Uludağ Üniversitesi Tarımsal Uygulama ve Araştırma Merkezi tarım topraklarının ağır metal içeriklerinin incelenmesi



















































1
1. GİRİŞ
Dünyanın benzer bölgelerinde olduğu gibi ülkemizde de son yıllarda, hızlı sanayileşme ve kentleşmenin bir sonucu olarak toprak, su ve hava kaynaklarında kirlilik problemiyle sıklıkla karşılaşılmaktadır. Bu durumun bir sonucu olarak, çeşitli kaynaklardan meydana gelen kirleticiler, tarımsal üretimi olumsuz yönde etkileyerek üretimin zaman içerisinde tedricen azalmasına neden olmaktadır. Bununla birlikte, tarım topraklarının amaç dışı kullanımı ve plansız kentleşme, beraberinde tarım alanlarının daralmasına neden olmakta ve bütün bu olumsuz gelişmeler bir araya gelerek tarımsal üretim üzerinde bir baskı yaratarak ürün miktarının ve kalitesinin azalması sonucunu ortaya çıkarmaktadır.
Çevre kirliliği olarak isimlendirilen toprak, su, hava ve bitkilerin kirlenmesi günümüzde artık sadece şehirler ve sanayi bölgelerinin çevresinde değil, kırsal bölgelerde de görülmektedir. Su, hava ve toprakların kirlenmesi, bitkisel üretim üzerinde etkili olarak bazı durumlarda bitkisel ve hayvansal ürünlerin tüketimini olanaksızlaştırmaktadır.
Çarpık sanayileşme ve kentleşmenin yarattığı kirlilik yanında, tarımda gübre ve ilaç kullanımı ve motorlu taşıt vb. aktivitelerinin bir sonucu olarak çevreye yaymış oldukları katı, sıvı ve gaz atıkları ile ortama bıraktıkları ağır metaller ve toksik elementler zamanla alıcı ortamlar olan toprak, su ve bitkilerde birikerek önemli boyutlara ulaşmakta, çevre ve dolayısıyla insan sağlığını tehdit etmektedir. Bilim insanları, son yıllarda çalışmalarını bu ortamların kirlilik sorunlarına kaydırarak, kirlenmenin tehlikeli boyutlara ulaşmasını önleme, hatta giderme çabası içerisine girmişlerdir. Toprak, su ve hava kirliliği problemleri, homojen ortamlar olmaları nedeni ile önce su ve hava kirliliği daha sonraki aşamada ise toprak kirliliği olarak karşımıza çıkmaktadır.
Topraklarda kirlilik,
– Toprakların doğal yapılarından,
– İnsanların toprağı yanlış kullanılmasından ki bunlar daha çok teknolojinin oluşturduğu sorunlardan kaynaklanmaktadır (Hakerlerler 1992).



10. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Etik pazarlama anlayışı çerçevesinde organik tarım ürünleri pazarlaması - Sayfa 69
Ayrıca konvansiyonel tarım uygulamaları esnasında kullanılan DDT ve benzeri pestisitlerin kullanımı ve bunların hava akımları ile tüm ekosisteme yayılması da önemli hava kirliliklerine neden olmaktadır. Öztürk (2001) Antalya’da yapılan Ekolojik Tarım Sempozyumu’nun açılış konuşmasında kutup ayıların ve penguenlerin vücutlarında, tarımda kullanılan pestisitlerin kalıntılarına rastlandığını belirtmi...
Proses ham atığının seramik karo bünyelerde kullanımı - Sayfa 17
Nüfusun artması, hızlı sanayileşme, kırsal kesimden kentlere göçler, çarpık kentleşmeye paralel olarak sadece üretim düşünülmüş, bunun sonucunda ortaya çıkan üretim-tüketim ilişkisi doğayı tahrip etmiştir. Özellikle sanayileşmenin yoğun olduğu yerlerde; yeşil alanların azalması ve çevreye atılan kirleticilerin su, hava ve toprağı tahrip etmesi çevrenin belki de geriye dönüşü olmayan boyutlarda kir...
Bursa'da çevre vergi gelirlerinin gelişimi (Nilüfer Belediyesi 2000-2010) Development of environmental taxes in Bursa (Nilüfer Municipality 2000-2010) - Sayfa 22
sonucu her ülkenin kendine göre hava standartları oluşmuştur. Her ülkede emisyon ve hava kalitesi ölçümleri bu hava standartlarına göre farklılık göstermektedir. Hava kirliliğinin yayılması daha kolaydır. Kirlilik yayılarak kolayca atmosfere ulaşır. Atmosferde yayılma imkanı bulan kirlilik ozon tabakasını ve dünyanın soluduğu havayı etkiler. Bunun sonucunda insanlar, bitkiler, hayvanlar ve eşyala...

10. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

neden
sanayi
hava
kirliliği
kentleşme
kirlenmesi


10. SAYFA ICERIGI

1
1. GİRİŞ
Dünyanın benzer bölgelerinde olduğu gibi ülkemizde de son yıllarda, hızlı sanayileşme ve kentleşmenin bir sonucu olarak toprak, su ve hava kaynaklarında kirlilik problemiyle sıklıkla karşılaşılmaktadır. Bu durumun bir sonucu olarak, çeşitli kaynaklardan meydana gelen kirleticiler, tarımsal üretimi olumsuz yönde etkileyerek üretimin zaman içerisinde tedricen azalmasına neden olmaktadır. Bununla birlikte, tarım topraklarının amaç dışı kullanımı ve plansız kentleşme, beraberinde tarım alanlarının daralmasına neden olmakta ve bütün bu olumsuz gelişmeler bir araya gelerek tarımsal üretim üzerinde bir baskı yaratarak ürün miktarının ve kalitesinin azalması sonucunu ortaya çıkarmaktadır.
Çevre kirliliği olarak isimlendirilen toprak, su, hava ve bitkilerin kirlenmesi günümüzde artık sadece şehirler ve sanayi bölgelerinin çevresinde değil, kırsal bölgelerde de görülmektedir. Su, hava ve toprakların kirlenmesi, bitkisel üretim üzerinde etkili olarak bazı durumlarda bitkisel ve hayvansal ürünlerin tüketimini olanaksızlaştırmaktadır.
Çarpık sanayileşme ve kentleşmenin yarattığı kirlilik yanında, tarımda gübre ve ilaç kullanımı ve motorlu taşıt vb. aktivitelerinin bir sonucu olarak çevreye yaymış oldukları katı, sıvı ve gaz atıkları ile ortama bıraktıkları ağır metaller ve toksik elementler zamanla alıcı ortamlar olan toprak, su ve bitkilerde birikerek önemli boyutlara ulaşmakta, çevre ve dolayısıyla insan sağlığını tehdit etmektedir. Bilim insanları, son yıllarda çalışmalarını bu ortamların kirlilik sorunlarına kaydırarak, kirlenmenin tehlikeli boyutlara ulaşmasını önleme, hatta giderme çabası içerisine girmişlerdir. Toprak, su ve hava kirliliği problemleri, homojen ortamlar olmaları nedeni ile önce su ve hava kirliliği daha sonraki aşamada ise toprak kirliliği olarak karşımıza çıkmaktadır.
Topraklarda kirlilik,
– Toprakların doğal yapılarından,
– İnsanların toprağı yanlış kullanılmasından ki bunlar daha çok teknolojinin oluşturduğu sorunlardan kaynaklanmaktadır (Hakerlerler 1992).

İlgili Kaynaklar







single.php