Uçucu yağlar genellikle hidrokarbonlar ve hidrokarbonların oksijenli türevlerinden meydana gelirler. Bu türevler arasında alkoller, asitler, esterler, aldehitler, ketonlar, fenol ve fenol eterleri, kinonlar, laktonlar, furan türevleri, oksitler, aminler ve kükürtlü bileşikler de yer alır. Bu hidrokarbonların çoğu terpenoit kökenlidir. Çok az bir kısmında aromatik benzen türevleri terpenlerle karışım halindedir. Terpenler (C5H8)n genel formülüne uyan hidrokarbonlardır ve farklı sayıda izopren molekülünün kondensasyonu ile meydana gelirler. Uçucu yağlarda mono, seski, diterpenler ve bunların oksijenli türevlerine rastlanır. Terpenlerin oksitlenmesiyle oluşan oksijenli türevler yağa özgü tat ve koku veren bileşiklerdir. Bu oksijenli türevler alkol, keton, ester, aldehit, oksit, eter ve bunlara benzer yapılarda bulunabilirler. Daha yüksek moleküllü olanlara reçine, lateks vb. formlarda çeşitli bitkilerde rastlanmaktadır. Uçucu yağlar glikozit halinde veya reçinelerle (oleorezin) ve zamkla (oleogummirezin) birlikte bulunabilirler (Başer, 2006; Başer ve ark., 2005; Dorman ve Deans, 2000; Evans, 2008).
Uçucu yağların kırılma indisleri yüksektir, çoğunluğu optikçe aktiftir ve spesifik çevirmeleri uçucu yağı tanıtmaya yarayan önemli özelliklerinden biridir. Kırılma indisinde ve polarize ışığı çevirme derecesinde olagelen değişmeler, uçucu yağın saflığının bozulduğunu gösterir. Uçucu yağlardan elde edilen bazı maddelerin doğal ya da yapay yolla elde edildiğini, maddenin polarize ışığı çevirme açısını saptamak suretiyle anlama olanağı vardır (Tanker ve Tanker, 1985; Oflaz, 2001).
Uçucu yağlar genellikle suda az, etanol, benzen, eter, petrol eteri gibi organik çözücülerde ve sabit yağlarda çok çözünürler. Sulu etanolde çözünebilme uçucu yağları sabit yağlardan ayıran özelliklerden biridir ve belli derecedeki etanolde çözünürlük oranı da uçucu yağların saflık kontrolünde yararlanılan özelliklerindendir. Yağların hacim olarak ne miktarda sulu etanolde berrak olarak çözündüğü farmakopelerde belirtilmiştir. Uçucu yağlar, karanfil, tarçın yağı gibi birkaçı hariç, sudan hafif olduklarından suyun üzerinde yüzerler ve bu şekilde damıtıldıktan sonra sudan kolaylıkla ayrılarak elde edilirler. Ancak bileşimindeki oksijenli bileşiklerin bir kısmı suda çözünürler. Bu özelliklerinden yararlanılarak aromatik sular hazırlanabilmektedir (Bakkali ve ark., 2008; Tanker ve Tanker, 1985; Başer, 2009).
Uçucu yağlar uzun süre bekletildiklerinde oksitlenebilir, reçineleşebilir ve renkleri koyulaşabilir. Sabit yağlardan farklı olarak emici bir kağıda damlatılıp, açığa bırakıldıklarında hiçbir iz bırakmadan uçarlar. Havadan, ışıktan ve ısıdan olumsuz yönde etkilenip, özelliklerini yitirdiklerinden, renkli cam veya alüminyum kaplarda, ağzına kadar dolu ve sıkıca kapalı şekilde, serin yerde saklanmalıdırlar. Uçucu yağın içerdiği su da kimyasal kurutma ve süzme yöntemleriyle tamamen uzaklaştırılmalıdır (Koltuksuz, 2007; Başer, 2009).
Uçucu yağlar parfümeride, aromaterapide, kozmetikte, tütsü olarak, yiyecek ve içeceklerin tatlandırılmasında, tıpta ve ev temizlik ürünlerinde kullanılır. Bu yağlar koku ve tat özelliklerinden dolayı gıda sanayisinde önemli bir konuma sahiptir. Aynı zamanda da eczacılıkta, ilaçların koku ve tatlarını düzeltici olarak kullanılırlar (Başer, 2009; Tanker ve Tanker, 1985).
11



26. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Bazı Türk nane (Mentha L.) uçucu yağlarının biyolojik aktiviteleri - Sayfa 22
Uçucu yağların irritan (uyarıcı), rubefiyen (deriyi kızartan), nervinatik (sinir yatıştırıcı), antiromatizmal, ekspektoran (balgam söktürücü), antitussif (öksürüğü kesen), diüretik (idrar söktürücü), emenagog (adet söktürücü), karminatif (gaz giderici), stomaşik (midevi), koleretik (safra sökücü), anti helmentik (solucan düşürücü), antienflamatuar, antiseptik, antibiyotik ve sedatif etkileri tespi...
Bazı adaçayı ve kekik türlerinin uçucu yağlarının süper ısıtılmış su ile ekstraksiyonları ve GC-MS ile karakterizasyonları - Sayfa 29
18 sebebiyle uçucu yağın bitkinin üzerindeki havayı bağlayarak fazla su kaybını önlemek amacıyla salgılandığı düşünülmüştür (Berk 1953, Tanker vd 1976, Manville vd 1989). Uçucu yağların çoğu sudan hafiftir ve suyla karışmadığından suyun üstünde toplanır. Ancak bileşimlerindeki oksijenli bileşiklerin bir kısmı suda çözünürler. Bu özelliklerine dayanılarak aromatik sular hazırlanabilmektedir. Uçuc...
- Sayfa 16
Böcekleri kaçırma ya da çekme görevleri olduğunu savunanlar da vardır. Böcekleri kaçırıcı etkide olanlar bitkinin özellikle yaprak ve çiçeklerinin korunmasına yardımcı olurken, böcekleri çekici etkide olanları ise tozlaşmaya yardımcı olur. Uçucu yağlar petrol eteri, hekzan, eter gibi organik çözücülerin çoğunda çözünürler. Uçucu yağların belli derecedeki etanol de çözünürlük oranı saflık kontrolü...

26. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

uçucu
yağlar
genel
oksijenli
yağları
yağların


26. SAYFA ICERIGI

Uçucu yağlar genellikle hidrokarbonlar ve hidrokarbonların oksijenli türevlerinden meydana gelirler. Bu türevler arasında alkoller, asitler, esterler, aldehitler, ketonlar, fenol ve fenol eterleri, kinonlar, laktonlar, furan türevleri, oksitler, aminler ve kükürtlü bileşikler de yer alır. Bu hidrokarbonların çoğu terpenoit kökenlidir. Çok az bir kısmında aromatik benzen türevleri terpenlerle karışım halindedir. Terpenler (C5H8)n genel formülüne uyan hidrokarbonlardır ve farklı sayıda izopren molekülünün kondensasyonu ile meydana gelirler. Uçucu yağlarda mono, seski, diterpenler ve bunların oksijenli türevlerine rastlanır. Terpenlerin oksitlenmesiyle oluşan oksijenli türevler yağa özgü tat ve koku veren bileşiklerdir. Bu oksijenli türevler alkol, keton, ester, aldehit, oksit, eter ve bunlara benzer yapılarda bulunabilirler. Daha yüksek moleküllü olanlara reçine, lateks vb. formlarda çeşitli bitkilerde rastlanmaktadır. Uçucu yağlar glikozit halinde veya reçinelerle (oleorezin) ve zamkla (oleogummirezin) birlikte bulunabilirler (Başer, 2006; Başer ve ark., 2005; Dorman ve Deans, 2000; Evans, 2008).
Uçucu yağların kırılma indisleri yüksektir, çoğunluğu optikçe aktiftir ve spesifik çevirmeleri uçucu yağı tanıtmaya yarayan önemli özelliklerinden biridir. Kırılma indisinde ve polarize ışığı çevirme derecesinde olagelen değişmeler, uçucu yağın saflığının bozulduğunu gösterir. Uçucu yağlardan elde edilen bazı maddelerin doğal ya da yapay yolla elde edildiğini, maddenin polarize ışığı çevirme açısını saptamak suretiyle anlama olanağı vardır (Tanker ve Tanker, 1985; Oflaz, 2001).
Uçucu yağlar genellikle suda az, etanol, benzen, eter, petrol eteri gibi organik çözücülerde ve sabit yağlarda çok çözünürler. Sulu etanolde çözünebilme uçucu yağları sabit yağlardan ayıran özelliklerden biridir ve belli derecedeki etanolde çözünürlük oranı da uçucu yağların saflık kontrolünde yararlanılan özelliklerindendir. Yağların hacim olarak ne miktarda sulu etanolde berrak olarak çözündüğü farmakopelerde belirtilmiştir. Uçucu yağlar, karanfil, tarçın yağı gibi birkaçı hariç, sudan hafif olduklarından suyun üzerinde yüzerler ve bu şekilde damıtıldıktan sonra sudan kolaylıkla ayrılarak elde edilirler. Ancak bileşimindeki oksijenli bileşiklerin bir kısmı suda çözünürler. Bu özelliklerinden yararlanılarak aromatik sular hazırlanabilmektedir (Bakkali ve ark., 2008; Tanker ve Tanker, 1985; Başer, 2009).
Uçucu yağlar uzun süre bekletildiklerinde oksitlenebilir, reçineleşebilir ve renkleri koyulaşabilir. Sabit yağlardan farklı olarak emici bir kağıda damlatılıp, açığa bırakıldıklarında hiçbir iz bırakmadan uçarlar. Havadan, ışıktan ve ısıdan olumsuz yönde etkilenip, özelliklerini yitirdiklerinden, renkli cam veya alüminyum kaplarda, ağzına kadar dolu ve sıkıca kapalı şekilde, serin yerde saklanmalıdırlar. Uçucu yağın içerdiği su da kimyasal kurutma ve süzme yöntemleriyle tamamen uzaklaştırılmalıdır (Koltuksuz, 2007; Başer, 2009).
Uçucu yağlar parfümeride, aromaterapide, kozmetikte, tütsü olarak, yiyecek ve içeceklerin tatlandırılmasında, tıpta ve ev temizlik ürünlerinde kullanılır. Bu yağlar koku ve tat özelliklerinden dolayı gıda sanayisinde önemli bir konuma sahiptir. Aynı zamanda da eczacılıkta, ilaçların koku ve tatlarını düzeltici olarak kullanılırlar (Başer, 2009; Tanker ve Tanker, 1985).
11

İlgili Kaynaklar

single.php