VI
ÖZET
YOĞUN BAKIM HASTALARINDA MAGNEZYUM DÜZEYLERİNİN DELİRYUM GELİŞMESİ ÜZERİNE OLAN ETKİLERİ
Deliryum, kognitif fonksiyonlardaki bozukluklar ve dalgalanmalar ile seyreden, akut başlangıçlı ve (saatler ve günler içinde) geri dönüşümlü şuur bozukluğudur.1 Deliryumda, kişinin kognitif fonksiyonlarında, kişiliğini ve ruh halini kontrol eden nörotransmitterlerin inaktive olduğu, sentezlerinde ve salınımlarındaki dengenin ortadan kalktığı gösterilmiştir. Genel olarak deliryuma dopamin nörotrasmitterlerindeki artış ve asetilkolin nörotransmitterlerindeki yetersizlik neden olmaktadır.
Yoğun bakımda kritik hastalıklarla ilişkili olan deliryum, akut beyin disfonksiyonuna yol açan, ciddi sonuçlara neden olabilecek ihmal edilmemesi gereken bir durumdur. Klinik olarak algılama, düşünce bozukluğu, dikkatsizlik, hafıza bozukluğu, psikomotor kişilik değişiklikleri ve uyku bozukluğu görülür.1,2
Deliryum tedavisinde, kullanılan güncel ilaçlardaki bazı yan etkiler, alternatif tedavi arayışlarını da beraberinde getirmektedir. Deliryum gelişmesini önlemek ve risk faktörlerini elimine etmek en az deliryum tedavisi kadar önemlidir. Deliryumun hipoaktif, hiperaktif ve mikst tipleri bulunmaktadır. Günümüzde yaygın olarak Confusion Assessment Method for ICU (CAM-ICU) kullanılmaktadır. Deliryum tedavisinde, bazal ganglionlarda ve beyindeki sinapslarda dopamin nörotransmisyonunu antagonize eden ilaçların yanısıra beyin fonksiyonlarını stabilize eden ajanlar da kullanılmaktadır.4
Magnezyum, beyni etkileyen birçok fizyolojik olayda önemli rol oynamaktadır. İntravenöz uygulamalarında serumda yüksek seviyelere kadar iyi tolere edilebilmektedir. Mg, nöroprotektif bir ajan olması sebebiyle, sempatik ve parasempatik sinir sürecinde özellikle majör nörotransmitter karmaşasının düzenlenmesinde etkili olmaktadır.
Çalışmamızda, yoğun bakım tedavileri sırasında sedasyon alan ve deliryum tablosu gelişmiş olan hasta gruplarındaki Mg düzeylerini araştırdık. Deliryum olan ve olmayan günleri CAM-ICU ve RASS skorları ile değerlendirilerek Mg düzeyleri ve deliryum gelişme durumu arasındaki ilişkiyi araştırdık.



6. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan çocuklarda kalp hızı değişkenliği ve bunların klinik parametrelerle ilişkisi - Sayfa 22
2.1.6.3.Nörokimyasal Etkenler Tedavide kullanılan ilaçların etkileri göz önüne alınarak nörotransmitterler de incelenmektedir. Günümüzde en sık kullanılan ilaçlar olan stimülanların hem norepinefrin hem de dopamini etkilemesi nedeniyle her iki sistemde de bozukluk olabileceği düşünülmektedir. Fakat bu durumdan tek başına sorumlu tutulan bir nörotransmitter belirlenememiştir (50,47,51). Üzerinde e...

6. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

neden
eden
kognitif
alan
önemli
hasta


6. SAYFA ICERIGI

VI
ÖZET
YOĞUN BAKIM HASTALARINDA MAGNEZYUM DÜZEYLERİNİN DELİRYUM GELİŞMESİ ÜZERİNE OLAN ETKİLERİ
Deliryum, kognitif fonksiyonlardaki bozukluklar ve dalgalanmalar ile seyreden, akut başlangıçlı ve (saatler ve günler içinde) geri dönüşümlü şuur bozukluğudur.1 Deliryumda, kişinin kognitif fonksiyonlarında, kişiliğini ve ruh halini kontrol eden nörotransmitterlerin inaktive olduğu, sentezlerinde ve salınımlarındaki dengenin ortadan kalktığı gösterilmiştir. Genel olarak deliryuma dopamin nörotrasmitterlerindeki artış ve asetilkolin nörotransmitterlerindeki yetersizlik neden olmaktadır.
Yoğun bakımda kritik hastalıklarla ilişkili olan deliryum, akut beyin disfonksiyonuna yol açan, ciddi sonuçlara neden olabilecek ihmal edilmemesi gereken bir durumdur. Klinik olarak algılama, düşünce bozukluğu, dikkatsizlik, hafıza bozukluğu, psikomotor kişilik değişiklikleri ve uyku bozukluğu görülür.1,2
Deliryum tedavisinde, kullanılan güncel ilaçlardaki bazı yan etkiler, alternatif tedavi arayışlarını da beraberinde getirmektedir. Deliryum gelişmesini önlemek ve risk faktörlerini elimine etmek en az deliryum tedavisi kadar önemlidir. Deliryumun hipoaktif, hiperaktif ve mikst tipleri bulunmaktadır. Günümüzde yaygın olarak Confusion Assessment Method for ICU (CAM-ICU) kullanılmaktadır. Deliryum tedavisinde, bazal ganglionlarda ve beyindeki sinapslarda dopamin nörotransmisyonunu antagonize eden ilaçların yanısıra beyin fonksiyonlarını stabilize eden ajanlar da kullanılmaktadır.4
Magnezyum, beyni etkileyen birçok fizyolojik olayda önemli rol oynamaktadır. İntravenöz uygulamalarında serumda yüksek seviyelere kadar iyi tolere edilebilmektedir. Mg, nöroprotektif bir ajan olması sebebiyle, sempatik ve parasempatik sinir sürecinde özellikle majör nörotransmitter karmaşasının düzenlenmesinde etkili olmaktadır.
Çalışmamızda, yoğun bakım tedavileri sırasında sedasyon alan ve deliryum tablosu gelişmiş olan hasta gruplarındaki Mg düzeylerini araştırdık. Deliryum olan ve olmayan günleri CAM-ICU ve RASS skorları ile değerlendirilerek Mg düzeyleri ve deliryum gelişme durumu arasındaki ilişkiyi araştırdık.

İlgili Kaynaklar







single.php