmaması durumunda yeryüzünü sıcaklığının bugüne göre ~30 C daha soğuk olacağı hesaplanmaktadır. Bunun yanı sıra atmosferde çeşitli insan kaynaklı nedenlerle miktarı artan bu gazlar, yeryüzü sıcaklığında belirgin artmalara neden olmaktadır. Bugün atmosferde büyük oranlarda bulunmayan, fakat artışları tehlike arz eden kloroflorokarbonların ısı tutma kapasiteleri karbondioksitten 15.000 kez daha büyüktür [20].
15

İlgili Kaynaklar







single.php