29
emilimine etki etmez ama fosfat ve yağ asitleri gibi Mg bağlayan anyonlar, emilebilir durumdaki mevcut serbest Mg miktarını azaltırlar.53
Mg hücre membranlarının stabilitesi için esansiyeldir. Mg azalmasının artmış membran akışkanlığına ve lipid peroksidasyonuna neden olduğu gösterilmiştir. Membran fosfolipidlerinin hidrolizi ve serbest yağ asiti kaskadının aktivasyonu reaktif oksijen türlerinin oluşumuyla yakından alakalıdır. Mgun membran stabilize edici özellikleri sadece lipid peroksidasyonu ve reaktif oksijen türlerinin oluşmasını etkilemez; ayrıca nörotransmitterlerin ve diğer medyatörlerin, modülatörlerin salınımınına etki eder. Mg verilmesiyle hem glutamat, hem de Ach salınımı azalır. Bu transmitterler travma sonrası artarlar.68
Ach salınımının miktarı Ca2+ ve Mg2+ konsantrasyonlarına bağlıdır. Ca2+ nöronal depolarizasyon süresince Ach salınımını arttırırken, Mg2+ presinaptik vezikül membranı stabilizasyonuyla Ach salınımını azaltır.54
Mg, sinapslarda depresan etkiye sahiptir ve bu nedenle bir antikonvülzan olarak da kullanılmaktadır. Sinapslardaki depresan etkisi, transmitter salınımındaki Ca2+ ile yarışarak gerçekleşir. Bunlar içinde en iyi tanımlananı, nöromüsküler kavşakta Ach salınımının presinaptik inhibisyonudur. Postsinaptik etkisi minimaldir. Sonuçta Mg nöromüsküler blokaj yaparak, nöromüsküler maddelerin etkisini potansiyelize eder. Nondepolarizan kas gevşeticilerin etkilerini arttırır ve etki sürelerini uzatır. Mgun kas gevşetici etkisinden tetanoz tedavisinde de faydalanılır. Bir antikonvülzan olarak Mgun etkisi N-Metil D-Aspartat (NMDA) reseptörlerinin nonkompetetif blokajına sekonderdir. Eklamptik nöbetlerin dışındaki nöbet türlerinde tedaviye etkisinin çok az olduğu ve bu etkiyi de nöromüsküler blokajla yaptığı ileri sürülmüştür.54,62
NMDA; Glutamat reseptörlerinin bir subgrubudur ve stimülasyonu eksitatuar postsinaptik potansiyele (EPSP), bu da nöbete yol açar. Ligand kapılı katyon kanalıdır ve normal membran potansiyelinde Mg, bu kanalı bloke eder. Mg yetmezliğinin, NMDA reseptörlerinde aşırı aktiviteye, hücre akışkanlığının kaybına ve azalmış Ca salınımına neden olabildiği, böylece demans, huzursuz bacak sendromu ve kronik yorgunluk sendromu gibi diğer daha fazla spekülatif alanlarda önemli bir role sahip olduğu bilinmektedir.64



38. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Ratlarda diyeter ceviz alımının hipokampüs NMDA reseptör subünit konsantrasyonları üzerine etkisi - Sayfa 36
un geçişine izin verir. Bu nedenle NMDA reseptörlerinde en yüksek iyon akımı her iki koşulun da gerçekleştiği zaman ortaya çıkar. Birçok hücrede hem non-NMDA hem de NMDA reseptörü bulunmaktadır. Mg+2’ istirahat membran potansiyelinde NMDA reseptör kanalını bloke ettiği için eksitatör post-sinaptik potansiyelin (EPSP) oluşmasında önemli bir katkısı yoktur. Bu nedenle istirahat durumunda oluşan EPS...
Ketamin ve dantrolenin bir epilepsi modeli olarak tekrarlayan elektrokonvülsif nöbet uygulanan sıçanlarda uzaysal öğrenme ve hipokampal apoptozis üzerine etkileri - Sayfa 37
NMDA reseptörlerinin USP indüksiyonundaki rolleri iki karakteristik özelliklerine dayalıdır. Birincisi, NMDA reseptörleri Na+ ve K+’a ek olarak Ca+2’a geçirgendir. Bu niteliği, postsinaptik Ca+2’nin NMDAbağımlı USP indüklenmesindeki kritik rolünden dolayı özellikle önemlidir. İkincisi, kanal geçirgenliği hem presinaptik hem postsinaptik faktörlerin bir fonksiyonudur. Kanalın açılması için glutamat...
Sezaryenlarda genel anestezi sırasında magnezyum sülfat infüzyonunun perioperatif hemodinami ve uyanıklık üzerine etkilerinin bispektral indeks monitorizasyonu ile araştırılması - Sayfa 18
antagonisti olduğu için, suprarenal aort anevrizma cerrahisinde spinal kordu iskemiden korur. Hem vazodilatatör (katekolamin salınımını inhibe ederek ve sempatik blokaj yoluyla) hem de antiaritmik özellikleri ile aortik kross klamp uygulanan major vasküler operasyonlarda başarı ile kullanılır (30, 31, 35). Kas ve Periferik Sinir Sistemi Üzerine Etkileri Kalsiyum ve Magnezyumun, kaslar üzerinde zı...

38. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

postsinaptik
nmda
presinaptik
glutamat
membran
hücre


38. SAYFA ICERIGI

29
emilimine etki etmez ama fosfat ve yağ asitleri gibi Mg bağlayan anyonlar, emilebilir durumdaki mevcut serbest Mg miktarını azaltırlar.53
Mg hücre membranlarının stabilitesi için esansiyeldir. Mg azalmasının artmış membran akışkanlığına ve lipid peroksidasyonuna neden olduğu gösterilmiştir. Membran fosfolipidlerinin hidrolizi ve serbest yağ asiti kaskadının aktivasyonu reaktif oksijen türlerinin oluşumuyla yakından alakalıdır. Mgun membran stabilize edici özellikleri sadece lipid peroksidasyonu ve reaktif oksijen türlerinin oluşmasını etkilemez; ayrıca nörotransmitterlerin ve diğer medyatörlerin, modülatörlerin salınımınına etki eder. Mg verilmesiyle hem glutamat, hem de Ach salınımı azalır. Bu transmitterler travma sonrası artarlar.68
Ach salınımının miktarı Ca2+ ve Mg2+ konsantrasyonlarına bağlıdır. Ca2+ nöronal depolarizasyon süresince Ach salınımını arttırırken, Mg2+ presinaptik vezikül membranı stabilizasyonuyla Ach salınımını azaltır.54
Mg, sinapslarda depresan etkiye sahiptir ve bu nedenle bir antikonvülzan olarak da kullanılmaktadır. Sinapslardaki depresan etkisi, transmitter salınımındaki Ca2+ ile yarışarak gerçekleşir. Bunlar içinde en iyi tanımlananı, nöromüsküler kavşakta Ach salınımının presinaptik inhibisyonudur. Postsinaptik etkisi minimaldir. Sonuçta Mg nöromüsküler blokaj yaparak, nöromüsküler maddelerin etkisini potansiyelize eder. Nondepolarizan kas gevşeticilerin etkilerini arttırır ve etki sürelerini uzatır. Mgun kas gevşetici etkisinden tetanoz tedavisinde de faydalanılır. Bir antikonvülzan olarak Mgun etkisi N-Metil D-Aspartat (NMDA) reseptörlerinin nonkompetetif blokajına sekonderdir. Eklamptik nöbetlerin dışındaki nöbet türlerinde tedaviye etkisinin çok az olduğu ve bu etkiyi de nöromüsküler blokajla yaptığı ileri sürülmüştür.54,62
NMDA; Glutamat reseptörlerinin bir subgrubudur ve stimülasyonu eksitatuar postsinaptik potansiyele (EPSP), bu da nöbete yol açar. Ligand kapılı katyon kanalıdır ve normal membran potansiyelinde Mg, bu kanalı bloke eder. Mg yetmezliğinin, NMDA reseptörlerinde aşırı aktiviteye, hücre akışkanlığının kaybına ve azalmış Ca salınımına neden olabildiği, böylece demans, huzursuz bacak sendromu ve kronik yorgunluk sendromu gibi diğer daha fazla spekülatif alanlarda önemli bir role sahip olduğu bilinmektedir.64

İlgili Kaynaklar







single.php