Kafur, tarçın yağı, karanfil yağı ve uçucu yağ taşıyan bir çok baharat bu bitkilerden elde edilmektedir [13].
Türkiyede uçucu yağ veren bitkiler yönünden çok zengin bir ülkedir. Uçucu yağ bazen kozalaklarda (Coniferae) olduğu gibi, bitkinin bütün dokularında oluşabildiği, bazen de sadece özel organ ve dokularda meydana geldiği; gülde bol miktarda yalnızca petallerde rastlandığı; tarçında sadece kabukta, Umbelliferae meyvelerinde yalnız perikarpta, nanede gövde ve yapraklardaki salgı tüylerinde bulunduğu, Portakalda ise yağın bir çeşidi çiçekte, petallerde oluşurken, bir çeşidine de meyve kabuğunda rastlandığı tespit edilmiştir [14].
Uçucu yağ, çoğu kez, bitkinin bağlı bulunduğu familyaya göre belli bir organda ya salgı tüyünde, ya salgı ceplerinde, ya salgı kanallarında ya da salgı hücrelerinde toplanmaktadır. Bazen, Piperaceae familyasında olduğu gibi değişikliğe uğramış parankima hücrelerinde bazen de gülde olduğu gibi epiderma ya da parankima hücrelerinde dağılmış olarak bulunmaktadır [14]. Bitkilerden elde edilen uçucu yağlar genellikle ve bilhassa taze elde edildikleri zaman renksizdir, fakat uzun süre beklediklerinde oksitlenebilir, reçineleşebilir ve renkleri koyulaşabilir. Bu nedenle uçucu yağlar serin ve kuru bir yerde, sıkı olarak kapalı özellikle dolu olarak renkli şişelerde saklanmalıdır [14].
İnceleme konusunu oluşturan türün taksonları, Anadolu çaprazının batısına (Kahramanmaraş, Malatya, Tunceli) geçmeyen ve doğuda İran a doğru yayılan T. kotschyanus, oldukça değişken bir tür olarak belirtilmektedir [12]. Tür, Türkiye Florası [3].nda 3 varyeteye ayrılmıştır. Genellikle araştırıcılar var. eriophorus u ayrı tür olarak kabul ederlerse de çalışmada Türkiye Florası [3]. ndaki sistem kullanılmıştır.
Buna göre: 1. Yapraklar tamamen tüysüz.var. glabrescens 1. Yapraklar tüylü
2. Gövdeler villoz tüylü (pubesent), tüylerin uzunluğu gövde çapına eşit yada fazla; yapaklar sık beyaz villoz tüylü (pubesent) .var. eriophorus
2. Gövdeler geriye dönük tüylü, tüyler gövde çapından kısa, yaprak tüyü puberulentten kısa pilosa kadar.var. kotschyanus
4



12. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Citral allelokimyasalı'nın buğday (Triticum sativum L.cv.Altay2000) bitkisinin çimlenmesi üzerine etkisi - Sayfa 16
7 bölümünde, örneğin yapraklarda yaprağın dış epidermis hücreleri arasında oluşan salgı ceplerinde veya bu hücrelerin dışarı uzaması sonucu oluşan salgı tüylerinde bol miktarlarda bulunurlar. Örneğin taç yaprak (gül) ağaç kabuğu(tarçın), çiçek tomurcuğu (karanfil), stigma (safran), meyve kabuğu (portakal), yaprak (defne), meyve (yenibahar), tohum (hardal), kök(melekotu), rizom (zencefil), soğan (...
Uçucu yağlarda bulunan ana bileşiklerin preparatif fraksiyon toplayıcı ile izolasyonları ve biyolojik aktiviteleri - Sayfa 25
Uçucu Yağlarların Tanımı ve Özellikleri Uçucu yağlar, güçlü bir koku ile karakterize edilen ve sekonder metabolitler gibi bitkiler tarafından oluşturulan uçucu, doğal, kompleks bileşiklerdir (Bakkali ve ark., 2008). Genellikle kokulu olan bu maddeler yağ görünümünde olduklarından „„esans‟‟, „„uçucu yağ‟‟ veya „„eterik yağ‟‟ olarak adlandırılırlar (Başer, 2009). Bir başka kaynakta ise uçucu ya...
Actinolema macrolema boiss. (apiaceae) uçucu yağı üzerinde araştırmalar - Sayfa 22
Uçucu yağlar genellikle suda az, etanol, benzen, eter, petrol eteri gibi organik çözücülerde ve sabit yağlarda çok çözünürler. Sulu etanolde çözünebilme uçucu yağları sabit yağlardan ayıran özelliklerden biridir ve belli derecedeki etanolde çözünürlük oranı da uçucu yağların saflık kontrolünde yararlanılan özelliklerindendir. Yağların hacim olarak ne miktarda sulu etanolde berrak olarak çözündüğü ...

12. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

salgı
yaprak
bitkinin
bazen
meyve
bitkiler


12. SAYFA ICERIGI

Kafur, tarçın yağı, karanfil yağı ve uçucu yağ taşıyan bir çok baharat bu bitkilerden elde edilmektedir [13].
Türkiyede uçucu yağ veren bitkiler yönünden çok zengin bir ülkedir. Uçucu yağ bazen kozalaklarda (Coniferae) olduğu gibi, bitkinin bütün dokularında oluşabildiği, bazen de sadece özel organ ve dokularda meydana geldiği; gülde bol miktarda yalnızca petallerde rastlandığı; tarçında sadece kabukta, Umbelliferae meyvelerinde yalnız perikarpta, nanede gövde ve yapraklardaki salgı tüylerinde bulunduğu, Portakalda ise yağın bir çeşidi çiçekte, petallerde oluşurken, bir çeşidine de meyve kabuğunda rastlandığı tespit edilmiştir [14].
Uçucu yağ, çoğu kez, bitkinin bağlı bulunduğu familyaya göre belli bir organda ya salgı tüyünde, ya salgı ceplerinde, ya salgı kanallarında ya da salgı hücrelerinde toplanmaktadır. Bazen, Piperaceae familyasında olduğu gibi değişikliğe uğramış parankima hücrelerinde bazen de gülde olduğu gibi epiderma ya da parankima hücrelerinde dağılmış olarak bulunmaktadır [14]. Bitkilerden elde edilen uçucu yağlar genellikle ve bilhassa taze elde edildikleri zaman renksizdir, fakat uzun süre beklediklerinde oksitlenebilir, reçineleşebilir ve renkleri koyulaşabilir. Bu nedenle uçucu yağlar serin ve kuru bir yerde, sıkı olarak kapalı özellikle dolu olarak renkli şişelerde saklanmalıdır [14].
İnceleme konusunu oluşturan türün taksonları, Anadolu çaprazının batısına (Kahramanmaraş, Malatya, Tunceli) geçmeyen ve doğuda İran a doğru yayılan T. kotschyanus, oldukça değişken bir tür olarak belirtilmektedir [12]. Tür, Türkiye Florası [3].nda 3 varyeteye ayrılmıştır. Genellikle araştırıcılar var. eriophorus u ayrı tür olarak kabul ederlerse de çalışmada Türkiye Florası [3]. ndaki sistem kullanılmıştır.
Buna göre: 1. Yapraklar tamamen tüysüz.var. glabrescens 1. Yapraklar tüylü
2. Gövdeler villoz tüylü (pubesent), tüylerin uzunluğu gövde çapına eşit yada fazla; yapaklar sık beyaz villoz tüylü (pubesent) .var. eriophorus
2. Gövdeler geriye dönük tüylü, tüyler gövde çapından kısa, yaprak tüyü puberulentten kısa pilosa kadar.var. kotschyanus
4

İlgili Kaynaklar







single.php