11
1. GİRİŞ
Ülkemizde, turunçgiller meyveler içerisinde önemli bir yere sahip olan kültür bitkileridir. Akdeniz bölgesi toplam turunçgil alanlarının %73.9 una sahip olup, yıllık ülke üretiminin %88.4ünü karşılamaktadır. Turunçgil ihracatı yönünden değerlendirildiğinde Doğu Akdeniz Bölgesi Türkiye turunçgil ihracatının %75ni sağlamaktadır (Anonim, 1997). Ülkemizin Akdeniz, Ege ve Doğu Karadeniz bölgelerinde turunçgil yetiştirici1iği ve ihracatı günden güne artmakta ve dolayısıyla ekonomimize önemli katkıları bulunmaktadır. Ülke ekonomisi ve yöre çiftçisi açısından oldukça önemli olan turunçgil meyvelerinde hasat ve hasat sonrası dönemlerinde fungal hastalık etmenlerinin neden olduğu oldukça ciddi ürün kayıpları ortaya çıkmaktadır. Hasat sonrası hastalıklar nedeniyle turunçgillerde bahçe, hasat, taşıma ve depolama döneminde ortalama % 10-30 ürün kayıpları oluşurken, bu rakam yoğun inokulum kaynaklarının bulunduğu durumlarda %50 yi bile aşabilmektedir (Kaplan ve Dave, 1979; Salunkhe ve Desai, 1984; Wilson ve Pusey, 1985; Ağar, 1987; Cohen, 1989 ve Wilson ve Ark., 1994 ).
Turunçgillerde depolama sırasında ciddi kayıplara neden olan fungal etmenlerin başlıcaları; Meyve içi siyah çürüklük etmeni Alternaria alternata (Peever T. L ve ark.,2005), yeşil küf çürüklüğü etmeni Penicillium digitatum, kurşuni küf etmeni Botrytis cinerea ve siyah çürüklük hastalığı etmeni Aspergillus niger dir.
Turunçgil patojenlerinden A. alternata ile bulaşık depolarda enfeksiyon düğme noktalarından gerçekleşir. Bu dokular önce kahverengi bir hal alır, daha sonra düğme dokusunun çukuru içeriye doğru çöker ve pembemsi kahverengi hal alır. Bu renk değişimi kabuğun altındaki iç dokularda görülür. Ancak bu aşamadan sonra meyvenin üzerinde de gelişmeye başlar ve kabuk üzerinde gelişerek kurşuni siyahımsı bir renk oluşturarak (Şekil 1A) kabuğu çürütür. Etmen meyvenin içini cıvık bir kitleye dönüştürür (Şekil 1B). Düşük sıcaklıklarda depolanan limonlar hastalığa çok duyarlıdır. Depolardaki meyvelerin üzerinde sap kısmından çekirdeğe kadar etmen ilerleyerek çürüme yapar. Böyle meyvelere çok az bir basınç uyguladığında meyve parçalanır. Etilen ile sarartılmış veya çok uzun bir süre depolanmış turunçgillerde çok yaygındır.
Oldukça geniş konukçu dizisine sahip olan P.digitatum ve P.italicum mandarin, portakal, greyfurt ve limon meyvelerinde uygun gelişme ortamları bulduklarında %1.7 –



11. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Turunçgillerde yeşil küf çürüklüğü etmenine (Penicillium digitatum (Pers.) Sacc) karşı yeni fungisitlerin ve mum kombinasyonlarının etkililikleri üzerine araştırmalar - Sayfa 25
6 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Turunçgillerde hasat sonrası depolama ve pazar dönemi boyunca sorun olan başlıca hastalıklar olarak, mavi ve yeşil küf (P. italicum Wehmer ve P. digitatum (Pers.: Fr.) Sacc.), ekşi çürüklük (Geotrichum citri-aurantii (Ferraris) E.E. Butler), sap dibi çürüklükleri (Phomopsis citri H. Fawc. Non (Sacc.) ve Diplodia natalensis P. Evans), antraknoz (Colletotrichum gloeosporioid...
Hasat sonrası nar meyvelerinde Botrytis cinerea Pers.: Fr.'e karşı bazı fungisitlerin etkinliği üzerine araştırmalar - Sayfa 24
9 sp., C. granati, Cytospora sp., Fusarium verticilloides, B. cinerea, Harknessia sp., funguslarının nar meyvelerinde çürümeye yol açtığı belirlenmiştir. Depo koşulları ile fungal hastalıkların ilişkisini belirlemek amacıyla ekşi ve tatlı nar meyveleri 6 °C sıcaklık ve %95 orantılı nem içeren depoda değişik sürede tutulmuştur. Yapılan kontrollerde tatlı narların daha çok çürüdüğü belirlenmiş ve ç...

11. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

neden
meyve
meyveler
önemli
hastalık
hasat


11. SAYFA ICERIGI

11
1. GİRİŞ
Ülkemizde, turunçgiller meyveler içerisinde önemli bir yere sahip olan kültür bitkileridir. Akdeniz bölgesi toplam turunçgil alanlarının %73.9 una sahip olup, yıllık ülke üretiminin %88.4ünü karşılamaktadır. Turunçgil ihracatı yönünden değerlendirildiğinde Doğu Akdeniz Bölgesi Türkiye turunçgil ihracatının %75ni sağlamaktadır (Anonim, 1997). Ülkemizin Akdeniz, Ege ve Doğu Karadeniz bölgelerinde turunçgil yetiştirici1iği ve ihracatı günden güne artmakta ve dolayısıyla ekonomimize önemli katkıları bulunmaktadır. Ülke ekonomisi ve yöre çiftçisi açısından oldukça önemli olan turunçgil meyvelerinde hasat ve hasat sonrası dönemlerinde fungal hastalık etmenlerinin neden olduğu oldukça ciddi ürün kayıpları ortaya çıkmaktadır. Hasat sonrası hastalıklar nedeniyle turunçgillerde bahçe, hasat, taşıma ve depolama döneminde ortalama % 10-30 ürün kayıpları oluşurken, bu rakam yoğun inokulum kaynaklarının bulunduğu durumlarda %50 yi bile aşabilmektedir (Kaplan ve Dave, 1979; Salunkhe ve Desai, 1984; Wilson ve Pusey, 1985; Ağar, 1987; Cohen, 1989 ve Wilson ve Ark., 1994 ).
Turunçgillerde depolama sırasında ciddi kayıplara neden olan fungal etmenlerin başlıcaları; Meyve içi siyah çürüklük etmeni Alternaria alternata (Peever T. L ve ark.,2005), yeşil küf çürüklüğü etmeni Penicillium digitatum, kurşuni küf etmeni Botrytis cinerea ve siyah çürüklük hastalığı etmeni Aspergillus niger dir.
Turunçgil patojenlerinden A. alternata ile bulaşık depolarda enfeksiyon düğme noktalarından gerçekleşir. Bu dokular önce kahverengi bir hal alır, daha sonra düğme dokusunun çukuru içeriye doğru çöker ve pembemsi kahverengi hal alır. Bu renk değişimi kabuğun altındaki iç dokularda görülür. Ancak bu aşamadan sonra meyvenin üzerinde de gelişmeye başlar ve kabuk üzerinde gelişerek kurşuni siyahımsı bir renk oluşturarak (Şekil 1A) kabuğu çürütür. Etmen meyvenin içini cıvık bir kitleye dönüştürür (Şekil 1B). Düşük sıcaklıklarda depolanan limonlar hastalığa çok duyarlıdır. Depolardaki meyvelerin üzerinde sap kısmından çekirdeğe kadar etmen ilerleyerek çürüme yapar. Böyle meyvelere çok az bir basınç uyguladığında meyve parçalanır. Etilen ile sarartılmış veya çok uzun bir süre depolanmış turunçgillerde çok yaygındır.
Oldukça geniş konukçu dizisine sahip olan P.digitatum ve P.italicum mandarin, portakal, greyfurt ve limon meyvelerinde uygun gelişme ortamları bulduklarında %1.7 –

İlgili Kaynaklar







single.php