Zonguldak bölgesi sera gazı emisyon miktarlarının belirlenmesi



































































































































Bu tez çalışması sırasında karşılaşılan en önemli zorluklar aktivite istatistiklerinin elde edilmesi sırasında yaşanmıştır. Bu konularda devlet kurumlarına bazı görevler düşmektedir. Örneğin TUİK Ulaştırma İstatistiklerindeki otomobil sayılarının benzinli otomobil, dizel otomobil ve LPGli otomobil şeklinde ayrı ayrı verilmesi gerekir. Benzer şekilde kamyon sayıları, kamyon ve tır olarak ayrı ayrı verilmelidir. Ayrıca, ülkemiz şartlarına uygun emisyon faktörü veritabanının bulunmaması da diğer bir sorundur. Bu çalışmadaki hesapların yapılmasında USEPA, CORINAIR ve IPCC emisyon faktörleri ayrı ayrı kullanılmıştır fakat, elde edilen sonuçlar arasında farklılıklar görülmektedir. Bu nedenle ulusal emisyon envanteri veritabanı bir an önce Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanmalı ve kullanılmaya başlanmalıdır.
Emisyon envanterinde hesaplanan emisyon miktarlarının geçerliği ancak dış ortamda yapılacak ölçümler (imisyon) ile mümkündür. Ancak, Ulusal Hava Kalitesi İzleme izleme ölçüm istasyonlarında sadece SO2 ve PM ölçümleri yapılmaktadır. Sera etkisi, halk sağlığı ve ekosistemler üzerine olumsuz etkileri de düşünüldüğünde, yer seviyesi ozonu konsantrasyonunun diğer gelişmiş ülkelerde olduğu gibi sürekli ve düzenli olarak ölçülmesi gerekmektedir.
Hazırlanan bu emisyon envanterinin güncel olarak kalabilmesi için de sürekli yeni verilerin envantere eklenmesi gereklidir. Ayrıca, envanteri geliştirebilmek için Zonguldakta yer alan diğer ilçelerdeki ısınma faaliyetleri, sanayi tesisleri ve biyojenik kaynaklı emisyonlar da envantere dahil edilmelidir.
Emisyon envanterleri, hava kalitesi modelleri ile birlikte kullanıldıklarında daha da değer kazanırlar. Fotokimyasal modellerin girdi verilerini oluşturan envanter verileri sayesinde yer seviyesindeki ozon miktarlarını belirlemek mümkün olabilecektir. Fotokimyasal modeller kullanılarak, özellikle sıcak güneşli günlerde, yer seviyesi ozonunun yüksek konsantrasyonlara ulaşması önceden tahmin edilebileceği ve halk sağlığı açısından yerel yönetimlerin gerekli tedbirleri alabileceği erken uyarı sistemi önerilmektedir.
87



110. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

- Sayfa 13
1. GIRIS 1.1. Çalismanin Önemi Hava kirliligi, hem çevre ve insan sagligini etkileyen ve tüm dünyada hava kirliligine neden tüm ülkeler tarafindan çözülmesi gereken çok önemli bir küresel bir sorundur. Bu sorunu çözmenin tek yolu kirliligini ölçmek için ilk. Bir emisyon envanteri bir bölge, ülke, kita veya sadece sorusturma alaninin kirliligi ölçmek. Bu toplamak ve emisyonlari tahmin etmek gerekli...
Çevre sağlığı ile ilgili uluslararası organizasyonların teşkilat, mevzuat ve hizmetleri - Sayfa 67
48 • İklim Değişimi e) Hukuksal Açıdan Hava Kirliliği İlgili Alanlar: Uyumluluk, Yaptırımlar, Rehberlik, Mevzuat, Ruhsatlandırmalar, Kamusal Değerlendirme, Yönetmelikler, Raporlama, Standartlar •Hava ve Radyasyonla İlgili Yasa ve Yönetmelikler • Hava ve Radyasyonla İlgili Yeni Çalışmalarda Rehberlik Hizmetleri •Hava ve Radyasyon Politikası Rehberlik Bilgi Hizmetleri f) Hava Kirliliği...

110. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

ölçüm
emisyon
hava
alan
envanter
kalitesi


110. SAYFA ICERIGI

Bu tez çalışması sırasında karşılaşılan en önemli zorluklar aktivite istatistiklerinin elde edilmesi sırasında yaşanmıştır. Bu konularda devlet kurumlarına bazı görevler düşmektedir. Örneğin TUİK Ulaştırma İstatistiklerindeki otomobil sayılarının benzinli otomobil, dizel otomobil ve LPGli otomobil şeklinde ayrı ayrı verilmesi gerekir. Benzer şekilde kamyon sayıları, kamyon ve tır olarak ayrı ayrı verilmelidir. Ayrıca, ülkemiz şartlarına uygun emisyon faktörü veritabanının bulunmaması da diğer bir sorundur. Bu çalışmadaki hesapların yapılmasında USEPA, CORINAIR ve IPCC emisyon faktörleri ayrı ayrı kullanılmıştır fakat, elde edilen sonuçlar arasında farklılıklar görülmektedir. Bu nedenle ulusal emisyon envanteri veritabanı bir an önce Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanmalı ve kullanılmaya başlanmalıdır.
Emisyon envanterinde hesaplanan emisyon miktarlarının geçerliği ancak dış ortamda yapılacak ölçümler (imisyon) ile mümkündür. Ancak, Ulusal Hava Kalitesi İzleme izleme ölçüm istasyonlarında sadece SO2 ve PM ölçümleri yapılmaktadır. Sera etkisi, halk sağlığı ve ekosistemler üzerine olumsuz etkileri de düşünüldüğünde, yer seviyesi ozonu konsantrasyonunun diğer gelişmiş ülkelerde olduğu gibi sürekli ve düzenli olarak ölçülmesi gerekmektedir.
Hazırlanan bu emisyon envanterinin güncel olarak kalabilmesi için de sürekli yeni verilerin envantere eklenmesi gereklidir. Ayrıca, envanteri geliştirebilmek için Zonguldakta yer alan diğer ilçelerdeki ısınma faaliyetleri, sanayi tesisleri ve biyojenik kaynaklı emisyonlar da envantere dahil edilmelidir.
Emisyon envanterleri, hava kalitesi modelleri ile birlikte kullanıldıklarında daha da değer kazanırlar. Fotokimyasal modellerin girdi verilerini oluşturan envanter verileri sayesinde yer seviyesindeki ozon miktarlarını belirlemek mümkün olabilecektir. Fotokimyasal modeller kullanılarak, özellikle sıcak güneşli günlerde, yer seviyesi ozonunun yüksek konsantrasyonlara ulaşması önceden tahmin edilebileceği ve halk sağlığı açısından yerel yönetimlerin gerekli tedbirleri alabileceği erken uyarı sistemi önerilmektedir.
87

İlgili Kaynaklar







single.php