Valproik asit uygulanan ratlarda karaciğer dokusunda biotinidaz enzim aktivitesi ve serum düzeyi ile korelasyonu


































VPA’nın dozuna bağımlı olan yan etkiler; tremor, cilt döküntüleri ve saç dökülmesi olup genelde tedavinin kesilmesini gerektirmezler. Fakat doz düşürülmesi veya doz rejiminde değişikliğe gidilmesine neden olabilirler (41,22). Saç dökülmesi çocuklarda ve erişkinlerde sıklıkla karşılaşılan geçici bir yan etkidir. Saçlar kırılgan ve büklümlü görünümdedir (12). VPA’nın bilinen karaciğer toksisitesi ve buna bağlı olduğu düşünülen biotin yetmezliğinin de saç dökülmesinde rolü olabileceği bildirilmiştir (34,7). Biotin eksikliğini de vücutta biotin metabolizmasında önemli rolü olan BEA’da azalmaya neden olup biotin döngüsünü engelleyerek oluşturduğu düşünülmektedir (34). Bunun yanında eser elementlerin yetersizliği, özellikle de selenyum ve çinko azlığı bu frajilitede rol oynuyor olabilir. Çinko suplementasyonu, saç kaybının azalmasında etkili olabilmektedir (26,38).
Valproik asitin ciddi yan etkileri metabolik değişiklikler ve hepatik fonksiyonlar üzerine olan etkileridir. Hiperammonemi, sekonder karnitin eksikliği, hiperglisemi, hiperglisinüri, propionik asidemi ve propionik asidüri gibi metabolik bozukluklar VPA kullanımı ile ilişkilendirilmiştir (19,20). Bu yan etkilerin altta yatan metabolik hastalıkların ortaya çıkmasında tetik çekici olabilme potansiyeli ve özellikle 4-en-valproik asit olmak üzere toksik VPA metabolitlerinin birikmesi ile ilgili olduğu düşünülmektedir (18,26). Hastaların %40’ında tedavinin ilk birkaç ayın da asemptomatik olarak serum karaciğer enzim düzeylerinde yükselme ortaya çıkabilir. Nadir bir komplikasyon olan fatal fulminan hepatit doza bağımlı değildir, idiyosenkratik niteliktedir (34,23). Ağır hepatotoksisite doz bağımlı etkilerden ayırt edilmelidir. Patolojik çalışmalarda karaciğerde inflamasyon veya hipersensitivite reaksiyonu olmaksızın mikroveziküler steatoz gözlenebilmektedir.
Valproik asit kullanımı sırasında görülen hiperammonemili hastaların çoğu asemptomatiktir. Ancak bazı olgularda ensefalopati, konfüzyon, bulantı ve ataksi semptomları ile karşılaşılmıştır. VPA’nın plazma amonyak düzeylerinde yol açtığı artış böbrekte amonyak üretiminin artması, üre sentezinin inhibisyonu sonucunda azot atılımının inhibe olması veya bunların her ikisi ile ilişkili olabilir. Kandaki amonyak, beyne difüzyon yolu ile girer ve küçük artışlar bile gabaerjik inhibisyonu güçlendirebilir. Bu nedenle VPA’nın amonyak metabolizması üzerindeki iyi bilinen etkileri, gabaerjik inhibitör nörotransmisyonu güçlendirerek, antiepileptik aktiviteye katkıda bulunabilir (20).
7



10. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

tabs_sener_yagiz_191898 - Sayfa
...


10. SAYFA ICERIGI

VPA’nın dozuna bağımlı olan yan etkiler; tremor, cilt döküntüleri ve saç dökülmesi olup genelde tedavinin kesilmesini gerektirmezler. Fakat doz düşürülmesi veya doz rejiminde değişikliğe gidilmesine neden olabilirler (41,22). Saç dökülmesi çocuklarda ve erişkinlerde sıklıkla karşılaşılan geçici bir yan etkidir. Saçlar kırılgan ve büklümlü görünümdedir (12). VPA’nın bilinen karaciğer toksisitesi ve buna bağlı olduğu düşünülen biotin yetmezliğinin de saç dökülmesinde rolü olabileceği bildirilmiştir (34,7). Biotin eksikliğini de vücutta biotin metabolizmasında önemli rolü olan BEA’da azalmaya neden olup biotin döngüsünü engelleyerek oluşturduğu düşünülmektedir (34). Bunun yanında eser elementlerin yetersizliği, özellikle de selenyum ve çinko azlığı bu frajilitede rol oynuyor olabilir. Çinko suplementasyonu, saç kaybının azalmasında etkili olabilmektedir (26,38).
Valproik asitin ciddi yan etkileri metabolik değişiklikler ve hepatik fonksiyonlar üzerine olan etkileridir. Hiperammonemi, sekonder karnitin eksikliği, hiperglisemi, hiperglisinüri, propionik asidemi ve propionik asidüri gibi metabolik bozukluklar VPA kullanımı ile ilişkilendirilmiştir (19,20). Bu yan etkilerin altta yatan metabolik hastalıkların ortaya çıkmasında tetik çekici olabilme potansiyeli ve özellikle 4-en-valproik asit olmak üzere toksik VPA metabolitlerinin birikmesi ile ilgili olduğu düşünülmektedir (18,26). Hastaların %40’ında tedavinin ilk birkaç ayın da asemptomatik olarak serum karaciğer enzim düzeylerinde yükselme ortaya çıkabilir. Nadir bir komplikasyon olan fatal fulminan hepatit doza bağımlı değildir, idiyosenkratik niteliktedir (34,23). Ağır hepatotoksisite doz bağımlı etkilerden ayırt edilmelidir. Patolojik çalışmalarda karaciğerde inflamasyon veya hipersensitivite reaksiyonu olmaksızın mikroveziküler steatoz gözlenebilmektedir.
Valproik asit kullanımı sırasında görülen hiperammonemili hastaların çoğu asemptomatiktir. Ancak bazı olgularda ensefalopati, konfüzyon, bulantı ve ataksi semptomları ile karşılaşılmıştır. VPA’nın plazma amonyak düzeylerinde yol açtığı artış böbrekte amonyak üretiminin artması, üre sentezinin inhibisyonu sonucunda azot atılımının inhibe olması veya bunların her ikisi ile ilişkili olabilir. Kandaki amonyak, beyne difüzyon yolu ile girer ve küçük artışlar bile gabaerjik inhibisyonu güçlendirebilir. Bu nedenle VPA’nın amonyak metabolizması üzerindeki iyi bilinen etkileri, gabaerjik inhibitör nörotransmisyonu güçlendirerek, antiepileptik aktiviteye katkıda bulunabilir (20).
7

İlgili Kaynaklar







single.php