6
davranışsal örnekleri arasında sayılabilir.12 Hipoaktif deliryumda ise duyarlılık ve psikomotor aktivite azalmıştır. Bir hasta gün içinde hem hiperaktif hem de hipoaktif olabilir ve bu durum mikst tip olarak da adlandırılabilir.13,14
İNSİDANS
Yoğun bakım hastalarının %40-80inde deliryum bildirilmiştir.10 Hasta popülasyonunun tipi (yaş, genel durum), çalışmanın tipi ve tanı kriterleri değişik çalışmalarda farklı oranlar bildirilmesine neden olmaktadır.11 Deliryum yoğun bakım ünitesine yattıktan sonra ortalama ikinci veya üçüncü günde başlamakta, 60 gün kadar sürebilse de ortalama üç ya da dört günde sona ermektedir.11,14
KLİNİK ÖNEM
Yoğun bakım hastalarında konfüzyon sebebi olan deliryum, hastanede kalış süresini uzatır.15 Ayrıca, deliryumun yüksek mortalite oranlarıyla ilişkili olduğu da gösterilmiştir.15,16 Bu kadar klinik önem taşımasına rağmen, hastaların % 64-84ünde tablo, klinisyenler tarafından fark edilmemektedir.11,20,21 YBÜ hastalarında, pek çok sistemi kapsayan akut hastalıkları, komorbiditeleri, kullandıkları ilaçlar ve diğer pek çok faktör nedeniyle konfüzyon görülebilmektedir. Özellikle hiperaktif hastalarda kateterlerin ve entübasyon tüplerinin çekilmesi, hastanın güvenliği ve bakımı açısından büyük problem oluştururken, hipoaktif hastalarda deliryum sıklıkla atlanabilmekte ve hastaların aspirasyon ve tekrar entübasyon riskleri artmaktadır.12
Deliryumun bir başka klinik önemi de hastaların yoğun bakımda kalış süresini uzatması, deliryuma giren hastalarda serviste, hatta evlerine giderken bile uzun dönem psikolojik etkilerin sürmesidir.11,14,15 Deliryum geçirmiş hastaların hastaneden çıktıktan sonra bile fonksiyon kayıplarının olduğu, bakıma ihtiyaçlarının olduğu ve tekrar yatılı bir merkezde izlenmeleri gerektiği bildirilmiştir.15,16
RİSK FAKTÖRLERİ
Deliryum YBÜ hastalarının ileri yaş, kritik hastalık, çok sayıda tıbbi işlem ve girişim yanısıra iyatrojenik ve çevresel faktörlerin dahil olduğu birçok faktör sebebi ile ileri derecede yaygındır17. Aşırı gürültü ortam zihinsel durumda değişmelere yol açabilir. Çevresel Koruma Ajansı hastanede gürültü oranının gündüz 45 db altında ve gece 35 db altında tutulmasını önermektedir. Ortalama bir YBÜ içinde gürültü



15. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Yoğun bakım ünitesinde yatan hastalarda deliryum ve risk faktörlerinin belirlenmesi - Sayfa 50
hastanede kalış süresini uzatmaktadır (Ely ve ark., 2001, Axell ve ark., 2002). Yoğun bakımda deliryuın süresi ve kullamlan psikoaktif ilaçlar yoğun bakımda ve hastanede kalış süresi ile doğrudan ilişkili bulunmuştur. Deliryuın uzamış entübasyona, hastanın kendini extübe etmesine, reentübasyona neden olur (Alexander, 2009). Deliryuınun bir başka klinik önemi de yoğun bakımda kalış süresi sonunda i...
Yoğun bakım ünitesinde yatan hastalarda deliryum ve risk faktörlerinin belirlenmesi - Sayfa 79
Deliryum ile cerrahi girişim açısından gruplar arası fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (Tablo 4.13). Aldemir'in (1998) cerrahi yoğun bakım ünitesinde yaptığı çalışmada cerrahi girişim geçirmeyen hastalarda daha yüksek oranda deliryunı geliştiği saptanmıştır. Aldemir (1998) ameliyat olmayan grupta deliryumun yüksek bulunmasını genel durumu kötü, vital fonksiyonları operasyonu kaldıram...

15. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

deliryum
hasta
inde
bakım
yoğun
hiperaktif


15. SAYFA ICERIGI

6
davranışsal örnekleri arasında sayılabilir.12 Hipoaktif deliryumda ise duyarlılık ve psikomotor aktivite azalmıştır. Bir hasta gün içinde hem hiperaktif hem de hipoaktif olabilir ve bu durum mikst tip olarak da adlandırılabilir.13,14
İNSİDANS
Yoğun bakım hastalarının %40-80inde deliryum bildirilmiştir.10 Hasta popülasyonunun tipi (yaş, genel durum), çalışmanın tipi ve tanı kriterleri değişik çalışmalarda farklı oranlar bildirilmesine neden olmaktadır.11 Deliryum yoğun bakım ünitesine yattıktan sonra ortalama ikinci veya üçüncü günde başlamakta, 60 gün kadar sürebilse de ortalama üç ya da dört günde sona ermektedir.11,14
KLİNİK ÖNEM
Yoğun bakım hastalarında konfüzyon sebebi olan deliryum, hastanede kalış süresini uzatır.15 Ayrıca, deliryumun yüksek mortalite oranlarıyla ilişkili olduğu da gösterilmiştir.15,16 Bu kadar klinik önem taşımasına rağmen, hastaların % 64-84ünde tablo, klinisyenler tarafından fark edilmemektedir.11,20,21 YBÜ hastalarında, pek çok sistemi kapsayan akut hastalıkları, komorbiditeleri, kullandıkları ilaçlar ve diğer pek çok faktör nedeniyle konfüzyon görülebilmektedir. Özellikle hiperaktif hastalarda kateterlerin ve entübasyon tüplerinin çekilmesi, hastanın güvenliği ve bakımı açısından büyük problem oluştururken, hipoaktif hastalarda deliryum sıklıkla atlanabilmekte ve hastaların aspirasyon ve tekrar entübasyon riskleri artmaktadır.12
Deliryumun bir başka klinik önemi de hastaların yoğun bakımda kalış süresini uzatması, deliryuma giren hastalarda serviste, hatta evlerine giderken bile uzun dönem psikolojik etkilerin sürmesidir.11,14,15 Deliryum geçirmiş hastaların hastaneden çıktıktan sonra bile fonksiyon kayıplarının olduğu, bakıma ihtiyaçlarının olduğu ve tekrar yatılı bir merkezde izlenmeleri gerektiği bildirilmiştir.15,16
RİSK FAKTÖRLERİ
Deliryum YBÜ hastalarının ileri yaş, kritik hastalık, çok sayıda tıbbi işlem ve girişim yanısıra iyatrojenik ve çevresel faktörlerin dahil olduğu birçok faktör sebebi ile ileri derecede yaygındır17. Aşırı gürültü ortam zihinsel durumda değişmelere yol açabilir. Çevresel Koruma Ajansı hastanede gürültü oranının gündüz 45 db altında ve gece 35 db altında tutulmasını önermektedir. Ortalama bir YBÜ içinde gürültü

İlgili Kaynaklar







single.php