Türkiye’de yetişen Origanum L. (Labiatae) cinsi üzerinde epidermal incelemeler













































































































8

Tablo 2.1 (Devam): Origanum taksonlarındaki uçucu yağ içerikleri.

O. vulgare L. subsp. viridulum Uçucu yağ (türü belirtilmemiş) (79), linalol, germakren

(Martrin-Donos) Nyman

d (19, 28), terpinen-4-ol, germakren d (66)

O. vulgare L. subsp. vulgare

Uçucu yağ (türü belirtilmemiş) (79), germakren d, –

karyofillen (19, 28), p-simen ve karyofillen, alt tür

belirtilmemiş, timol ve karvakrol yok (49), terpinen-4-ol,

-karyofillen ve germakren d (66)

Origanum revizyonundaki (6) verilere göre Hegnauer tarafından Origanum türlerinin çoğunda uçucu yağ, triterpenik asit, fenol, şeker ve yağ asitleri bulunduğunu belirtmiştir. Maarse tarafından gerçekleştirilen bir çalışmada ise uçucu yağlar 3 ana bölümde 46 bileşik olarak tanımlanmış, yapraklardaki uçucu yağ oranı sezon başında artarken ilerleyen dönemlerde azalmış olduğu belirlenmiştir (6).

Türkiyede doğal olarak yetişen Origanum türleri, kimyasal bileşikler bakımından araştırılarak en fazla uçucu yağ miktarı ve en yüksek karvakrol içeriğinin çiçeklenme döneminden önce toplanmış bitkilerde bulunduğu gözlemlenmiştir (75). Coridothmus capitatus (L.) Rchb. f. ve 13 tür Origanumda 8 çeşit origanum yağının elde edildiği, ayrıca Alman, Macar, Romen, Portekiz, Mısır ve Tunusdan toplanan O. majorana örneklerinin hiç timol içermediği, bazı çalışmalarda örneklerin hem timol hem de karvakrol içerdiği, bazılarında ise her ikisinin de bulunmadığı bildirilmiştir (68).

Başer ve ark. tarafından yapılan bir çalışmada türlerin kimyasal içerik ve miktarlarının değişebileceği bildirilmiştir. Bu çalışmada, O. sipyleum türüne ait farklı coğrafik bölgelerden 12 örnek toplanmış, hemen her seferinde farklı bileşikler içerdiği bulunmuştur. Tüm örneklerin çiçeklenme döneminde toplanmış olmasından dolayı bunun nedeninin erken veya geç toplama, coğrafik, edafik veya iklimsel faktörler yanında genetik faktörlerin de etkili olabileceği düşünülmüştür (30).

Origanum cinsine ait türlerin büyük çoğunluğunun kökeni Akdeniz Bölgesidir (6). Bütün türlerin % 75i, sadece Doğu Akdeniz Bölgesinde bulunmaktadır. Origanum türlerinin çoğu taşlı, kayalık bölgelerde ve yamaçlarda,



21. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

tabs_sener_yagiz_191898 - Sayfa
...


21. SAYFA ICERIGI

8

Tablo 2.1 (Devam): Origanum taksonlarındaki uçucu yağ içerikleri.

O. vulgare L. subsp. viridulum Uçucu yağ (türü belirtilmemiş) (79), linalol, germakren

(Martrin-Donos) Nyman

d (19, 28), terpinen-4-ol, germakren d (66)

O. vulgare L. subsp. vulgare

Uçucu yağ (türü belirtilmemiş) (79), germakren d, –

karyofillen (19, 28), p-simen ve karyofillen, alt tür

belirtilmemiş, timol ve karvakrol yok (49), terpinen-4-ol,

-karyofillen ve germakren d (66)

Origanum revizyonundaki (6) verilere göre Hegnauer tarafından Origanum türlerinin çoğunda uçucu yağ, triterpenik asit, fenol, şeker ve yağ asitleri bulunduğunu belirtmiştir. Maarse tarafından gerçekleştirilen bir çalışmada ise uçucu yağlar 3 ana bölümde 46 bileşik olarak tanımlanmış, yapraklardaki uçucu yağ oranı sezon başında artarken ilerleyen dönemlerde azalmış olduğu belirlenmiştir (6).

Türkiyede doğal olarak yetişen Origanum türleri, kimyasal bileşikler bakımından araştırılarak en fazla uçucu yağ miktarı ve en yüksek karvakrol içeriğinin çiçeklenme döneminden önce toplanmış bitkilerde bulunduğu gözlemlenmiştir (75). Coridothmus capitatus (L.) Rchb. f. ve 13 tür Origanumda 8 çeşit origanum yağının elde edildiği, ayrıca Alman, Macar, Romen, Portekiz, Mısır ve Tunusdan toplanan O. majorana örneklerinin hiç timol içermediği, bazı çalışmalarda örneklerin hem timol hem de karvakrol içerdiği, bazılarında ise her ikisinin de bulunmadığı bildirilmiştir (68).

Başer ve ark. tarafından yapılan bir çalışmada türlerin kimyasal içerik ve miktarlarının değişebileceği bildirilmiştir. Bu çalışmada, O. sipyleum türüne ait farklı coğrafik bölgelerden 12 örnek toplanmış, hemen her seferinde farklı bileşikler içerdiği bulunmuştur. Tüm örneklerin çiçeklenme döneminde toplanmış olmasından dolayı bunun nedeninin erken veya geç toplama, coğrafik, edafik veya iklimsel faktörler yanında genetik faktörlerin de etkili olabileceği düşünülmüştür (30).

Origanum cinsine ait türlerin büyük çoğunluğunun kökeni Akdeniz Bölgesidir (6). Bütün türlerin % 75i, sadece Doğu Akdeniz Bölgesinde bulunmaktadır. Origanum türlerinin çoğu taşlı, kayalık bölgelerde ve yamaçlarda,

İlgili Kaynaklar







single.php