Soya fasulyesinin (Glycine max (L.) merrill var. umut 2002) büyümesi ve gelişimi üzerine bor elementinin etkileri










































































43
NH4+ aracılığıyla organik bileşiklere bağlanması (özellikle de novo protein sentezi) azalmaktadır.
Protein miktarı ile ilgili sonuçlarımız tohum ağırlığı sonuçlarımızı da destekler gibi görünmektedir. Korelatif olarak B ve +B uygulamalarına maruz kalmış grup bitkilerden elde edilen tohumların tane ağırlığı kontrole göre oldukça düşük (-B:- % 24.83 ve +B: – %22.53) kaydedilmiştir.
Bakla sayısının sadece bor eksikliğine maruz kalmış gurupta düşük (kontrole göre – % 58.30, +Ba göre – % 66.81) çıkışı ve kontrolle +Bun birbirine çok yakın değerde oluşu borun polen çimlenmesi ve polen tübü uzaması üzerindeki rolü ile bağdaştırılabilir. Bilindiği gibi bitkide borun en tipik görevlerinden biri olan polen üzerine etkileri, bor ortadan kalktığında yok olmaktadır (Dugger, 1983). Bu etkinin de büyük olasılıkla polen tübü çeperindeki pektinin yapısında bulunan D-galakturonozil birimlerinin sentezi üzerine gerçekleştiği şeklinde açıklanmaktadır (Dugger, 1983).
Sonuç olarak, bitkinin ilk 30 günlük gelişim sürecindeki parametrelere bakıldığında çimlenmenin, fotosentetik verimin, gövde boyunun denemelerimizde kullanılan bor fazlalığından olumsuz etkilenmediği görülmektedir. Ancak bu uygulamanın tıpkı bor eksikliği gibi bitkide oksin birikimine sebep olduğu, ilaveten oluşan IAAnın taşınarak kök uzamasını inhibe ettiği saptanmıştır. Ayrıca gelişmenin ileri evrelerinde tohum verimini de olumsuz etkilemesine sebep olduğunu düşündüğümüz protein sentezi de bor eksikliğine benzer şekilde engellenmiştir.
Denemelerde kullandığımız soya çeşidinin tarımsal özellikleri aşağıdaki gibidir. Olgunlaşma süresi ortalama 120 gün, bu sürenin sonunda boy 80-150 cm, bakla sayısı 41-65, tohum ağırlığı (1000 tane) 168-174 g. Bizim kontrol sonuçlarımızla karşılaştırıldığında sadece bakla sayısında önemli bir fark



59. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Borun genotoksik etkilerinin hordeum Vulgare L. üzerinde incelenmesi - Sayfa 30
19 eşeysel gelişimi için yüksek bor ihtiyacının fizyolojik temeli henüz tam olarak anlaşılamamıştır. Bitkilerde bor eksikliği belirtileri; karnabaharda çiçek başlarının kuruması, hardal ve domates tomurcuklarında dökülmeler, çeşitli tahıllarda düşük tohum kalitesi (Gauch ve Dugger, 1954; Gupta, 1993), pek çok ağaçta erken çiçeklenme, meyve veriminin düşmesi, buğdayda (Dell ve Huang, 1997) ve kab...

59. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

ileri
fark
kontrol
üzerine
protein
miktarı


59. SAYFA ICERIGI

43
NH4+ aracılığıyla organik bileşiklere bağlanması (özellikle de novo protein sentezi) azalmaktadır.
Protein miktarı ile ilgili sonuçlarımız tohum ağırlığı sonuçlarımızı da destekler gibi görünmektedir. Korelatif olarak B ve +B uygulamalarına maruz kalmış grup bitkilerden elde edilen tohumların tane ağırlığı kontrole göre oldukça düşük (-B:- % 24.83 ve +B: – %22.53) kaydedilmiştir.
Bakla sayısının sadece bor eksikliğine maruz kalmış gurupta düşük (kontrole göre – % 58.30, +Ba göre – % 66.81) çıkışı ve kontrolle +Bun birbirine çok yakın değerde oluşu borun polen çimlenmesi ve polen tübü uzaması üzerindeki rolü ile bağdaştırılabilir. Bilindiği gibi bitkide borun en tipik görevlerinden biri olan polen üzerine etkileri, bor ortadan kalktığında yok olmaktadır (Dugger, 1983). Bu etkinin de büyük olasılıkla polen tübü çeperindeki pektinin yapısında bulunan D-galakturonozil birimlerinin sentezi üzerine gerçekleştiği şeklinde açıklanmaktadır (Dugger, 1983).
Sonuç olarak, bitkinin ilk 30 günlük gelişim sürecindeki parametrelere bakıldığında çimlenmenin, fotosentetik verimin, gövde boyunun denemelerimizde kullanılan bor fazlalığından olumsuz etkilenmediği görülmektedir. Ancak bu uygulamanın tıpkı bor eksikliği gibi bitkide oksin birikimine sebep olduğu, ilaveten oluşan IAAnın taşınarak kök uzamasını inhibe ettiği saptanmıştır. Ayrıca gelişmenin ileri evrelerinde tohum verimini de olumsuz etkilemesine sebep olduğunu düşündüğümüz protein sentezi de bor eksikliğine benzer şekilde engellenmiştir.
Denemelerde kullandığımız soya çeşidinin tarımsal özellikleri aşağıdaki gibidir. Olgunlaşma süresi ortalama 120 gün, bu sürenin sonunda boy 80-150 cm, bakla sayısı 41-65, tohum ağırlığı (1000 tane) 168-174 g. Bizim kontrol sonuçlarımızla karşılaştırıldığında sadece bakla sayısında önemli bir fark

İlgili Kaynaklar




single.php