Türkiye’de yetişen Origanum L. (Labiatae) cinsi üzerinde epidermal incelemeler













































































































2
aittir. Origanum türlerinin Anadoluda M.Ö. 7. yy. dan beri kekik olarak kullanıldığı bilinmektedir (8).
Kekik en çok baharat ve tıbbi çay olarak kullanılmaktadır. Ayrıca bitkinin toprak üstü kısımları bağırsak rahatsızlıklarının, koroner hastalıkların tedavisinde, astım ve soğuk algınlıklarında, romatizma, mafsal, baş ve diş ağrılarında, böcek sokmalarında, kan dolaşımını uyarıcı, sinir sistemini kuvvetlendirici, kabız, hazmettirici, stomaşik, diüretik, antiseptik, stimulan, karminatif, diyaforetik, dispeptik, sedatif, antihelmintik ve ekspektoran olarak kullanılmaktadır (9). Çoğunluğu Origanum majorana L. türünden elde edilmek üzere, dünyada yılda 6070 ton civarında kekik yağı üretilmekte ve bu üretim sırasında kullanılan kekik miktarı ise 3000-4000 ton civarındadır (10). Kekik yağı, dahilen safra arttırıcı, tansiyon düşürücü, hazmettirici ve antihelmintik olarak, haricen diş hekimliğinde, kramp, burkulma ve ezilmelerde, artritte, selülit tedavisinde, kozmetik, likör, sabun ve gıda endüstrisinde kullanılmaktadır. Aynı zamanda antiseptik, dijestif, emenagog, antiastmatik, analjezik, hipnotik, antidiyareik, müshil, antikolik ve ekspektoran etkilidir (9, 11).
Origanum cinsinin revizyonu yapıldığından bu yana çok zaman geçmiş (6), 8 yeni takson ilave edilmiştir (12-13). En son ilave edilen ve birbirine yakın taksonların ayırt edilmesinde güçlük yaşanmaktadır. Bu sebeple Origanum cinsine ait taksonların üzerinde yapılacak epidermal çalışmalarla cins ve tür ayırımında kullanılacak karakterlerin ve varolan taksonomik sınıflandırmayı destekleyici ve şüpheli durumları açıklayıcı karakterlerin ortaya konması hedeflenmiştir.
Bu çalışma sonucunda elde edilecek veriler ışığında taksonomik düzeyde yeni düzenlemelerin yapılması amaçlanmıştır. Bu çalışma aynı zamanda kekik olarak kullanılan bitkilerin ekonomik potansiyelleri konusundaki çalışmalara yol gösterecektir.



15. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

tabs_sener_yagiz_191898 - Sayfa
...


15. SAYFA ICERIGI

2
aittir. Origanum türlerinin Anadoluda M.Ö. 7. yy. dan beri kekik olarak kullanıldığı bilinmektedir (8).
Kekik en çok baharat ve tıbbi çay olarak kullanılmaktadır. Ayrıca bitkinin toprak üstü kısımları bağırsak rahatsızlıklarının, koroner hastalıkların tedavisinde, astım ve soğuk algınlıklarında, romatizma, mafsal, baş ve diş ağrılarında, böcek sokmalarında, kan dolaşımını uyarıcı, sinir sistemini kuvvetlendirici, kabız, hazmettirici, stomaşik, diüretik, antiseptik, stimulan, karminatif, diyaforetik, dispeptik, sedatif, antihelmintik ve ekspektoran olarak kullanılmaktadır (9). Çoğunluğu Origanum majorana L. türünden elde edilmek üzere, dünyada yılda 6070 ton civarında kekik yağı üretilmekte ve bu üretim sırasında kullanılan kekik miktarı ise 3000-4000 ton civarındadır (10). Kekik yağı, dahilen safra arttırıcı, tansiyon düşürücü, hazmettirici ve antihelmintik olarak, haricen diş hekimliğinde, kramp, burkulma ve ezilmelerde, artritte, selülit tedavisinde, kozmetik, likör, sabun ve gıda endüstrisinde kullanılmaktadır. Aynı zamanda antiseptik, dijestif, emenagog, antiastmatik, analjezik, hipnotik, antidiyareik, müshil, antikolik ve ekspektoran etkilidir (9, 11).
Origanum cinsinin revizyonu yapıldığından bu yana çok zaman geçmiş (6), 8 yeni takson ilave edilmiştir (12-13). En son ilave edilen ve birbirine yakın taksonların ayırt edilmesinde güçlük yaşanmaktadır. Bu sebeple Origanum cinsine ait taksonların üzerinde yapılacak epidermal çalışmalarla cins ve tür ayırımında kullanılacak karakterlerin ve varolan taksonomik sınıflandırmayı destekleyici ve şüpheli durumları açıklayıcı karakterlerin ortaya konması hedeflenmiştir.
Bu çalışma sonucunda elde edilecek veriler ışığında taksonomik düzeyde yeni düzenlemelerin yapılması amaçlanmıştır. Bu çalışma aynı zamanda kekik olarak kullanılan bitkilerin ekonomik potansiyelleri konusundaki çalışmalara yol gösterecektir.

İlgili Kaynaklar







single.php