3
GENEL BİLGİLER DELİRYUM
Yoğun bakım sendromu, yoğun bakım psikozu, akut konfüzyon durumu, akut beyin sendromu diye pek çok isimle anılan deliryum, terminoloji kargaşası ve tanı zorluğu nedeniyle yakın döneme kadar karmaşık kalmış bir konudur.10 Deliryum kelimesi Yunanca saçma konuşmak anlamına gelen Leros kelimesinden ve Latince izin dışına çıkmak anlamındaki delirare veya delirare decedere kelimelerinden köken almaktadır.11
Yoğun bakım ünitesine alınan hastalarda sıklıkla ajitasyon, anksiyete, ağrı ve uykusuzluk yaşanır. YBÜne yatan hastalara tanı ve tedavi amaçlı mekanik ventilasyon, invaziv arter kateteri, santral ven kateterizasyonu, entübasyon, yara bakımı, hemofiltrasyon gibi hayat kurtarmak amaçlı, ağrılı olabilecek girişimler yapılmaktadır. Bu işlemlerin hasta için konforsuz ve ağrılı olabilmesinin yanısıra YBÜndeki sürekli monitör sesleri, değişken çalışan popülasyonu ve karşılaşılan ölümler de anksiyete ve deliryuma neden olmaktadır. Yoğun bakım ortamının tolere edilememesi ajitasyonda artmaya, bundan dolayı hastanın mekanik ventilatöre uyumunda bozulmaya neden olmaktadır. Sonuçta hipoksi, hiperkarbi, intrakranial basınçta artışa görülmektedir. O luşan bu durum mortaliteyi ve morbiditeyi artırmaktadır. Ayrıca ağrı ve anksiyete yoğun bakım ünitelerinde hastayı kurtarma çabaları sırasında sıklıkla unutulmakta ve göz ardı edilmektedir. Günümüzde, tedavilerdeki yeni gelişmelerin sağ kalım oranını arttırmasına rağmen hastalar, taburcu olduktan sonra yoğun bakım ünitelerinde geçirdikleri zamanı kötü olarak hatırlamaktadır. Bu nedenle YBÜnde yatan hastalarda gereklilik durumlarında sedasyon ve analjezi uygulanmalıdır. Uyku düzeni bozukluğu, yetersiz ve kalitesiz uyku da yoğun bakım hastalarının %50sinde anksiyeteyi artıran nedenler olarak bulunmuştur. Tüm yoğun bakım hastalarının %71inde ajitasyon görülmektedir. Ajitasyonun nedenleri arasında ağrı, deliryum, aşırı anksiyete olabileceği gibi, hipoglisemi, hipoksi, hipotansiyon, ilaç intoksikasyonları, alkol ve benzeri maddelerin geri çekilme sendromlarının da olabileceği unutulmamalıdır. Akut ajitasyonda ilk tedavi, ağrının giderilmesi için opioid uygulanması olabilir. Opioidlerin sedasyon yapıcı etkileri olmasına rağmen farkında olmayı engelleyememeleri, amnezik etkilerinin olmaması dezavantajlarıdır. YBÜnde tedavi görüp taburcu olduktan sonra amnezi gelişmediği için korkunç anıları olan, posttravmatik stres bozukluğu yaşayan



12. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Ramsay ve rıchmond sedasyon skalaları kullanımında hemşire ve doktor arasındaki uyumun karşılaştırılması - Sayfa 5
GENEL BİLGİLER Yoğun bakım tedavi süreci çalışanları, hasta ve hasta yakınları için stres verici, duygusal ve bedensel olarak tüketici yönleri olabilen zorlayıcı tedavilerden birisidir. Yoğun bakımda tedavi edilen hastalarda mekanik ventilasyon, endotrakeal entübasyon, trakeal aspirasyon, çeşitli tanısal testler, mobilizasyon, transport gibi medikal uygulamalar sırasında gelişebilecek ağrı, kork...
Sepsis gelişmiş hastalarda midazolam ve propofol sedasyonunun karaciğer fonksiyonu üzerine etkisinin noninvaziv karaciğer fonksiyon monitorizasyonu ile gösterilmesi - Sayfa 15
alması gereken en önemli basamaklardan biri sedasyon ve analjezi uygulaması olduğu kabul edilmektedir (6). Yoğun Bakım Hastalarında Sedasyon Gereksinimi Nedenleri Yoğun bakımda tedavi edilen bir hasta korku, anksiyete ve ağrı duygularını yoğun biçimde yaşamaktadır (36,37). Korku ve anksiyete başlıca fiziksel kontrolün kaybı, hastalığın ciddiyetini algılama, özellikle yapay havayolu nedeniyle ilet...

12. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

ağrı
durum
neden
inde
hasta
yoğun


12. SAYFA ICERIGI

3
GENEL BİLGİLER DELİRYUM
Yoğun bakım sendromu, yoğun bakım psikozu, akut konfüzyon durumu, akut beyin sendromu diye pek çok isimle anılan deliryum, terminoloji kargaşası ve tanı zorluğu nedeniyle yakın döneme kadar karmaşık kalmış bir konudur.10 Deliryum kelimesi Yunanca saçma konuşmak anlamına gelen Leros kelimesinden ve Latince izin dışına çıkmak anlamındaki delirare veya delirare decedere kelimelerinden köken almaktadır.11
Yoğun bakım ünitesine alınan hastalarda sıklıkla ajitasyon, anksiyete, ağrı ve uykusuzluk yaşanır. YBÜne yatan hastalara tanı ve tedavi amaçlı mekanik ventilasyon, invaziv arter kateteri, santral ven kateterizasyonu, entübasyon, yara bakımı, hemofiltrasyon gibi hayat kurtarmak amaçlı, ağrılı olabilecek girişimler yapılmaktadır. Bu işlemlerin hasta için konforsuz ve ağrılı olabilmesinin yanısıra YBÜndeki sürekli monitör sesleri, değişken çalışan popülasyonu ve karşılaşılan ölümler de anksiyete ve deliryuma neden olmaktadır. Yoğun bakım ortamının tolere edilememesi ajitasyonda artmaya, bundan dolayı hastanın mekanik ventilatöre uyumunda bozulmaya neden olmaktadır. Sonuçta hipoksi, hiperkarbi, intrakranial basınçta artışa görülmektedir. O luşan bu durum mortaliteyi ve morbiditeyi artırmaktadır. Ayrıca ağrı ve anksiyete yoğun bakım ünitelerinde hastayı kurtarma çabaları sırasında sıklıkla unutulmakta ve göz ardı edilmektedir. Günümüzde, tedavilerdeki yeni gelişmelerin sağ kalım oranını arttırmasına rağmen hastalar, taburcu olduktan sonra yoğun bakım ünitelerinde geçirdikleri zamanı kötü olarak hatırlamaktadır. Bu nedenle YBÜnde yatan hastalarda gereklilik durumlarında sedasyon ve analjezi uygulanmalıdır. Uyku düzeni bozukluğu, yetersiz ve kalitesiz uyku da yoğun bakım hastalarının %50sinde anksiyeteyi artıran nedenler olarak bulunmuştur. Tüm yoğun bakım hastalarının %71inde ajitasyon görülmektedir. Ajitasyonun nedenleri arasında ağrı, deliryum, aşırı anksiyete olabileceği gibi, hipoglisemi, hipoksi, hipotansiyon, ilaç intoksikasyonları, alkol ve benzeri maddelerin geri çekilme sendromlarının da olabileceği unutulmamalıdır. Akut ajitasyonda ilk tedavi, ağrının giderilmesi için opioid uygulanması olabilir. Opioidlerin sedasyon yapıcı etkileri olmasına rağmen farkında olmayı engelleyememeleri, amnezik etkilerinin olmaması dezavantajlarıdır. YBÜnde tedavi görüp taburcu olduktan sonra amnezi gelişmediği için korkunç anıları olan, posttravmatik stres bozukluğu yaşayan

İlgili Kaynaklar







single.php