38
regülasyonunda birbiri üzerine antagonist olarak görev yapar. Ca iyon konsantrasyonundaki artış vazospazma neden olur ve bu vazospazm Mg ile düzelir ve düşük Mg konsantrasyonlarında kötüleşir.65
Mgun antiadrenerjik etkisinden hipertansif gebelerin anestezisinde de yararlanılır. MgSO4ün preeklampsili hastalarda entübasyona hipertansif yanıtı azalttığı gösterilmiştir. Hipertansif gebelerin entübasyonunda sistolik arteriel, pulmoner arterial ve pulmoner kapiller kama basıncında önemli artışlara ve bu artışlar ise intraserebral hipertansiyon ve hemoraji riskinin artmasına neden olur. Entübasyona hipertansif yanıtı azaltmada bloker, topikal lokal anestezik, opioidler ve vazodilatörler gibi geleneksel tedavilerin preeklampside daha az etkin olduğu görülmektedir. MSSnin aşırı uyarılabilirliğini baskılayarak nöroşirurji operasyonlarının anestezi yönetiminde endotrakeal entübasyon öncesi kullanıldığında sempatik blokaj yaparak entübasyona cevabı azaltır.
Serebral iskemi sonrası kullanılan Mg, nöronu ölümden koruyarak ilerleyen zaman içinde sonuçları iyi yönde geliştirmektedir.54 Deneysel kafa travması sonrasında i.v. Mg uygulanmasının beyin ödemi ve nörolojik sonuçlar üzerine etkisi Feldman ve ark.64 tarafından incelenmiştir. Kapalı kafa travmasından 1 saat sonra Mg verilen ve verilmeyen sıçanlarda mortalite açısından anlamlı fark olmamasına rağmen, 18. ve 48. saatlerdeki motor fonksiyonlar, Mg verilen grupta bazal değerlere kıyasla anlamlı olarak artmış olarak bulunmuştur. 64
Ca antagonistliği ile belirgin antiadrenerjik etkiye sahiptir. Feokromositoma cerrahisi süresince katekolamin salınımını azaltacak bir ajan olarak Mg kullanımı da söz konusudur. Antiadrenerjik etkisinden dolayı özellikle feokromositoma cerrahisi ve eklamptik gebelerin anestezisinden önce kullanılmaktadır. Feokromositomalı hastaların anestezi indüksiyonu, entübasyonu ve tümör manipülasyonu sırasında belirgin kardiovasküler değişiklikler olur.69 James ve ark. feokromositoma hastalarında konvansiyonel ve adrenerjik blokerlere ek olarak Mg kullanmışlar ve bu hastaların çoğunda indüksiyon ve entübasyonda hiçbir problem yaşanmadığı sonucuna ulaşmışlardır.65 Yine James ve ark.66 tarafından yapılan başka bir çalışmada; hastalara entübasyon öncesi MgSO4 verilmiş ve katekolamin düzeyleri ölçülmüş; katekolamin



47. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Ventile edilen ratlarda pnömoperitonyuma bağlı gelişen akciğer hasarını önlemede magnezyum sülfatın etkisi - Sayfa 45
35 2.6.4. Magnezyumun Anestezide Kullanımı Magnezyum son yıllarda anestezi uygulamalarında da dikkat çeken bir ajandır. Geçen yüzyılın başlarında magnezyumun santral sinir sistemindeki depresan özelliği dikkate alınarak genel anestezik etkinliğinin olabileceği gündeme gelmiştir (107). Çeşitli çalışmalarda anestezi idamesine MgSO4’ ın eklenmesi ile anestezik ilaçların potansiyelize olduğu ve kull...
Spinal cerrahide magnezyum ile esmololün hemodinamik etkiler açısından karşılaştırılması - Sayfa 32
24 2.9.7. Magnezyumun Anestezide Kullanımı Magnezyum son yıllarda anestezi uygulamalarında da dikkat çeken bir ajandır. Geçen yüzyılın başlarında magnezyumun santral sinir sistemindeki depresan özelliği dikkate alınarak genel anestezik etkinliğinin olabileceği gündeme gelmiştir (66). Çeşitli çalışmalarda anestezi idamesine MgSO4’ ın eklenmesi ile anestezik ilaçların potansiyelize olduğu ve kulla...
Esmolol'ün hipertansif ve normotansif hastalarda uygulanan endotrakeal entübasyonda hemodinamik etkileri - Sayfa 13
1.GİRİŞ Laringoskopi ve endotrakeal tüp yerleştirilmesi sırasında, laringeal ve trakeal dokuların uyarılmasının sempatoadrenerjik aktivitede yaptığı refleks artış sonucu, katekolamin deşarjı, arter basıncı ve kalp atım hızında artış meydana gelmektedir (1,2). Bu yanıt, özellikle hipertansiyon, koroner arter hastalığı, serebrovasküler hastalık gibi intrakranial ve kardiyovasküler problemi olan hast...

47. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

katekolamin
entübasyon
anestezi
neden
iyon
adrenerjik


47. SAYFA ICERIGI

38
regülasyonunda birbiri üzerine antagonist olarak görev yapar. Ca iyon konsantrasyonundaki artış vazospazma neden olur ve bu vazospazm Mg ile düzelir ve düşük Mg konsantrasyonlarında kötüleşir.65
Mgun antiadrenerjik etkisinden hipertansif gebelerin anestezisinde de yararlanılır. MgSO4ün preeklampsili hastalarda entübasyona hipertansif yanıtı azalttığı gösterilmiştir. Hipertansif gebelerin entübasyonunda sistolik arteriel, pulmoner arterial ve pulmoner kapiller kama basıncında önemli artışlara ve bu artışlar ise intraserebral hipertansiyon ve hemoraji riskinin artmasına neden olur. Entübasyona hipertansif yanıtı azaltmada bloker, topikal lokal anestezik, opioidler ve vazodilatörler gibi geleneksel tedavilerin preeklampside daha az etkin olduğu görülmektedir. MSSnin aşırı uyarılabilirliğini baskılayarak nöroşirurji operasyonlarının anestezi yönetiminde endotrakeal entübasyon öncesi kullanıldığında sempatik blokaj yaparak entübasyona cevabı azaltır.
Serebral iskemi sonrası kullanılan Mg, nöronu ölümden koruyarak ilerleyen zaman içinde sonuçları iyi yönde geliştirmektedir.54 Deneysel kafa travması sonrasında i.v. Mg uygulanmasının beyin ödemi ve nörolojik sonuçlar üzerine etkisi Feldman ve ark.64 tarafından incelenmiştir. Kapalı kafa travmasından 1 saat sonra Mg verilen ve verilmeyen sıçanlarda mortalite açısından anlamlı fark olmamasına rağmen, 18. ve 48. saatlerdeki motor fonksiyonlar, Mg verilen grupta bazal değerlere kıyasla anlamlı olarak artmış olarak bulunmuştur. 64
Ca antagonistliği ile belirgin antiadrenerjik etkiye sahiptir. Feokromositoma cerrahisi süresince katekolamin salınımını azaltacak bir ajan olarak Mg kullanımı da söz konusudur. Antiadrenerjik etkisinden dolayı özellikle feokromositoma cerrahisi ve eklamptik gebelerin anestezisinden önce kullanılmaktadır. Feokromositomalı hastaların anestezi indüksiyonu, entübasyonu ve tümör manipülasyonu sırasında belirgin kardiovasküler değişiklikler olur.69 James ve ark. feokromositoma hastalarında konvansiyonel ve adrenerjik blokerlere ek olarak Mg kullanmışlar ve bu hastaların çoğunda indüksiyon ve entübasyonda hiçbir problem yaşanmadığı sonucuna ulaşmışlardır.65 Yine James ve ark.66 tarafından yapılan başka bir çalışmada; hastalara entübasyon öncesi MgSO4 verilmiş ve katekolamin düzeyleri ölçülmüş; katekolamin

İlgili Kaynaklar







single.php