Kesin endikasyonlar: 1. Etiyolojisi ne olursa olsun yemek yemeyen bir hastada gerçek malnütrisyon, 2. Önceden iyi beslenmis ama 7 günden daha uzun süre oral alimi mümkün olmayan
hasta, 3. 7 günden daha uzun süren yetersiz gida aliminin desteklenmesi (13). Güncel endikasyonlar: 1. Siddetli metabolik stres altinda olan ve 5-7 gün veya daha uzun süre gida alimi
mümkün olmayan hasta, 2. Siddetli travma ya da yaniklar, 3. Barsak mukozasinin desteklenmesi, atrofinin önlenmesi, ince barsak rezeksiyonu
sonrasi kompansatuar hipertrofinin stimülasyonu, 4. Sindirim kanalini açik tutarak oral beslenmeye hazirlik yapmak (13).
5.2.2. Enteral Beslenmede Enerji Kaynaklari
5.2.2.1. Karbonhidratlar Glukoz, vücut hücrelerinin çogu tarafindan kullanilabilen majör karbonhidrat yakittir, 3.4 kcal/gr enerji saglar. Santral ve periferik sinir sistemi, kan hücreleri ve iyilesmekte olan dokularin temel maddesi olarak kullanilir. Glukoz, karaciger ve iskelet kasinda glikojen olarak depo edilir. Açlik sirasinda kan insülin düzeyinin düsük olmasi, glukoz ve keton cisimciklerinin açiga çikmasina neden olarak santral sinir sistemine ve glukolitik dokulara enerji saglar. Glukoz alindiktan sonra, üç karbonlu yag asitleri sentezi ve karacigerde glikojen sentezinde prekürsör olarak kullanilmaktadir (18). Plazma glukoz düzeyinin ana kontrolu, genellikle glukoz üretim hizindaki degisikliklerle ilgilidir. Yalnizca yüksek glukoz alinimi durumunda insüline bagli klirens önem kazanir. Beyin hücreleri ve eritrositler zorunlu glukoz kullanicilaridir ve insülin etkisinden bagimsizdirlar. Deri, akciger ve yara dokusu gibi diger hücre topluluklari insüline bagimlidirlar. Insülinin stimülatör etkisiyle glukoz kullanimi, kas ve yag dokusu gibi iki major dokuda belirgindir. Plazma glukoz düzeyi belirli bir yükseklige erismeden bu iki doku glukozu kullanamaz (18). Yag asitlerine oranla glukozun oksidasyonu, daha yüksek bir CO2 yapimina neden olur. Glukoz için solunum katsayisinin (RQ), uzun zincirli yag asitlerinden (glukoz için = 1.0, yag asitleri için = 0.7) yüksek olmasi da bunu gösterir. Bu CO2 yükü pulmoner fonksiyonlari bozulmus hastalarda önemli bir sikinti olusturabilir. Bu nedenle, glukozun maksimum
14



15. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

- Sayfa 56
4.2. Glukoz-Insülin Yönetmeligi Sektörü 42 4.2.1. Arkaplan Bilgisi Ortalama plazma FFA konsantrasyon seviyesi mEq / L biriminde, kandaki serbest yag asidi konsantrasyonunun ortalamaya deginmektedir. Dakika (özellikle gida alimindan sonra) bu seviye degisiklikleri yana, bu degisken için haftalik ortalama deger alir. Benzer sekilde, ortalama plazma glikoz konsantrasyonu düzeyi ve ortalama plazma ...
Diabetes mellitus'lu hastaların bazı biyokimyasal parametrelerinin değerlendirilmesi - Sayfa 43
Tablo 2.9. Diyabetes mellitus‟un İki Tipinin Karşılaştırılması [87,88]. Kriterler Eşanlamlısı Başlama yaşı Hastalığın başlangıcındaki beslenme durumu Görülme sıklığı Genetik yatkınlık Kusur veya eksiklik Ketozis Plazma insülini Akut komplikasyonları Oral hipoglisemik ilaçlar İnsülin tedavisi Diabet kontrolü İnsüline Bağımlı DM (IDDM) Tip1 : genç tip diyabet Genellikle çocukluk veya ...
Gestasyonel diyabet tanısında homeostatik insülin sensitivite indekslerinin kullanımı ve sonuçlarının 100 gram oral glukoz tolerans testi ile karşılaştırılması - Sayfa 18
kronik olarak yüksek plazma insülin düzeylerinin mevcut olduğu durumlarda hücre yüzeyindeki reseptör düzeyi azalır. Açlık ve egzersiz gibi durumlarda dolaşımdaki insülin miktarının azalması ile hücre yüzeyindeki insülin reseptör sayısı ve reseptörlerin bağlanma afinitesi artar. İnsülinin metabolik etkileri İnsülin reseptörleri tüm dokularda mevcut olmakla beraber insülinin özellikle yağ dokusu, ...

15. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

doku
glikojen
glukoz
insülin
dokusu
hücre


15. SAYFA ICERIGI

Kesin endikasyonlar: 1. Etiyolojisi ne olursa olsun yemek yemeyen bir hastada gerçek malnütrisyon, 2. Önceden iyi beslenmis ama 7 günden daha uzun süre oral alimi mümkün olmayan
hasta, 3. 7 günden daha uzun süren yetersiz gida aliminin desteklenmesi (13). Güncel endikasyonlar: 1. Siddetli metabolik stres altinda olan ve 5-7 gün veya daha uzun süre gida alimi
mümkün olmayan hasta, 2. Siddetli travma ya da yaniklar, 3. Barsak mukozasinin desteklenmesi, atrofinin önlenmesi, ince barsak rezeksiyonu
sonrasi kompansatuar hipertrofinin stimülasyonu, 4. Sindirim kanalini açik tutarak oral beslenmeye hazirlik yapmak (13).
5.2.2. Enteral Beslenmede Enerji Kaynaklari
5.2.2.1. Karbonhidratlar Glukoz, vücut hücrelerinin çogu tarafindan kullanilabilen majör karbonhidrat yakittir, 3.4 kcal/gr enerji saglar. Santral ve periferik sinir sistemi, kan hücreleri ve iyilesmekte olan dokularin temel maddesi olarak kullanilir. Glukoz, karaciger ve iskelet kasinda glikojen olarak depo edilir. Açlik sirasinda kan insülin düzeyinin düsük olmasi, glukoz ve keton cisimciklerinin açiga çikmasina neden olarak santral sinir sistemine ve glukolitik dokulara enerji saglar. Glukoz alindiktan sonra, üç karbonlu yag asitleri sentezi ve karacigerde glikojen sentezinde prekürsör olarak kullanilmaktadir (18). Plazma glukoz düzeyinin ana kontrolu, genellikle glukoz üretim hizindaki degisikliklerle ilgilidir. Yalnizca yüksek glukoz alinimi durumunda insüline bagli klirens önem kazanir. Beyin hücreleri ve eritrositler zorunlu glukoz kullanicilaridir ve insülin etkisinden bagimsizdirlar. Deri, akciger ve yara dokusu gibi diger hücre topluluklari insüline bagimlidirlar. Insülinin stimülatör etkisiyle glukoz kullanimi, kas ve yag dokusu gibi iki major dokuda belirgindir. Plazma glukoz düzeyi belirli bir yükseklige erismeden bu iki doku glukozu kullanamaz (18). Yag asitlerine oranla glukozun oksidasyonu, daha yüksek bir CO2 yapimina neden olur. Glukoz için solunum katsayisinin (RQ), uzun zincirli yag asitlerinden (glukoz için = 1.0, yag asitleri için = 0.7) yüksek olmasi da bunu gösterir. Bu CO2 yükü pulmoner fonksiyonlari bozulmus hastalarda önemli bir sikinti olusturabilir. Bu nedenle, glukozun maksimum
14

single.php