17
bitki hastalıklarına neden olan toprak kökenli funguslara fungitoksik olduğunu tespit etmişlerdir.
Yonucu (1997) de yapmış olduğu çalışmada, toprak kökenli patojenlerden Fusarium oxysporum f.sp. lycopersici, Pythium sp., R. solani, S. sclerotiorum ve Sclerotium rofsii üzerine bazı bitkilerin ekstrakt, uçucu yağ ve kompost ekstraktlarının etkileri araştırmış ve en etkili bitkinin kekik olduğu bildirmiştir.
B. cinereaya karşı test edilen 49 uçucu yağ arasında Cymbopogon martini (palmarosa), Thymus zygis (limon kekiği), Cinnamomum zeylanicum (tarçın) ve Eugenia caryohyllata (karanfil)nın patojen gelişimini diğer uçucu yağlara kıyasla daha fazla antifungal etkinlik göstermiştir (Wilson ve ark., 1997).
Monilia laxa ve Rhizopus stolonifer gibi hasat sonrası patojenlere karşı Thymus, Origanum, Anethum, Eucalyptus, Foeniculum ve Citrus gibi cinslerden elde edilen yağların fungisidal etkinliği konusunda yapılan bir çalışmada Thymus ve Origanum yağında bulunan carvacrol ve p-anisealdehyde (anason yağında bulunan)in belirgin bir fungisidial aktivite gösterdiği saptanmıştır (Mari ve Guizzardi, 1998).
P. digitatum konidi çimlenmesi ve koloni gelişimi 250-400 g/mL gibi nispeten düşük konsantrasyonlarda kekik, girit kekiği ve güvey otu uçucu yağları tarafından tamamen engellendiğini belirlenmiştir (Daferera ve ark. 2000).
Tıbbi bitkilerden elde edilen 12 uçucu yağın Alternaria citri, B. cinerea, P. italicum ve P. digitatuma karşı fungitoksik etkilerini belirmek amacıyla yapılan In vitro çalışmada 250 ppm konsantrasyonda T.capitatus (kekik)un dört fungusun gelişimini engelleyen güçlü fungitoksik etkisi olduğunu belirlenmiştir. Taramalı elektron mikroskobu ile yaptıkları gözlemlerinde kekik uçucu yağnın buhar etkisinin P.digitatum hif ve konidini morfolojisini değişikliğe uğrattığı görülmüştür. Carvacrolun, kekik uçucu yağ unsurları arasında en önemli fungitoksik bileşimi olduğu belirlenmiştir (Arras ve Usai, 2001).
Walter ve ark., (2001) üzümlerde B. cinereanın neden olduğu yaprak leke ve dane çürümelerini Thymus vulgaris (kekik), Syzygium aromaticum (karanfil) ve Cryptocarya massoia ağacının kabuklarından elde edilmiş yağlar ile kontrolü için laboratuar ve tarla denemeleri yapmışlardır. Nekrotik yaprak lekelerine neden olan B. cinerea sporulasyonu, %0,33 konsantrasyonundaki Thymus ve Cryptocarya yağları tarafından önemli ölçüde azaltılmış, %0,33 konsantrasyondaki diğer bileşiğin tek uygulamasının



17. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Bitki uçucu yağ ve bileşenlerinin fasulyede sorun olan fungal ve bakteriyel hastalık etmenlerine karşı antimikrobiyal etkinliklerinin in vitro koşullarda araştırılması - Sayfa 19
9 GC-MS yardımıyla tanımlayarak içlerinde 1,8-cineole, pulegone ve anethole, γterpinene, p-cymene, tyhmol ve cavracrol olduğunu bildirmişlerdir. Biyolojik denemelerde uçucu yağların içerisindeki fenolik fraksiyonların farklı konsantrasyonlarının bitki hastalıklarına neden olan toprak kökenli funguslardan Fusarium moniliforme, Rhizoctonia solani, S. sclerotiorum ve Phytophthora capsici’ye karşı fu...

17. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

yağlar
yağları
bitki
edilen
uçucu
yağların


17. SAYFA ICERIGI

17
bitki hastalıklarına neden olan toprak kökenli funguslara fungitoksik olduğunu tespit etmişlerdir.
Yonucu (1997) de yapmış olduğu çalışmada, toprak kökenli patojenlerden Fusarium oxysporum f.sp. lycopersici, Pythium sp., R. solani, S. sclerotiorum ve Sclerotium rofsii üzerine bazı bitkilerin ekstrakt, uçucu yağ ve kompost ekstraktlarının etkileri araştırmış ve en etkili bitkinin kekik olduğu bildirmiştir.
B. cinereaya karşı test edilen 49 uçucu yağ arasında Cymbopogon martini (palmarosa), Thymus zygis (limon kekiği), Cinnamomum zeylanicum (tarçın) ve Eugenia caryohyllata (karanfil)nın patojen gelişimini diğer uçucu yağlara kıyasla daha fazla antifungal etkinlik göstermiştir (Wilson ve ark., 1997).
Monilia laxa ve Rhizopus stolonifer gibi hasat sonrası patojenlere karşı Thymus, Origanum, Anethum, Eucalyptus, Foeniculum ve Citrus gibi cinslerden elde edilen yağların fungisidal etkinliği konusunda yapılan bir çalışmada Thymus ve Origanum yağında bulunan carvacrol ve p-anisealdehyde (anason yağında bulunan)in belirgin bir fungisidial aktivite gösterdiği saptanmıştır (Mari ve Guizzardi, 1998).
P. digitatum konidi çimlenmesi ve koloni gelişimi 250-400 g/mL gibi nispeten düşük konsantrasyonlarda kekik, girit kekiği ve güvey otu uçucu yağları tarafından tamamen engellendiğini belirlenmiştir (Daferera ve ark. 2000).
Tıbbi bitkilerden elde edilen 12 uçucu yağın Alternaria citri, B. cinerea, P. italicum ve P. digitatuma karşı fungitoksik etkilerini belirmek amacıyla yapılan In vitro çalışmada 250 ppm konsantrasyonda T.capitatus (kekik)un dört fungusun gelişimini engelleyen güçlü fungitoksik etkisi olduğunu belirlenmiştir. Taramalı elektron mikroskobu ile yaptıkları gözlemlerinde kekik uçucu yağnın buhar etkisinin P.digitatum hif ve konidini morfolojisini değişikliğe uğrattığı görülmüştür. Carvacrolun, kekik uçucu yağ unsurları arasında en önemli fungitoksik bileşimi olduğu belirlenmiştir (Arras ve Usai, 2001).
Walter ve ark., (2001) üzümlerde B. cinereanın neden olduğu yaprak leke ve dane çürümelerini Thymus vulgaris (kekik), Syzygium aromaticum (karanfil) ve Cryptocarya massoia ağacının kabuklarından elde edilmiş yağlar ile kontrolü için laboratuar ve tarla denemeleri yapmışlardır. Nekrotik yaprak lekelerine neden olan B. cinerea sporulasyonu, %0,33 konsantrasyonundaki Thymus ve Cryptocarya yağları tarafından önemli ölçüde azaltılmış, %0,33 konsantrasyondaki diğer bileşiğin tek uygulamasının

İlgili Kaynaklar







single.php